<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçemiz.Net &#187; Ar-Ge</title>
	<atom:link href="http://www.turkcemiz.net/yazi/turkcemiz/arastirma-gelistirme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcemiz.net</link>
	<description>Türkçesiz Türkçeye Hayır</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 May 2011 23:15:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Günümüz Türkçesinde Yabancılaşma</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/gunumuz-turkcesinde-yabancilasma.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/gunumuz-turkcesinde-yabancilasma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2009 11:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcemiz.net/?p=1014</guid>
		<description><![CDATA[a) Yabancılaşma ve “Türkçelik- Yabancılık” Ölçüsü Yabancı kelimesineTürkçe sözlüklerde, “yerli olmayan”, “alışılmış olmayan, yadırganan”, “başka cinsten olan”, “bilinmeyen, tanınmayan” ; yabancılaşma için de, “yabancı hale gelme”, “insanın kendi beninden uzaklaşması, kendine yabancı olması” karşılıkları verilmektedir. Yine sözlüklerde yabancı dil, “anadili, bir ülkenin resmî dili veya yaygın dili dışındaki dil” demektir. Sözlüklerde “yabancı”, “yabancılaşma” ve “yabancı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post_message_3099" style="text-align: justify;">
<p><span style="color: red;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">a) <em>Yabancılaşma ve “Türkçelik- Yabancılık” Ölçüsü</em></span></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Yabancı</em></strong> kelimesineTürkçe sözlüklerde, <em>“yerli olmayan”, “alışılmış olmayan, yadırganan”, “başka cinsten olan”, “bilinmeyen, tanınmayan” </em>; <strong><em>yabancılaşma </em></strong>için de, <em>“yabancı hale gelme”, “insanın kendi beninden uzaklaşması, kendine yabancı olması” </em>karşılıkları verilmektedir. Yine sözlüklerde <strong><em>yabancı dil, “</em></strong><em>anadili, bir ülkenin resmî dili veya yaygın dili dışındaki dil”</em> demektir. Sözlüklerde <em>“yabancı”, “yabancılaşma” </em>ve <em>“yabancı dil”</em> kavramlarının açık ve anlaşılır karşılıkları verilmekte, tarifleri yapılabilmektedir. Zaten bu kavramlar üzerinde bir anlaşmazlık da yoktur. Ancak, <em><strong>“dilde yabancı kelime” </strong></em>ve <strong><em>“dilde yabancılaşma”</em></strong>, kavramları üzerinde tam bir anlayış birliği bulunmamaktadır. Bu kavramlar, üzerinde anlayış birliği sağlanamayan <em>bulanık </em>kavramlardır. <em>“Türkçenin sadeleştirilmesi” </em>veya <em>“özleştirilmesi” </em>ve <em>“başka dillere karşı korunması” </em>çalışmalarında, önce <em>“Türkçe kelime”,</em> <em>“yabancı kelime” </em>ve<em> “dilde yabancılaşma” </em>kavramlarının açıklığa kavuşturulması gerekir. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Bize göre <strong><em>dilde yabancılaşma,</em></strong><em> dilin kendi yapı ve işleyiş kurallarının bırakılıp yerine başka dillerin yapı ve işleyiş kurallarının geçmesi, hakim olması; dilde karşılığı bulunan veya kullanılmakta olan kelimelerin yerine yabancılarının kullanılmaya başlanması; dile bir ihtiyaç karşılığı giren yeni yabancı kökenli kelimelerin de yabancı söyleyiş ve yazılışıyla kullanılmaya başlanmasıdır. </em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Milletimizin varlık sebebi olan dilimizin sadeleşmesi, Türkçeleşmesi, ve yabancı dillere karşı korunması demek olan<em> <strong>Türkçecilik </strong></em><strong><em>tarihi</em></strong><em>nde, </em>dilin yapı ve işleyişini sağlayan ve dilin varlık özellikleri olan <em><strong>yapım ve çekim ekleri </strong></em>ile dilin işleyişinde kelime sırasını belirleyen<strong> <em>söz dizimi kuralları</em></strong><em>nın </em>yerine <strong><em>yabancı ekler</em></strong>ve<em> <strong>yabancı söz dizimi kuralları</strong> </em>kullanmanın, dilimizi yozlaştırıp yabancılaştırdığı konusunda ortak bir görüş vardır. Ancak, bir ihtiyaç karşılığı dilimize girmiş <em>“kökeni yabancı” </em>fakat dilimizde <em>sadece sözlük kelimesi olarak </em>kullanılan kelimelerin, <em>“Türkçe” </em>veya <em>“yabancı” </em>sayılması konusunda görüş birliği yoktur.