<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçemiz.Net &#187; mehmet akif ersoy</title>
	<atom:link href="http://www.turkcemiz.net/etiket/mehmet-akif-ersoy/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcemiz.net</link>
	<description>Türkçesiz Türkçeye Hayır</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 May 2011 23:15:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Zulmü Alkışlayamam</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/zulmu-alkislayamam-t759.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/zulmu-alkislayamam-t759.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 13:11:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım!&#8230; -Boğamazsın ki! -Hiçolmazsa yanımdan kovarım. Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir aşkım istiklale, Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! Yumuşak başlı isem, kim dedi koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;<br />
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.<br />
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım!&#8230;<br />
-Boğamazsın ki!<br />
-Hiçolmazsa yanımdan kovarım.<br />
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;<br />
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.<br />
Doğduğumdan beridir aşkım istiklale,<br />
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!<br />
Yumuşak başlı isem, kim dedi koyunum?<br />
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!<br />
Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim,<br />
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!<br />
Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.<br />
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!<br />
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu&#8230;<br />
İrticanın şu sizin lehçede ma&#8217;nası bu mu?</p>
<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/zulmu-alkislayamam-t759.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/ya-rab-bu-ugursuz-gecenin-yok-mu-sabahi-t758.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/ya-rab-bu-ugursuz-gecenin-yok-mu-sabahi-t758.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 13:08:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı! Nûr istiyoruz&#8230; Sen bize yangın veriyorsun! diyoruz&#8230; Boğmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında, Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında, Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm; Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm! Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn&#8217;i, En sonra, salîb [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?<br />
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!<br />
Nûr istiyoruz&#8230; Sen bize yangın veriyorsun!<br />
diyoruz&#8230; Boğmaya kan gönderiyorsun!<br />
Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,<br />
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,<br />
Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;<br />
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!<br />
Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn&#8217;i,<br />
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn&#8217;i!&#8230;<br />
Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz&#8217;ın<br />
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın<br />
<span id="more-96"></span><br />
Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta?<br />
Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş&#8217;al-i vahdet,<br />
Teslis ile çöksün mü bütün âleme zulmet?<br />
Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman<br />
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?<br />
Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin,<br />
Solsun mu o parlak yüzü Kur&#8217;an-ı Hakim&#8217;in?<br />
İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?<br />
Yâ Rab, bu ne husrandır, İlâhi, bu ne zillet?<br />
Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?<br />
Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!<br />
Câni geziyor dipdiri&#8230; Can vermede mâsûm!<br />
Suç başkasınındır da niçin başkası muhkûm?<br />
Lâ yüs&#8217;ele binlerce sual olmasa du kurbân;<br />
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!</p>
<p>Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;<br />
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!<br />
Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın&#8230;<br />
Yaksaydın a mel&#8217;unları&#8230; Tuttun bizi yaktın!<br />
Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:<br />
Binlerce cevâmi&#8217; yıkılıp hâke serildi!<br />
Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:<br />
Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!<br />
Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,<br />
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!<br />
En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,<br />
Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!<br />
İslâm&#8217;ı elinden tutacak, kaldıracak yok&#8230;<br />
Nâ-hak yere feryâd ediyor: âcize hak yok!<br />
Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?<br />
Ağzım kurusun&#8230; Yok musun ey adl-i İlâhî!</p>
