Subscribe via RSS Feed

Etiket: "deneme"

Ölümcül Kimlikler

…İşte bu yaklaşım içinde önce “”birilerine”” şöyle demek isterdim:””Geldiğiniz ülkenin kültürüyle ne kadar yakınlaşırsanız, kendi kültürünüzü de ona o kadar yakınlaştırırsınız.””Sonra da “”diğerlerine”” şunları söylerdim:””Bir göçmen kendi kültürünün saygı gördüğünü ne kadar hissederse, geldiği ülke kültürüne de o kadar açılacaktır”” …Başlangıcından bu yana İslam tarihi üzerine on koca cilt okuyabilirsiniz, Cezayir’de olanlardan hiçbir şey anlayamazsınız. [...]

Nasil Deli Oldum?

NASIL DELİ OLDUM? Bana nasıl deli olduğumu sordun. İşte böyle oldu: Tanrılar doğmadan çok önce bir gün, derin bir uykudan uyandım ve bütün maskelerimin çalındığını anladım — yedi yaşamımda şekil verdiğim ve giydiğim yedi tane maske; kalabalık sokaklarda maskesiz koşup bağırmaya başladım, “Hırsızlar, hırsızlar, lanet olası hırsızlar.” Erkekler ve kadınlar bana güldüler ve bazıları benden [...]

İpim ve Kuyum

Ne zaman içim kararsa güneşe bakarım. ne zaman Karanlık bir adam görsem kibrit çakarım. Bakmayın benim uysal denizlerde seyir ettiğime. ben pire için yorgan yakarım. … Tersine giderim gidilmesi gereken ne kadar yanlış varsa.. batarken bile gemiyi terk etmem ama ekmeğime göz dikenleri de affetmem. Bu yaşıma kadar kavgaların içinde kaldıysam vardır bir sebebi. Soytarıların [...]

Sataşma “Baba” Yorgun!

Psikologların sıklıkla kullandıkları bir tabir vardır; “Öğrenilmiş Çaresizlik.” Kişiler deneme yanılma sonucunda çaresizliği öğrenirler. Bir takım işler yapmak için girişimde bulunurlar ve yapamayınca, bir daha o işin olmayacağını düşünürler. Üzerinden zaman geçmesi, şartların, mekânın ve yaşanılan ‘an’ın değişmiş olması önemli değildir. Bir kere düşmüşlerdir öğrenilmiş çaresizliğin pençesine. Artık çıkamazlar. Bir de öğretilmiş çaresizlik vardır. Kişi [...]

Yaşam Nedir?

Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte, yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden… Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda yıldızlarla konuşan… Mutluydum rüzgarla birlikte maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken, mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken… Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları yeryüzünde… Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin peşinde… Bazen bir kuşun kanadına karışır, [...]

Doğru ile Yalan

Her doğruyu söylemeye gelmezmiş, birtakım doğruları yaymamak, çokluktan, kamudan gizlemek gerekmiş… Peki ama, bir doğruyu söylemek, gizlemek, yayılmasını önlemeğe çalışmak o doğrunun yerinde duran yalanı sürdürmek demektir. Yalanın yalan olduğunu bilerek sürmesine bırakmaya hakkınız var mıdır?… Bu yalanlar kutsalmış, onlara dokunmaya gelmezmiş… Bir şeyin yalan olduğunu anladık mı kutsallığına inanmıyoruz demektir; bunun için “kutsal yalan” [...]

Dili Tutulmuş Gecelere Hapsettim Yüreğimi

Yüreğine kustuğum metropol bir kentin merkezindeyim, anlıyamadığım ömrümün gelip geçen dökümüne yaslıyarak yüreğimi, bir hesap çıkarmaya çalışıyorum… Biliyorum ihanet bir zaman diliminin ince çizgisinden gelip yuvalanır insanın yüreğine, yıkık duvarların sokağında tortu bırakarak ve kirleterek beyaz bulutları birer birer… Buralarda sılaya da uzağım gurbete de, kendime de uzağım yalnızlığa da… Ağrılar dolanıp duruyor boynuma… Soluk [...]

Hep bi’şeyler eksik

Bu çay demsiz mi ne!.. Yoksa, şekeri mi az gelmiş? Alıştığım bardağın içinde değil belki de yudumlamaya çalıştığım çay… Bu ne hâl ki sanki hep bir şeyler eksik; ..çayımın demi, pastamın kreması, simidimin susamı! Bir şeyler eksik başlayınca, bir şeyler eksik gidiyor hep… İyi de, eksik işte bir şeyler; hani fıstığı çikolatamın, hani bütün renkleri [...]

Ölümün Arkasından Konuşmak

Bilirsiniz ya da bilmezsiniz, öz çocuklarını boğduğu için herhalde, görkemli olduğu söylenen geçmiş, hele bir imparatorluksa, içinde taşıdığı hüsnü kuruntuyu, gerçekte sevmekten, güzel uzunken kırpılmış kısa kirpikli sanata büründürerek, bir tarikat anlaşmazlığından Nusaybin’e, bir tahttan indirilerek Selanik’e, bir eprimekten İskenderiye’ye sürgünlere gönderilmiş, kafası ipek kılıçla kesilmiş, tuğraları alçılarla örtülmüş, çocuk paşaların ilk kaymaktabağı Kanunu esasileri [...]

Evlilik

Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için.. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum aynı zamanda da… Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliliği toplumun dayattığı şekilde yaşamamaktan… Nedir bu dayatmalar? Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine yada en azından [...]

Nasreddin Hoca

Filinden şikâyet için kafile halinde Timurleng’e giderken üçer beşer sıvışıp Hoca ‘yi yalnız bırakanlar, bizden başkaları değildi. Yirminci asır, büyük bir değişiklik getirmemiştir; bugün de kazanın doğurduğuna inanır, öldüğüne inanmayız. Eski ayları kırpıp yıldız, eski yıldızları bitiştirip ay yaparız; yeni birşeyimiz yok gibidir. Tuz yükümüzü suda hafifletmeyi düşünecek kadar kurnaz olmakla övünürüz; eloğlu bizi pamuk [...]