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“Türkçenin sadeleştirilmesi” </em>veya <em>“Türkçecilik” </em>ile ilgili görüşlerin ortaya çıktığı <em>Tanzimat Devri’</em>nden günümüze, özellikle <em>“dilde yabancı kelime” </em>ile<em> “yabancı olmayan kelime” , “yerli” </em>veya <em>“millî kelime” </em>anlayışları yani dilde <strong><em>“Türkçelik ölçüsü”, </em></strong>dil tartışmalarının asıl sebebi ve odak noktası olmuştur; olmaya da devam etmektedir. Dilimizdeki kelimelerin, <strong><em>“Türkçelik ölçüsü”</em></strong>, başka bir ifade ile kelimelerin <em>“yabancı” </em>veya <em>“millî” </em>yani <em>“Türkçe” </em>sayılması konusunda biri, <em>“kelimenin kökenini” </em>veya <em>“kelimenin ırkını”</em> diğeri de <em>“kelimenin bilinip kullanılır olmasını” </em>ölçü alan <strong><em>“köken” </em></strong>veya <strong><em>“kullanılırlık” </em></strong>olmak üzere iki görüş bulunmaktadır. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">“Köken” </span></em></strong><span style="text-decoration: underline;">veya<em> <strong>“ırk”</strong></em>ı <strong><em>“Türkçelik ölçüsü</em></strong><em>”</em> alan görüşe göre,</span> <em>“köken”</em>i başka bir dile dayanan, dilimize başka bir dilden gelmiş <em>“bilinir, anlaşılır ve kullanılır olmasına bakılmaksızın” </em>her çeşit kelime <em>“yabancı”</em>dır. 1930’lu yıllardan itibaren, <em>“Türkçenin sadeleşmesi”, “Türkçeleşme” </em>veya <em>“Türkçecilik” </em>konusunda, 1983 öncesi eski yapıdaki Türk Dil Kurumu mensuplarının ve aynı dil anlayışını savunanların; başka bir ifadeyle kendilerini <em>“dil devrimcisi”, “Arı Türkçeci” , “Öz Türkçeci”, “Özleştirmeci” </em>vb olarak tanımlayanların kelimelerde<strong><em> “Türkçelik &#8211; yabancılık”</em></strong>ölçüsü, <em>“kelimenin kökeni” </em>veya <em>“kelimenin ırkı” </em>dır. Dolayısıyla bu görüşte olanlara göre, Türkçedeki <em>kökeni yabancı dile dayanan</em></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[126]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> her kelime, <em>“yabancı”</em>dır;dilimizi <em>boyunduruk altına sokmakta ve yabancılaştırmaktadır. </em>O halde dilimizden atılması gerekir. Bu dil anlayışına, <em>“pürizm”, “temizcilik” </em>veya yaygın olarak <strong><em>“tasfiyecilik”</em></strong> adı verilmektedir.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[127]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> <em>Tasfiyeciliğin </em>kökleri, 1890’lı yıllara kadar uzanır; fakat 1940’lı yıllarda <em>“devrimcilik</em> !<em>” </em>adına özellikle Arapça kökenli kelimelere düşmanlık şeklinde başlatılan <em>devrimci-tasfiyeci </em>anlayış, ideolojik gaye bakımından öncekilerden farklıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bir çeşit <em>“dil ırkçılığı” </em>demek olan <em>“kökencilik” </em>anlayışını savunanlardan <em>“dil devrimcisi” </em><strong><em>Emin Özdemir,</em></strong> <em>“Dil Devrimimiz” </em>adlı kitabında bu konudaki görüşlerini şöyle bir örnekle açıklıyor:</span></span></p>
