Subscribe via RSS Feed

Etiket: "necip fazıl kısakürek"

Zehir

Çocukken haftalar bana asırdı; Derken saat oldu, derken saniye… İlk düşünce, beni yokluk ısırdı; Sonum yokluk olsa bu varlık niye? Yokluk, sen de yoksun, bir var bir yoksun! İnsanoğlu kendi varından yoksun… Gelsin beni yokluk akrebi soksun! Bir zehir ki, hayat özü faniye… Necip Fazıl Kısakürek

Yar O Ki…

Falan, dağın ardında; Seslen seslen işitmez! Filan toprak altında; Göz yaşları diriltmez! Neye vardın, vardın da? Ufuk varmakla bitmez. Bir şey göster kadında, Tılsımını eskitmez! Yar o ki, hep yadında ; eksilmez ve eksiltmez. Muradı muradında, Seni bırakıp gitmez. Necip Fazıl Kısakürek

En Yakın

Bütün insanlığı dövsen havanda , Zerre zerre herkes yine yalnız, Boşlukta yol alan uçsuz kervanda, Her şey tek başına, dağ, taş ve yıldız. Herkes bir vücutsuz hayal peşinde; Eşini kaybetmiş herkes eşinde, İçinizde yiv yiv derinleşin de, Çıksın karşınıza en yakınınız! Necip Fazıl Kısakürek

Olmaz mı?

Yön yön sarılmışım ne yana baksam Sarılan olur da saran olmaz mı? Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam; Geçip de aynaya soran olmaz mı? Bir parçacığım ben bütüne hasret; Zaman döne dursun , o güne hasret; Ruhumsa zamanın üstüne hasret; Ebediyet boyu bir an …Olmaz mı? Necip Fazıl Kısakürek

Son Sığınak

Hayat perdenin arkasında; Hayatın öte yakasında. Şu gaflet yüklü insana bak; Kendinden varlık cakasında. Ve aşksız yobaz… İşi gücü, Namazla cennet takasında. Tam dört asırdır Müslümanlık, Cansız etiket markasında. Kur’an kalbi kör ezbercide, Din, üfürükçü muskasında. Batı, batı der çırpınırlar, Batı tükürük hokkasında. Makine dimdik demirden put, İnsanoğlu ruh laçkasında. Hürriyet nerde, söyleyeyim: Hakka esaret [...]

O Erler ki…

O erler ki, gönül fezasındalar, Toprakta sürünme ezasındalar. Yıldızları tesbih tesbih çeker de, Namazda arka saf hizasındalar. İçine nefs sızan ibadetlerin, Birbiri ardınca kazasındalar. Günü her dem dolup her dem başlayan, Ezel senedinin imzasındalar. Bir an yabancıya kaysa gözleri, Bir ömür gözyaşı cezasındalar. Her rengi silici aşk ötesi renk; O rengin kavuran beyzasındalar. Ne cennet [...]

Yattığım Kaya

Bu akşam o kadar durgun ki sular Gömül benim gibi kedere diyor. İçimde maziden kalma duygular Ağla geri gelmez günlere diyor. Ey gönül , gidenden ümidini kes! Kaçan bir hayale benziyor herkes, Sanki kulağıma gaipten bir ses Buluşmalar kaldı mahşere diyor. Enginden engine koşarken rüzgar, Bende bir yolculuk heyecanı var… Yattığım kayaya çarpan dalgalar Çıkıver [...]

Ukde

Biriktir ; delik kese! Yetiştir; toprak köse! Hep kesiklik, eksiklik, Hadisede hadise. Nasıl alsın deryayı; Kafa bir küçük kase… Akla yoktur çıkar yol; Ne hesap ne hendese!Gel de suda aksi tut! Gölgeyi tık kafese! Şu zaman dediğinden Bir tek anmış son hisse Istırap ki gövdesi, Boşluğa sığmaz cüsse. Rahatlık senin deden; Benim annem vesvese. Bu [...]

Tablo

Ölümü sığdıramaz, Akıl daracık koğuk. Ölemez çıldıramaz, Ağlarlar boğuk boğuk. İlaç yarım, şişede, Koltuk mahzun, köşede Ev halkı telaşede, Ölü yerde, sopsoğuk… Necip Fazıl Kısakürek

Tabut

Tahtadan yapılmış bir uzun kutu: Baş tarafı geniş, ayak ucu dar. Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu, Yarın kendileri dolduracaklar. Her yanından küçülen bir oda gibi, Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış. Sanki bir taş bebek kutuda gibi, Hayalim, içinde uzanmış gitmiş. Cılız vücuduma tam görünse de, İçim , bu dar yere sığılmaz diyor. Geride kalanlar hep [...]

Ben

Ben, kimsesiz seyyahı, meçhuller caddesinin; Ben, yankısından kaçan çocuk, kendi sesinin. Ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı; Allah’ın körebesi, cinlerin padişahı. Ben, usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların; Ben, tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların. Ben, kutup yelkenlisi buz tutmuş kayalarda; Öksüzün altın bahtı, yıldızdan mahyalarda.