<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçemiz.Net &#187; la edri</title>
	<atom:link href="http://www.turkcemiz.net/etiket/la-edri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcemiz.net</link>
	<description>Türkçesiz Türkçeye Hayır</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 May 2011 23:15:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Isınamadım</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/isinamadim-t1444.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/isinamadim-t1444.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 18:22:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[la edri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=473</guid>
		<description><![CDATA[Yollar uzadı ben yürüdüm, yollar uzadı ben yürüdüm. İnişlere, yokuşlara ısındım, irâdesiz ve isteksiz duruşlara ısınamadım. Mevsim kıştı, yollardan bile şarıl şarıl sular akıyordu. Ben bu sularla konuştum. Bu mütevâzı akışa ısındım, kin ve haset dolu bakışa ısınamadım. Dağ başlarındaki koca taşlara ısındım, milletin sırtındaki vicdansız başlara ısınamadım. Derelerden, tepelerden dumanlar yürüdü. Yeryüzünü, gökyüzünü karanlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yollar uzadı ben yürüdüm, yollar uzadı ben yürüdüm. İnişlere, yokuşlara ısındım, irâdesiz ve isteksiz duruşlara ısınamadım.<br />
Mevsim kıştı, yollardan bile şarıl şarıl sular akıyordu. Ben bu sularla konuştum. Bu mütevâzı akışa ısındım, kin ve haset dolu bakışa ısınamadım.<br />
Dağ başlarındaki koca taşlara ısındım, milletin sırtındaki vicdansız başlara ısınamadım.<br />
Derelerden, tepelerden dumanlar yürüdü. Yeryüzünü, gökyüzünü karanlık bürüdü. Akşam vakti, bu dumanlar içinde esrarlı duygulara ısındım, katı buz kesilmiş beton binâlara, sır barındırmayan şehirlere ısınamadım.<br />
İlim, iman, vicdan; toprak, otlak, kuzu&#8230; Pek hoş, pek güzel. Cehâlete, rezâlete, atâlete ısınamadım.<br />
Hep düşünceli, hep dumanlıydı benim başım. Düşüncesiz kaşlara, derinliksiz bakışlara ısınamadım.<br />
Dinlere ısındım, kinlere ısınamadım.<br />
Giyinenlere ısındım, görünenlere ısınamadım.<br />
Allah, iman, Kur&#8217;an ve vicdanla bağını koparmış gönüllere ısınamadım.<br />
Günahsız ellerini Allah&#8217;a açmış yavruların meleksi tavırlarına ısındım, yılışık mevlithan bağırtılarına ısınamadım.<br />
Çocuksu mâsum bakışlara, çocukça konuşmalara ısındım, ihtiras dolu bakışlara, rol icâbı konuşmalara ısınamadım.<br />
Mütevâzı, mahcup tavırlara ısındım, kibir kokan hâllere ısınamadım.<br />
Söz yürekten geliyorsa, kaba da olsa pek hoş geldi bana. Yalanlara, dolanlara ısınamadım.<br />
Yol yapanlara ısındım, rol yapanlara ısınamadım.<br />
Mâsum ve mahzun bakışlara, çâresiz akışlara ısındım, samimiyetsiz akışlara, dalkavuk alkışlara ısınamadım.<br />
Uykulara uzayan derin ve dalgın gözlere ısındım, ard niyetli, yapmacık gülüşlü yüzlere ısınamadım.<br />
Gözü yaşlı dervişlere ısındım, kasıntı kişilere ısınamadım.<br />
Hakperestlere ısındım, putperestlere ısınamadım.<br />
Müşfiklere ısındım, müşriklere ısınamadım.<br />
Hayretlere, gayretlere ısındım, gafletlere ısınamadım.<br />
Arama, bulma, bilme, bildirme gayretlerine ısındım, oyalama niyetlerine ısınamadım.<br />
Gönül insanına ısındım, günün insanına ısınamadım.<br />
&#8220;İlim bunu, Kur&#8217;an şunu, iz&#8217;an bunu, vicdan şunu söylüyor&#8221; diyen mert adamlara ısındım, içi başka bir lâf, dışı başka bir lâf eden resmi ve samimiyetsiz adamlara ısınamadım.<br />
Ana kuzuları, koyun kuzuları sürü sürü gelirdi. Bereket evlere dolar, sevgi yüreklerden yükselirdi. Kardeş kardeşe yardım eder, insan insanı kollardı. Allah&#8217;a giden yollar hep bizim yollardı. Herkes elinin emeğini yer, kimse elin (başkasının) emeğini yemezdi. Elbiseler yamalı, ayakkabılar yamalı, lâkin kalpler kalaylıydı. Bereket ve samimiyet dolu bu dünyalara ısındım, &#8220;dışları kalaylı, içleri vay vaylı&#8221; dünyalara ısınamadım.<br />
Mütevâzı, mahcup çobanlara ısındım, emek sömüren kodamanlara ısınamadım.<br />
Çalışanlara ısındım, çalanlara çırpanlara ısınamadım.<br />