<p><em><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">“Köklerini bilmediğimiz sözcüklerin anlamlarını kavrayamadığımız gibi, onlarla açık seçik düşünemeyiz de<strong>.</strong> Örneğin <strong>istiklâl </strong>sözcüğünü ele alalım. Neyin nesidir bu sözcük? Kökünü, kökenini bilmeden kullanageliriz, onunla ilgili öbür sözcükleri de anlamayız. Ama, bu sözcüğün Türkçesi olan <strong>bağımsızlık’</strong>ı anlamakta bir güçlük çekmeyiz. Sözcüğün kökü olan <strong>bağ</strong>’ın anlamı içinde onu kavrayabiliriz. Aynı yolla bağımlı, bağımsız gibi kavramları da kolayca anlayabiliriz. O halde, Türkçe düşünme, Türkçe sözcüklerle olur.<strong>”</strong></span></span></em><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[128]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Emin Özdemir, eski yapıdaki Kurumun yürüttüğü <em>“devrimci dil anlayışını” </em>savunmak için yazdığı kitapçığında,<em>“tasfiyecilik” </em>suçlamalarına,<em>“Özleştirmecilik, tasfiyecilik değildir.”; “Hiç bir dil yüzde yüz arı olmaz.” </em>diye cevap veriyor. Fakat, <em>“özleştirme” </em>anlayışını da şöyle açıklıyor: </span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">“Dilimizdeki yabancı sözcüklere Türkçe karşılıklar aramak, dil devriminin temel ilkelerinden biridir. Özleştirme çabaları, bu ilkeye göre yürütülmektedir.”</span></span></em><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[129]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Görüldüğü gibi, bu ifadelerdeki <em>“yabancı sözcükler” </em>için hiçbir açıklama veya sınır getirilmiyor. Burada <em>“yabancı sözcük” </em>ten kastedilen kökeni yabancı dillere dayanan her çeşit kelimedir. Yoksa, Türkçeye yerleşmemiş, halka mal olmamış veya Türkçede karşılıkları olan kelimeler değildir. Çünkü <em>dil devrimcileri, </em>dilimizde kullanılankelimelerin <em>-özellikle Arapça kökenli olanların-</em> dilimize yerleşmiş olup olmaması gibi bir ölçü tanımaksızın <em>“yabancı” </em>kabul edilerek atılmasını savunmaktadırlar. Nitekim1983 öncesi Kurum’da yıllarca <em>“Genel Yazmanlık” </em>yapan Ömer Asım Aksoy da, Kurum’un<em> “dil devrimciliğini” </em>savunmak için yazdığı kitapçıkta, atılan veya atılmakta olan kelimelere şu örnekleri vermektedir: <em>Millet, millî, istiklâl, hürriyet, vatan, hayat, sene, fikir, diğer, hariç, ihtimal, imkân, gayret, şart, meselâ, eser, müfettiş, çare, casus, heykel, cinayet, sanat, memur, miras, izin, kelime, defter, meslek, saha, huzur vb</em>.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[130]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“Özleştirmecilik” </em>anlayışında, sınır tanımayan ve1945’ten sonra Türk Dil Kurumunun ve <em>“dil devrimcileri</em>”nin öncüsü olan <strong><em>Nurullah Ataç </em></strong>da, <em>“Türkçelik” </em>ölçüsünü, <em>“kökenini kendisinin bile bilmediği” </em>kelimeleri dahi <em>“yabancı”</em> sayıp değiştirecek kadar ileri götürmüştür. <em>“Genel Yazman” </em>Ömer Asım Aksoy’un ifadesiyle <em>“en geniş anlamıyla arıtıcı” </em>olan Nurullah Ataç, bir yazısında şöyle diyor:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“Önce konuşma diliyle yazmağa özendim… Konuşma dilini sevdiğim için çokluğun, kamunun konuşurken kullandığı kelecileri de severdim, bizim midir, elin midir pek aramazdım… Sonradan anladım yanıldığımı… Konuşma dilimizin sıcaklığı kelecilerde olmadığını anladım. Bir yandan da dilimizin öz köklerine dönmesi gerektiği anlamıştım… Direneceğim bu yolda: </em><span style="text-decoration: underline;">Şey</span><em>’i, </em><span style="text-decoration: underline;">kadar</span>’<em>ı, </em><span style="text-decoration: underline;">nasıl</span>’<em>ı bile kullanmadan, yalnız Türkçe kelecilerle yazmağa çalışacağım. Gene de yazılarımda yabancı keleciler bulunuyorsa, bilisizliğimdendir. Onları Türkçe sanıp kullanmışımdır; göstersinler, onları da bırakırım.” </em></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[131]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yukarıdaki