<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/ya-rab-bu-ugursuz-gecenin-yok-mu-sabahi-t758.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süleymaniye Kürsüsünden</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/suleymaniye-kursusunden-t757.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/suleymaniye-kursusunden-t757.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 13:47:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Bir de İstanbul&#8217;a geldim ki: bütün çarşı, pazar Naradan çalkanıyor, öyle ya&#8230; HÜrriyet var! Galeyan geldi mi, mantık savuşurmuş&#8230; doğru: Vardı aklından o gün her kimi gördümse zoru. Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının; Kafalar tütsülü hulya ile, gözler kızgın; Sanki zincirdekiler hep boşanır zincirden, Yıkıvermiş de tımarhaneyi çıkmış birden! Zurnalar şehr ahalisini takmış peşine; Yedisinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir de İstanbul&#8217;a geldim ki: bütün çarşı, pazar<br />
Naradan çalkanıyor, öyle ya&#8230; HÜrriyet var!</p>
<p>Galeyan geldi mi, mantık savuşurmuş&#8230; doğru:<br />
Vardı aklından o gün her kimi gördümse zoru.</p>
<p>Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının;<br />
Kafalar tütsülü hulya ile, gözler kızgın;</p>
<p>Sanki zincirdekiler hep boşanır zincirden,<br />
Yıkıvermiş de tımarhaneyi çıkmış birden!</p>
<p>Zurnalar şehr ahalisini takmış peşine;<br />
Yedisinden tutarak ta dayanın yetmişine!</p>
<p>Eli bayraklı alaylar yürüyor dört keçeli,<br />
En ağır başlısının bir zili eksik, belli!</p>
<p>Ötüyor her taşın üstünde birer dilli düdük.<br />
Dinliyor kaplamış etrafını yüzlerce hödük!<br />
<span id="more-95"></span><br />
Kim ne söylerse, hemen el vurup alkışlayacak<br />
-Yaşasın<br />
-Kim yaşasın?<br />
-Ömrü olan.<br />
-Şak! Şak! Şak!</p>
<p>Ne devairde hükümet, ne ahalide bir iş!<br />
Ne sanayi, ne maarif, ne alış var, ne veriş.</p>
<p>Çamlıbel sanki şehir, zabıta yok, rabıta yok;<br />
Aksa kan sel gibi, dindirecek vasıta yok.</p>
<p>&#8220;Zevk-i hürriyeti onlar daha çok anlamalı&#8221;<br />
Diye mekteblilerin mektebi tekmil kapalı!</p>
<p>İlmi tazyik ile ta&#8217;lim, o da istibdad<br />
Haydi öyleyse çocuklar, ebediyyen azad.</p>
<p>Nutka gelmiş öte dursun hocalar bir yandan&#8230;<br />
Sahneden sahneye koşmakta bütün şakirdan.</p>
<p>Kör çıban neşterin altında nasıl patlarsa,<br />
Hep ağızlar deşilip, kimde ne cevher varsa,</p>
<p>Saçıyor ortaya, ister temiz, ister kirli;<br />
Kalmıyor kimseciğin muzmeri artık gizli.</p>
<p>Dalkavuk devri değil, eski kasaid yerine<br />
Üdebanız ana-avrat sövüyor birbirine.</p>
<p>Türlü adlarla çıkan namütenahi gazete,<br />
Ayrılık tohumunu bol bol atıyor memlekete.</p>
<p>İt yetiştirmek için toprağı gayet münbit<br />
Bularak fuhş ekiyor salma gezen bir sürü it</p>
<p>Yürüyor dine beş on maskara, alkışlanıyor,<br />
Nesl-i hazır bunu hürriyet-i vicdan sanıyor.</p>
<p>Kadın erkek koşuyor borc ederek Avrupa&#8217;ya&#8230;<br />
Sapa düşmekte bizim şıklara, zannım Asya.</p>
<p>Hakka tevfiz ile üç dane yetişmiş kızını,<br />
Taşıyanlar bile varmış, buradan baldızını&#8230;</p>
<p>Analık ilmi için Paris&#8217;e, yüksünmeyerek&#8230;<br />
Yük ağır, ecri de nisbetle azim olsa gerek.</p>
<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/suleymaniye-kursusunden-t757.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bülbül</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/bulbul-t756.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/bulbul-t756.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 13:45:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım: Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştırm. Şehirden çıkmak isterken sular zaten kararmıştır; Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı. Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl&#8230; Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl. Muhitin hali insaniyetin timsalidir sandım; Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:<br />
Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştırm.</p>
<p>Şehirden çıkmak isterken sular zaten kararmıştır;<br />
Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.</p>
<p>Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl&#8230;<br />
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.</p>
<p>Muhitin hali insaniyetin timsalidir sandım;<br />
Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!</p>
<p>Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,<br />
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryad.<br />
<span id="more-94"></span><br />
O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:<br />
Ki vadeden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.</p>
<p>Ne muhik nağmeler, Yarab, ne mevcamevc demlerdi:<br />
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güya Sur-ı mahşerdi!</p>
<p>-Eşin var âşiyanın var, baharın var ki beklerdin.<br />
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?</p>
<p>O zümrüt tahta kondun, semavi saltanat kurdun,<br />
Cihanın yurdu hep çiğnense çiğnenmez senin yurdun!</p>
<p>Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,<br />
Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!</p>
<p>Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-ı serbâzın,<br />
Ufuklar, bu&#8217;d-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.</p>
<p>Değil bir kayda, sığmazsın kanatlandın mı eb&#8217;ada<br />
Hayatın en muhayyel gayedir âhara dünyada.</p>
<p>Neden öyleyse matemlerle eyyâmın perişandır,<br />
Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşandır?</p>