Alın terine, göz nûruna ısındım, el çabukluğuna, göz açlığına ısınamadım.<br />
Çalışarak geçinenlere ısındım, yanaşarak geçinenlere ısınamadım.<br />
Gayretli karıncalara ısındım, leş kargalarına ısınamadım.<br />
Çilelere, yorgunluklara, dalgınlıklara, durgunluklara ısındım, dargınlıklara ısınamadım.<br />
Ter dökenlere ısındım, kan dökenlere ısınamadım.<br />
Can derdine koşan tavşana ısındım, avcıya da köpeklerine de ısınamadım.<br />
Beyin yıkama, istismar, köleleştirme içindi bütün çalışmalar. Kula kulluğa götürüyordu bütün sistemler. Biyolojik ve ruhsal kanunları gözardı eden ideolojilere tiksintiyle baktım. Köleliği alkışlayan şahsiyetsizlere ısınamadım.<br />
Çocukların bir damlacık yüreği, körpecik beyni üzerinde tasarrufa kalkan tâğutlara ısınamadım.<br />
İhânet ve zorbalıktı meydanlarda caka satan, sıcak, ıpıssız çöllerde Hâbiller, Hüseyinler yalnız kalmışlardı.<br />
İhânet, zulüm ve kan kokan dünyalara ısınamadım.<br />
Merhametlere ısındım, saltanatlara ısınamadım.</p>
<p><strong>La Edri</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/isinamadim-t1444.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi ki Varsın&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/iyi-ki-varsin-t1384.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/iyi-ki-varsin-t1384.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 06:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[la edri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[Nefesine dokunamadığım, Soluduğum cansın. Kıyamadığımsın, Mutluluklarda nefes aldığımsın…” Girdisi çıktısıyla tattım dünyayı. İnişleri çıkışları oldu, hiç olmadığı kadar. Birden başlayıp bine çıktım, milyondan sıfıra düştüm, kafam bir milyon gezdim. Kitaplar kurcaladım, ansiklopediler karıştırdım, simyacı oldum. Sana çıkan yollarımı aradım. Gayret ettim, uğraştım, yorulmadım. Sonunda sen vardın. En yakınım dediklerim yarı yolda koydu beni. En çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Nefesine dokunamadığım,<br />
Soluduğum cansın.<br />
Kıyamadığımsın,<br />
Mutluluklarda nefes aldığımsın…”</p>
<p style="text-align: justify;">Girdisi çıktısıyla tattım dünyayı. İnişleri çıkışları oldu, hiç olmadığı kadar. Birden başlayıp bine çıktım, milyondan sıfıra düştüm, kafam bir milyon gezdim. Kitaplar kurcaladım, ansiklopediler karıştırdım, simyacı oldum. Sana çıkan yollarımı aradım. Gayret ettim, uğraştım, yorulmadım. Sonunda sen vardın.<br />
En yakınım dediklerim yarı yolda koydu beni. En çok sevdiğim hiç sevmedi beni. Sever gibi yaptı, ben kandım. Yalan yüzlerle uğraşıp durdum, savaştım. Sonunda sen vardın, ulaşacaktım.<br />
Karşılaşamayacağımı sandım. Zemheri ayazı vurdu şakaklarıma, ağladım. İsyan ettim yalnızlığıma. Sonra vazgeçtim, para etmiyordu isyanlarım. Umudumu sakladım, ebe bulamadı saklandığı yerden. Bir gün beni bulup, ben geldim demeni bekledim. Sonunda sen vardın, saklambacımın.<br />
Başıboş saatlerde firari mutluluklar hapsettim kendi içimde. Sen gelicektin. Sana tüm mutlulukları armağan edicektim. Hızla koşuyordum, sonunda sen varsın diye. Daha hızlı adım attım, sana doğru.<br />
Şarabımdın. Senle sarhoş oldum. Bakışın yetiyordu sarhoşluğumu hissetmeme. Sen gel diye içtim durdum. Kış güneşine kadeh kaldırdım. İçiyordum, sonunda sana kavuşacaktım, sen vardın.<br />
Çantama yükledim arzu selinden dünleri. Dündeki arzuları attım balkondan. Sen benim yarınlarımdın. Yarın isteğim sana döndü. Sen oldun; bana ilki tattıran, dünyayı sevdiren, hayata bağlayan. Sıfıra düştüğüm an kurtarmaya geldin yanıma. Karanlığın sonunda sen vardın.<br />
Kapı çaldı, gülen yüzünle karşıma çıktın. Saat kim bilir kaçtı. sürprizlerini sevdim; seni sevdiğimi, senin sevdiğini, seni. Sevdim. Hangi yola çıksam, hangi çıkmaza girsem, dara düşsem, pür neşe gezsem, uçuruma yaklaşsam sen var oluyordun hemen. Umutsuz bırakmıyordun. Her seferinde karşıma çıkıyordun; yollarına koştuğumda biliyordum, yine sonunda sen vardın.<br />
