Canım Öğretmenim
Öğretmen… Öğreten ve öğretirken de eğiten insan… Yani “muallim”; hem öğreten ve hem de öğrenen… Tam anlamıyla ”kalpte ışık, gözlerde fer”dir. “Muallimler, asrımızın evliyasıdır…”
“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyen Hz. Ali, öğretmeni veya tamamıyla öğretmenliği yüceltmektedir.
CANIM ÖĞRETMENİM…
Sen bir anasın, sen bir babasın.
Benim hayatımı kazanmama bir vesilesin.
Sen olmasaydın, ben kim olacaktım şu an?
Kim beni çıkaracaktı cahiliyet bataklığından?
Kim temizleyecekti kalbimi kirli düşüncelerden?
Kim öğretecekti bana hayatın güzelliklerini?
Öğretmenim, biz bir tohumduk, ama yerden yukarıya doğru çıkamıyorduk. Daha doğrusu çıkaracak birileri de yoktu. Derken, sen çıktın karşımıza kolları sıvalı ve elinde testili bizleri sulamak için. Öyle aşk ve şevkle her türlü imkânsızlıklara göğüs gererek çalışıyordun ki, “Böyleleri de varmış” dedirtmiştin. Tek umudun bizim bir fidan olarak yetişmemiz ve çevremize güzellikler dağıtmamızdı. Sende bir ananın şefkati, bir babanın sevgisi, dünyanın en güzel tebessümü, asrın emaneti var. Gittiğin her yerde hep aynı düşünceyle, hep aynı azimle anlatıyorsun kalbindekileri.
Ben, gelmedim kavga için,
Benim işim sevgi için.
Ve oradan ayrıldığında da sevgi dolu bir ortam, yüzü nurlu pırıl pırıl parlayan gençleri bırakıyorsun arkanda. Onlar, sana her zaman minnettar kalacaklar ve sana kalplerinin en derin köşelerinde yer verecekler.
Öğretmenim,sen bize hep güzel görüp güzel düşünmeyi, olumsuz olaylar karşısında gene güzel düşünmeyi, acılara göğüs germeyi, amacımıza ulaşmak için sabrı ve azmi, büyüklere saygıyı, görevimize vefayı ve sadakatı, aramızdaki birlik ve beraberliği, sevgi yolunun sırrı olan kardeşliği ve haramdan kaçınmayı öğrettin. Bunları bizzat hayatında yaşayarak bizlere rehber oldun.
Aziz öğretmenim! Dünyanın dört bir yanında sizin gibi aynı gayeyi taşıyan gönül erleri yoktur. Sizin “vurana elsiz, sövene dilsiz” düşüncenize hayret ediyorlar. Hayret etmekle kalmıyor; meseleyi araştırmaya başlıyorlar. Kavrayanlar bir gönül huzuru içinde yeni bir hayata atılıyorlar. Bundan büyük hediye olabilir mi ki insan için?
Öğretmenim seninle karşılıklı konuştuğum zaman en çok beni seviyor düşüncesine kapıldım. Ama siz herkese karşı aynısınız. Herkese karşı aynı sevgiyle bakıyorsunuz. İnsanı dini veya maddî durumuna göre ayrım yapmaksızın, aynı ölçüde ele alıyorsunuz. Öğretmen, bir mum gibidir; kendisi erir, ama çevresini aydınlatır. Kimileri bu aydınlıkta yolunu bulur. Kimileri de bu aydınlık hâle içinde hayatını kurar. Bir de güneş gibidir; hem ısıtır, hem de ışıtır insanları. Öğretmenim üzerimde birçok hakkın var. Bilmiyorum, nasıl ödeyebilirim onları. Benim için katlandığınız her fedakârlık, sarfettiğiniz her bir emeğiniz hayata olan sevgimi artırdı, bakış açımı değiştirdi. Öğretmenim size çok imreniyorum. Keşke ben de bu kervana katılabilsem. Eğer onların gönlünde ufacık bir iz bırakabildiysem, ne mutlu bana!
Bu dünya olurdu onsuz bana dar,
Kalbine bağlayan canım öğretmen!
Ey, gönüller fatihi hocalarım, sizler unutulmadınız ki unutalım. Sizi hep güzelliklerle anacağım. Hayatta karşılaşacağım bütün güzellikler sizlerin ışıldayan gözlerinizi, parlayan nurlu yüzlerinizi hatırlatacak bana. Sizler insan olmanın ne yüce bir erdem olduğunu gösteren canlı tablolarsınız. Evet, gülü, çiçeği, meyveyi, sebzeyi yetiştiren toprak olduğu gibi, siz de geleceğin insanlarını can gönlünüzle yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Siz, “peygamber mesleği”ni üstlenmiş bir insansınız. Öğretmen, nur gibidir ve görevi kutsaldır. Ne olur ilminizle, nurunuzla çevreyi ve insanları aydınlatmaya devam edin!!!
Özlüyorum ben onu, onsuz günleri,
Acıyı paylaşan tebessümleri,
Özlüyorum o güzel nurlu yüzleri,
Dünyamı süsleyen canım öğretmen!
Kategori:: Denemeler