<p>Hayır matem senin hakkın değil, matem benim hakkım;<br />
Asırler var ki aydınlık nedir hiç bilmez afakım.</p>
<p>Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda<br />
Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.</p>
<p>Bugün bir yemyeşil vadi, yarın bir kıpkızıl gülşen,<br />
Gezersin hanümanın şen, için şen, kainatın şen!</p>
<p>Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-u serbazın,<br />
Ufuklar, bu&#8217;d-u mutlaklar bütün mahkum-ı pervazın.</p>
<p>Değil bir kayda, sığmazsın kanatlandın mı eb&#8217;ada<br />
Hayatın en muhayyel gayedir ahara dünyada.</p>
<p>Neden öyleyse matemlerle eyyamın perişandır,<br />
Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşandır?</p>
<p>Hayır amtem senin hakkın değil, matem benim hakkım:<br />
Asırlar var ki aydınlık nedir hiç bilmez afakım.</p>
<p>Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda<br />
Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.</p>
<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/bulbul-t756.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Şehitlerine</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/canakkale-sehitlerine-t755.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/canakkale-sehitlerine-t755.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 13:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara&#8217;ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde -gösterdiği vahşetle- &#8220;Bu bir Avrupalı!&#8221; Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünya, Yeni Dünya, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?<br />
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,</p>
<p>Tepeden yol bularak geçmek için Marmara&#8217;ya<br />
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.</p>
<p>Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!<br />
Nerde -gösterdiği vahşetle- &#8220;Bu bir Avrupalı!&#8221;</p>
<p>Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,<br />
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!</p>
<p>Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,<br />
Kaynıyor kum gibi&#8230; Mahşer mi, hakikat mahşer.</p>
<p>Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,<br />
Ostralya&#8217;yla beraber bakıyorsun: Kanada!</p>
<p>Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;<br />
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.<br />
<span id="more-93"></span><br />
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ&#8230;<br />
Hani, tâ&#8217;ûna da zuldür bu rezil istilâ!</p>
<p>Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,<br />
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,</p>
<p>Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;<br />
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.</p>
<p>Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz&#8230;<br />
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.</p>
<p>Sonra mel&#8217;undaki tahribe müvekkel esbâb,<br />
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.</p>
<p>Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;<br />
Beriden zelzeleler kaldırıyor a&#8217;mâkı;</p>
<p>Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;<br />
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.</p>
<p>Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,<br />
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.</p>
<p>Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer<br />
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer&#8230;</p>
<p>Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,<br />
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.</p>
<p>Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,<br />
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.</p>
<p>Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,<br />
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.</p>
<p>Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler&#8230;<br />
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!</p>
<p>Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;<br />
Alınır kal&#8217;a mı göğsündeki kat kat iman?</p>
<p>Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?<br />
Çünkü te&#8217;sis-i İlâhî o metin istihkâm.</p>
<p>Sarılır, indirilir mevki&#8217;-i müstahkemler,<br />
Beşerin azmini tevkif edemez sun&#8217;-i beşer;</p>
<p>Bu göğüslerse Hudâ&#8217;nın ebedî serhaddi;<br />
&#8220;O benim sun&#8217;-i bedi&#8217;im, onu çiğnetme&#8221; dedi.</p>
<p>Âsım&#8217;ın nesli&#8230; diyordum ya&#8230; nesilmiş gerçek:<br />
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.</p>
<p>Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar&#8230;<br />
O, rukü olmasa, dünyada eğilmez başlar,</p>
<p>Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor;<br />
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!</p>
<p>Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!<br />
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.</p>
<p>Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid&#8217;i&#8230;<br />
Bedr&#8217;in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi&#8230;</p>
<p>Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?<br />
&#8220;Gömelim gel seni tarihe!&#8221; desem, sığmazsın.</p>
<p>Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab&#8230;<br />
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.</p>
