Subscribe via RSS Feed

Etiket: "niyazi yıldırım gençosmanoğlu"

Veysel Öbür Dünyada

Üçlerin, Yedilerin, Kırkların gönülleri : “Açalım Tanrı’mızın katına eI ” dediler. O sırada dünyadan bir haber geldi anî: ” Esmekte yer yüzünde bîr çetin yel.” dediler. Aynı haber Uçmakta değince gönüllere; “Saz ve söz erlerinden, öldü Veysel…” dediler. Kimi sevinçten, kim! tasadan yandı; “Eyvah.” “Üçbin yıllık kopuzdan koptu bir tel…” dediler. Rahmet mi, kıyamet mi… [...]

Başbuğumuzun Ardından

Burada baş sağlığı, orada gözler aydın; İki ayrı dünyada iki ayrı tören var. TANRI katından gelen bir yüce buyruk üzre Aramızdan ansızın çadırını deren var. Orada ecdat ruhu şadümanlık içinde Burada tamu içre gönüllerde boran var. Eksilmiş bir yanımız; çarpılmıs gibiyiz hep TANRI korusun, sanki Bozkurtluğa kıran var. Yukardan gök mü bastı; altta yer mi [...]

Hüküm

Dedem Korkut der ki : “Evet; Vardır düğün, dernek davet.. Fakat Oğuzlarda DEVLET Olmaz dedi-kodu ile.” “Pis sularla kir arınmaz; Sisli günde yol görünmez. Düşman üstüne yürünmez Casus ile cadı ile.” “Kuşa misâl, can dediğin; Suya misâl kan dediğin. Bilenir iyman dediğin Ataların yâdı ile.” “Er odur ki: Ün salası; Kına girmeye palası. Oğul hey!… [...]

Dilek

Dayadım sana belimi; Kudretinle tut elimi. Yoğuran ana dilimi; Anamın ak sütü ile. Tanrım! Türk gönlümü yastan; Kılıcımı kirden, pastan… Kurtarırsan ben bir destan Derim ağız tadı ile. Ses vermez Oğuz illeri. Niye susmuş bülbülleri? Ko tutuşsun gönülleri Ergenekon odu ile. Kış günleri yaza ersin; Kırk ince kız kilim sersin; Bayındır Han şölen versin Kırk [...]

Doksanüç Gecesinde Erzurum Kapıları

Bu kapı Iıayyâlelfelâh Haykırılan ses kapısı Şu Çaldıran seferin Haber veren kös kapısı. Kapa gösterini bir an, Uzakları dinle dan., dan,. Bu kapı Ergenekon’dan Ses getiren Örs kapısı. Kervanları kırk buğralı, Sesi Köroğlu nağralı, Sultan Selim Han tuğralı “Tebriz Kapı”, Fars kapısı Târihi destan şehrimiz Yeşili Murad nehrimiz.. En okunaklı mührümüz ? Harput Kapı hars [...]

Dede Korkut Destanı’ndan

Ulaş Oğlu Salur Kazan Beğ in destanını Dedem Korkut’un anlatması, kopuz çalıp dinletmesidir : Şölenlerde dokuz türlü aş yenir; Ala geyik, süt kuzusu, kuş yenir.. Ak kımızla taş da olsa, hoş yenir. Toy kurulur aşın sonu gelende Dedem Korkut varsa eğer şölende. Bugün yine bir otağda şölen var Yır söyleyen, el şaklatan, gülen var.. Dediler [...]

Bozkurtların Diriliş Destanı’ndan

Ta ezelden hür milletiz, Soyu-sopu gür milletiz, Kandan, candan bir milletiz, Bir temel, bir duvar, bir taş Alevî, Sünnî, Kızılbaş! Aynı mayadan yoğrulur, “Türk”, “Türkmen” diye çağrılır Aynı kıbleye doğrulur… Secdeye konan aynı baş Alevî, Sünnî Kızılbaş! Dedemiz bir. Torunlarız, Dün, bugün, ve yarınlarız Yüceleriz, derinleriz… Yunus Emre, Hacı Bektaş Alevî, Sünnî Kızılbaş! Oğuz’un yirmi [...]