Birilerinide sevdim sandım. Hatta çok bile sevdim, beni sevdikleri için. Olmadı. Onları kenara attım. Patikalarda, ıslak yağmurlarda, buz gibi kışta, çöl susuzluğunda bıraktım çıktım hayatlarından, sana doğru. Senin olacağını bilerek koştum sensizliğe. Sonunda sen vardın, sensizliğin bile.<br />
Sendeki beni farkettim. Kara poşetlerin, nöbetçi çilingircilerin endamsız boylarıydı, sevdam. Ne kadar kızsam, kapıyı vurup çıksam; yine sevdim seni sevdiğimi. Kızsamda sana çıktım yollarına, sonunda sen vardın.<br />
Yelkovanla akrep bırakmamışki savaşını, ben seni bırakayım başkasının kollarına. Savaştım sevgimiz için. Sonunda senin olduğunu bildiğim için. Ben hep sana vardım ancak yokluğunda yokedebilirlerdi beni.<br />
Tükendik bir gün, şarkılardaki gibi. Seninle yemyeşil pınarlar tanıdım. Camlara vurdu sensizlik gözyaşlarım. Sen bana gücü aşıladın; artık güçlüydüm. Yılmadım, sensizlikte. Sana doğru savaşıyorum, ilerliyorum. Tökezliyorum bazen. Yoksun, bana yardım için. Ama öğrettin; hepsini. Herşeyi. sonunda sen varsın; her şeyimsin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>La Edri</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/iyi-ki-varsin-t1384.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilmezdim Sevginin de Bir Rengi Olduğunu</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/bilmezdim-sevginin-de-bir-rengi-oldugunu-t1377.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/bilmezdim-sevginin-de-bir-rengi-oldugunu-t1377.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 06:18:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[la edri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında&#8230; Ne yolumdasın ne yolsun sen bana&#8230; Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu. Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim&#8230; Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.<br />
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.<br />
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında&#8230;<br />
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana&#8230;<br />
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,<br />
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu.<br />
Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim&#8230;<br />
Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım.<br />
Gölgen ki, düşüvermiş kalbime..<br />
Ne yakınsın ne uzaksın sen bana.<br />
Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu&#8230;<br />
Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu<br />
Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk,<br />
Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk&#8230;<br />
Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle,<br />
Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana..<br />
Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu..<br />
Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu<br />
Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur.<br />
Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur.<br />
Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu&#8230;<br />
Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana<br />
Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu,<br />
Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu<br />
Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim&#8230;<br />
Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim.<br />
Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde&#8230;<br />
Ne yalansın ne doğrusun sen bana&#8230;<br />
Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu.<br />
Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu.<br />
Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur&#8230;<br />
Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur.<br />
Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda,<br />
Ne aşkımsın ne canımsın sen bana.<br />
Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu,<br />
Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu..</p>
<p><strong>La Edri</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/bilmezdim-sevginin-de-bir-rengi-oldugunu-t1377.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