<p>&#8220;Bu, taşındır&#8221; diyerek Kabe&#8217;yi diksem başına;<br />
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;</p>
<p>Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,<br />
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;</p>
<p>Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;<br />
Yedi kandilli Süreyya&#8217;yı uzatsam oradan;</p>
<p>Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,<br />
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,</p>
<p>Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;<br />
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;</p>
<p>Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana&#8230;<br />
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.</p>
<p>Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,<br />
Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin&#8217;i,</p>
<p>Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran&#8230;<br />
Sen ki İslam&#8217;ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,</p>
<p>O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;<br />
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;</p>
<p>Sen ki; a&#8217;sara gömülsen taşacaksın&#8230; Heyhat,<br />
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat.. .</p>
<p>Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,<br />
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.</p>
<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/canakkale-sehitlerine-t755.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asım&#8217;ın Nesli</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/asimin-nesli-t754.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/asimin-nesli-t754.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 13:40:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara&#8217;ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne haysızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde &#8211; gösterdiği vahşetle &#8220;bu bir Avrupa&#8217;lı&#8221; Dedirir &#8211; yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi! Eski [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?<br />
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,</p>
<p>- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara&#8217;ya-<br />
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.</p>
<p>Ne haysızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!<br />
Nerde &#8211; gösterdiği vahşetle &#8220;bu bir Avrupa&#8217;lı&#8221;</p>
<p>Dedirir &#8211; yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,<br />
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!</p>
<p>Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer,<br />
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer<br />
<span id="more-92"></span><br />
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında<br />
Ostralya&#8217;yla beraber bakıyorsun Kanada!</p>
<p>Cehreler başka, lisanlar, deriler, rengarenk;<br />
Sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk.</p>
<p>Kimi Hindu, kimi yamyam, kime bilmem ne bela&#8230;<br />
Hani, ta&#8217;una zuldür bu rezil istila!</p>
<p>Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,<br />
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle, sefil,</p>
<p>Kustu Mehmetciğin aylarca durup karşısına;<br />
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.</p>
<p>Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz&#8230;<br />
Medeniyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.</p>
<p>Sonra mel&#8217;undaki tahribe müvekkel esbab,<br />
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.</p>
<p>Öteden saikalar parçalıyor afakı;<br />
Beriden zelzeleler kaldırıyor a&#8217;makı;</p>
<p>Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;<br />
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.</p>
<p>Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,<br />
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.</p>
<p>Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;<br />
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer&#8230;</p>
<p>Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,<br />
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.</p>
<p>Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,<br />
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.</p>
<p>Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,<br />
Sürü halinde gezerken sayısız teyyare.</p>
<p>Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler&#8230;<br />
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!</p>
<p>Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;<br />
Alınır kal&#8217;a mı göğsündeki kat kat iman?</p>
<p>Hangi kuvvet onu, haşa edecek kahrına ram?<br />
Çünkü te&#8217;sis-i İlahi o metin istihkam.</p>
<p>Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,<br />
Beşerin azmini tevkif edemez suni beşer;</p>
<p>Bu göğüslerse, Hüda&#8217;nın ebedi serhaddi;<br />
&#8220;O benim sun&#8217;-i bedi&#8217;im, onu çiğnetme&#8221; dedi.</p>
<p>Asım&#8217;in nesli&#8230; diyordum ya&#8230;nesilmiş gerçek:<br />
İşte çiğnetmedi namusunu, çignetmiyecek.</p>
<p>Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar&#8230;<br />
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,</p>
<p><strong>Mehmet Akif Ersoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/asimin-nesli-t754.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