ifadelerinden de anlaşılacağı gibi Nurullah Ataç’a göre, dilimizdeki kelimelerin, <em>“bizim” </em>(Türkçe) veya <em>“elin” </em>(yabancı) sayılması için, <em>“halkın konuşma diline girmiş olması” </em>; hatta <em>“kendisinin kökenini bilemeyeceği kadar” </em>dilimize yerleşmiş olması bile yeterli değildir; yine <em>“yabancı”</em>dır. Zaten Ataç ve yandaşlarının <em>“özleştirme”</em>de gayesi, <em>“herkesin anladığı ortak bir Türkçe” </em>değildir. <em>Özleştirmeciler</em> asıl gayelerini şöyle açıklamaktadırlar:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>“Türkçeyi özleştirme</em></strong><em>, sözlüksel düzeyde kalan bir olgu değildir. Dilimizin söz varlığını yenileştirme yolu ile Türk toplumunun düşünsel</em> <em>ve duygusal evrenini değiştirmektir.”</em> </span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[132]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Ataç’a göre de, <em>“Bir ulus medeniyetini değiştirdi mi dilini de değiştirmek zorundadır.”</em> </span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[133]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türk milliyetçilerinin (Türkçülerin), milliyetçiliğin bir gereği olarak başlattıkları <em>dilde kültürde Türkleşme, Türk’e dönüş </em><em>hareketi</em>, 1940-1980 arasında Türk Dil Kurumuna hakim olan <em>Tasfiyeci-Özleştirmeciler</em>de, <em>“Dil devrimi sürekli bir devrimdir.” </em>anlayışıyla bir <em>“kültür ihtilâli”</em>ne dönüştürülmüştür. Bundan dolayı, kendilerini <em>“dil devrimcisi” </em>olarak tanımlayan ve genellikle <em>Marksist ideolojiyi </em>savunan <em>“Özleştirmeciler”,</em> Türkçeleşmiş kelimeleri hatta kökeni Türkçe olan kelimeleri bile değiştirmekten çekinmezler. <em>“Yabancı” </em>kabul edilerek değiştirilmesi teklif edilen bazı kelimelerden örnekler: </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Âdet</em></strong><em>&gt;alışkı, <strong>akıl</strong>&gt;us, <strong>aşk</strong>&gt;sevi, <strong>bahşiş</strong>&gt;sevinmelik, <strong>cani</strong>&gt;kıyacı, <strong>cefa</strong>&gt;üzgü, <strong>cinayet</strong>&gt; kıya, <strong>cümle</strong>&gt;tümce, <strong>delege</strong>&gt;seçilmen, <strong>devlet</strong>&gt;erkyurt, <strong>edebiyat</strong>&gt;yazın, <strong>eser</strong>&gt;yapıt, <strong>gaye&gt;</strong>amaç,<strong> hamam</strong>&gt;ısıdam, <strong>harf</strong>&gt;yazaç, <strong>hayal</strong>,&gt;imge,görsü, <strong>hayat</strong>&gt;dirim, <strong>hukuk</strong>&gt;türe, <strong>ırk</strong>&gt;anasoy, <strong>iflas</strong>&gt;batkı, <strong>ilaç</strong>&gt;em, <strong>kabir</strong>&gt;gömüt, <strong>manevî</strong>&gt;tinsel, <strong>masal</strong>&gt;öyküce, <strong>millet</strong>&gt;ulus, <strong>mühendis</strong>&gt;ölçmen, <strong>nutuk</strong>&gt;söylev, <strong>özür</strong>&gt;bağışıt, <strong>parça</strong>&gt;bölecik, <strong>sabır</strong>&gt;katlantı, <strong>sebep</strong>&gt;neden, <strong>selâm</strong>&gt;esenleme, <strong>seyirci</strong>&gt;izleyici, <strong>şair</strong>&gt;ozan, <strong>şehir</strong>&gt;kent, <strong>şeref</strong>&gt;onur, <strong>şiir</strong>&gt;koşuk, <strong>takip</strong>&gt;izlem, <strong>taksi</strong>&gt;taşınca, <strong>taksit</strong>&lt;bölünç, <strong>tam</strong>&gt;tüm, <strong>tehlike</strong>&gt;çekince, <strong>ticaret</strong>&gt;tecim, <strong>ücret</strong>&gt;çalışmalık, <strong>zafer</strong>&gt;utku, <strong>zarar</strong>&gt;dokunca, <strong>zeki</strong>&gt;varışlı, <strong>zengin</strong> &gt;vasıl, </em>vb.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[134]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dilimizde kullanılan fakat <em>“yabancı” </em>oldukları gerekçesiyle değiştirilmesi yani dilimizden atılması teklif edilen örnek kelimelere verilen karşılıkların bir kısmı zaten dilimizde kullanılan kelimelerdir. Geri kalanın bir kısmı uydurma, bir kısmı da,<em> amaç, ulus, onur, kent, tüm, ozan</em> gibi <em>“yabancı kökenli” </em>kelimelerdir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><br />
