Hikayeler Kategorisi

Denemeler, Hikayeler

Paylaşmak

Ekim 16, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Büyük zatlardan biri, evinde otururken birden kapı çalınır.
İnip bakar. Bir de ne görsün eski tanıdıklarından biri. Sadaka istemeye gelen bu eski dostu mahcup etmemek için kendisine görünmez.
Hemen içeri koşup eline sandıktan ne geçerse hepsini getirip, kapı aralığından uzatır.
Adam dua ederek gittikten sonra o zat hüngür hüngür ağlamaya başlar…
Hanımı,
“Neden ağlıyorsun” diye sorar.
Adam şöyle cevap verir:
“Uzun zamandan [...]

Devamını oku »

Hikayeler, Şiirler

Serçe Ve Göçmen Kuşun Hikayesi

Ekim 4, 2008, Uğur  |  Yorum yok

İhanetin adı göçmen bir kuşa verilmiş,
Sadakatin adı ise; bir serçeye
Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca
Küçük köyün üstünde uçmuş serçeyle beraber
Küçük sinekleri, kurtları yemişler,
Kış yağmurlarıyla şaha kalkmış, derelerden su içmişler.
Masmavi gökyüzünde dans etmişler,
Çiçek açan ağaçlara konup, papatya tarlalarında gezmişler…
Birbirlerine söz vermiş kuşlar;
Ayrılmayacağız diye.
Ama kış gelmiş,
Göçmen kuş adına yakışanı yapmaya kararlıymış,
Serçe ise her zamanki gibi sadık
Ama [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Yaşam Sevgidir

Ekim 4, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Yaşam Sadece Sevgidir…
Sevgi Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte, yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden… Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda yıldızlarla konuşan…
Mutluydum rüzgarla birlikte maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken, mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken…
Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları yeryüzünde… Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin peşinde… Bazen bir kuşun kanadına [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Ben Öğretmen Olmuştum

Ekim 4, 2008, Uğur  |  Yorum yok

İşte o gün gelmişti. Garip bir heyecanla, garip bir korkuyla gittim oraya. En son lisedeyken takmıştım kravatı, kumaş pantolonu ve kundurayı yine lisedeyken giymiştim. Ne yapacaktım, kimler karşılayacaktı beni, hepsinin adını aklımda nasıl tutacaktım, sevecekler miydi acaba, Ne isteyeceklerdi benden?…
Evet okuldaydım ben. Öğretmen olmuştum artık. Garip garip bakıyorlardı. Bu da kim dercesine bana. Öğretmen de [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Hiç Hayallerinizden Sıfır Aldınız Mı ?

Ekim 4, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası.. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 [...]

Devamını oku »

Hikayeler, Şiirler

Kurabiye Hırsızı

Eylül 30, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında,
Daha epeyce zaman vardı, uçağın kalkmasına.
Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket
kurabiye alıp, buldu kendisine oturacak bir yer.
Kendisini kitabına öyle kaptırmıştı ki, yine de
Yanında oturan adamın olabildiğince cüretkar bir şekilde
Aralarında duran paketten birer birer kurabiye
Aldığını gördü, ne kadar görmezden gelse de.
Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken,
Gözü saatteydi, “kurabiye [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Padışahın Ödüllendirdiği Çocuk

Eylül 30, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Sultan Mahmut, yolda gördüğü bir çocuğa bir altın vermek istemişti. Çocuk altını kabul etmeyince padişah meraklandı ve bunun nedenini sordu.
Çocuk, önce padişahın elindeki altına, sonra da gözlerinin içine baktı:
“Sultanım, annemi de, babamı da buna inandıramam ki” dedi. “İkisi de, ‘Sen bu altını kesinlikle çaldın’ diyerek beni dövmeye kalkarlar.”
Sultan Mahmut, çocuğa yardımcı olmak için ona akıl [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Bir Ortadoğu masalı…

Eylül 30, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Bir Ortadoğu masalı..
………
Yüksek dağların arasında doğan ırmak, uzun bir yolculuktan sonra uçsuz bucaksız çölün kızgın kumlarına ulaştı. Ulaşınca da pek şaşırdı.. Bu da neyin nesiydi böyle? Şimdiye dek hiç görmediği boz renkli tepelere şöyle bir baktı, sonra sıcacık kumların arasına sokulmayı denedi.. Olmadı..
Suları birden yok oluyordu..
Yeniden denedi.
Onca yolu, onca zorluğu aşarak buraya dek gelmişti.. Bunu [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Zenginin Çorabı

Eylül 30, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Çok zengin bir adamcağız, ölümünün yaklaştığını hissedince oğlunu yanına çağırmış. Evvela vasiyetini bildirmiş ve demiş ki:
- Beni mezara çoraplarımla gömün!
Oğlu babasının bu vasiyetini anlamamakla beraber “tamam” demiş.
Adam bir de mektup tutuşturmuş oğlunun eline.
- Ölümümden sonra başın ilk sıkıştığında bu mektubu açarsın, demiş.
Emr-i Hak vaki olmuş, adam ruhunu teslim etmiş. Eş-dost toplanıp ağıt yakarken, oğlanı almış [...]

Devamını oku »

Hikayeler

Dünya Faniymiş!

Eylül 30, 2008, Uğur  |  Yorum yok

Yoldan geçen birisi, evinin bahçesinde tuhaf hareketler yapan bir adama sorar:
- Niye öyle tepinip duruyorsun?
- Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
- Başındaki çıngırak ne?
- Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için ses çıkarıyorum. Sahipleri de bana bir miktar ücret ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş [...]

Devamını oku »