</span></span></p>
<p class="alignleft"></p>
<p>Günlük yaşayışında evinde, sokakta, işinde gücünde Türkçe konuşan hangi vatandaş, konuştuğu kelimelerin kökünü, kökenini düşünür ? Manavdan bir kilo <em>ıspanak</em>, bir demet <em>marul; </em>kahveciden bir bardak <em>çay </em>isteyen bir Türk, <em>ıspanak</em>, <em>marul, bardak, kahve, çay </em>kelimelerinin kökünü kökenini (bunların kökeni Türkçe mi değil mi diye) düşünerek mi konuşur? Elbette hayır. Dil, bir sesli semboller sistemidir. Nesne ve kavramların karşılıkları olan <em>kelimeler</em>, <em>karşılıkları oldukları nesnelerin tarifi değil, işaretidirler. </em>Bu sebeple insanlar, bir dili kullanırken, kelimelerinin köklerini veya kökenlerini düşünmezler. Buna lüzum da yoktur. Dünyanın en ünlü dilcisi bile olsa günlük konuşmalarında kelimelerin kökünü veya kökenini düşünmez. Sadece meramını anlatmak üzere konuşur.</p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Özetlersek, <em>“Türkçelik-yabancılık” </em>ölçüsü olarak kelimelerin kökenini ölçü alanlara göre, dilimizdeki kökeni yabancı bir dile dayanan her kelime <em>“Türkçe”</em> değil, <em>“yabancı”</em>dır. Bu ölçüye göre, dilimizdeki her yabancı kökenli kelime dilimizi <em>yabacılaştırmaktadır. </em>Yer yüzündeki hemen bütün medenî diller, başka dillerden kelime aldığına göre, her medenî dil, aldığı kelimeler oranında yabancılaşmaktadır. Böyle bir ölçü kabul edildiğinde , en çok yabancılaşan diller de her halde, İngilizce ve Fransızcadır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kısacası, <em>Dil Devrimcileri’</em>nin <em>“Türkçelik-yabancılık” </em>ölçüsünde yalnız <em>“köken”</em>i ölçü almaları, samimi değil görünüşten ibarettir. Genel olarak dünya görüşünde <em>Türkçü-milliyetçi </em>olmayan hatta buna karşı olanların, <em>dilde ırkçı</em> olmaları büyük bir çelişkidir. Diğer taraftan, teklif edilen karşılıkların içinde işaret ettiğimiz gibi<em> “kökeni yabancı” </em>olan kelimeler de vardır. Türkçeyi Türk milletine <em>“yabancılaştıran” </em>da <em>“şeref”i “onur, “ahlâk”ı “etik”, “millî” yi “ulusal”, “talih”i “şans”, “Nutuk”u “Söylev”, “kâtip”i “sekreter”, “şehir”i “kent”, “nazariye”yi “teori” </em>hatta Türkçe <em>“bütün”</em>ü <em>“tüm”</em> yapan da bu anlayıştır<em>. </em>Bu anlayışın Türk milliyetçiliği ile bir ilgisi yoktur. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">“Bilinir &#8211; anlaşılır &#8211; kullanılır”</span></em></strong><span style="text-decoration: underline;"> olmayı <strong><em>“Türkçelik ölçüsü” </em></strong>alan görüşe göre</span> ise, bir kelimenin <em>“Türkçe” </em>veya<em> “yabancı” </em>sayılmasının ölçüsü, sadece <em>“kelimenin kökeni” </em>değil, Türkçenin yaygın sözlüklerine girmiş olması veya <em>“bilinip-anlaşılır-kullanılır” </em>olmasıdır. Bu görüşe göre, büyük Türk milliyetçisi fikir adamı <strong>Ziya Gökalp’</strong>ın ifadesiyle, <strong><em>“Türk halkının bildiği ve kullandığı her kelime, Türkçedir. Halk için alışılmış olan ve yapmacık olmayan her kelime millîdir.”</em></strong></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[135]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> 1911’de Selânik’te <strong><em>Genç Kalemler </em></strong>dergisinde toplanıp <em>“Türkçenin sadeleştirilmesi” </em>veya <em>“Türkçecilik” </em>tarihinde, en kalıcı ve sistemli çalışmayı başlatan <strong><em>“Yeni Lisan”</em></strong> hareketinin öncüleri <em>Ömer Seyfettin, Ali Canip</em> ve <em>Ziya Gökalp’</em>tan günümüze kadar, hemen bütün Türk milliyetçisi kuruluş ve aydınlar bu görüşü savuna gelmişlerdir.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[136]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Ziya Gökalp, <em>“bilinip, anlaşılır </em>ve <em>kullanılır”</em> olmayı <strong><em>“Türkçelik ölçüsü”</em> </strong>kabul ettiğini, daha 1916’da yayımladığı <strong><em>Lisan </em></strong>şiirinde şöyle açıklamıştır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Lisanda sayılır öz</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Herkesin bildiği söz,</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Manası anlaşılan</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Lügata atmadan göz.</em> </span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Uydurma söz yapmayız,</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yapma yola sapmayız.</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong>Türkçeleşmiş Türkçe</strong>dir.</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Eski köke tapmayız.</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Ziya Gökalp, </em></strong>yukarıya aldığımız dörtlüklerinde <strong><em>“dilde öz sayılma”</em></strong> yani <strong><em>“Türkçelik” </em></strong>ölçüsünü, kısa kesin bir formül halinde ortaya koymaktadır. Ona göre <strong><em>kelimenin Türkçe sayılmasının ölçüsü</em></strong>, <em>“sözlüğe göz atmadan manası anlaşılan, herkesin bildiği söz”</em> olmasıdır. Görüldüğü gibi Ziya Gökalp, <em>kökeni </em>ölçü alan görüşe katılmaz; kökeni başka dile dayanan, başka bir dilden geldiği halde dilimize yerleşmiş ve halkın malı olmuş kelimelere, <strong><em>“Türkçeleşmiş Türkçe” </em></strong>adını verir ve bu tür kelimeleri, <em>Türkçe kelime </em>sayar. Ziya Gökalp bazı şiir ve makalelerinde parça parça ortaya koyduğu <em>“dil ve Türkçecilik” </em>konusundaki görüşlerini, topluca 1923’te basılan ve Türk Ocaklılara ithaf ettiği<em> <strong>“Türkçülüğün Esasları” </strong></em>adlı ünlü eserinin <strong><em>“Dilde Türkçülük” </em></strong>bölümünde,<em> Türk milliyetçiliğinin Türkçecilik programı olarak</em> ortaya koymuştur.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[137]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Ziya Gökalp’ın ortaya koyduğu ve hemen bütün Türk milliyetçilerinin kabul ettiği ve savunduğu <strong><em>“Türkçelik” </em></strong>ölçüsüne göre, <em>Türk milletinin bildiği ve kullandığı her kelime kökenine bakılmaksızın <strong>“Türkçe”</strong></em>dir. Ancak, <strong><em>söyleyiş ve imlâ bakımından geldiği dildeki özelliklerini koruyan ve dilimizde karşılığı bulunan her kelime dilimizde “fazlalık” ve “yabancı” kabul edilir. </em></strong>Dilimizin <em>“fazlalık” ve “yabancı” </em>kelimelerden kurtulması gerekir. Bu tür kelimelerin dilimize hiçbir faydası yoktur:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Aruz sizin olsun hece bizimdir.</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Halkın söylediği Türkçe bizimdir.</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Leyl</em></strong><em> sizin, <strong>şeb</strong> sizin, <strong>gece</strong> bizimdir.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Değildir bir mana üç ada muhtaç. </em>(F.A.Tansel, Külliyat, s. 27)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Ziya Gökalp ve aynı görüşte olanlara göre, dil, başka dilden kelime alabilir; fakat <em>ek</em> veya <em>dil bilgisi kuralı </em>alamaz<em>. </em>Dili, <em>“bozan”, </em><em>“başka dillerin boyunduruğu altına sokan” </em>ve <em>“yabancılaştıran”, </em>yabancı ekler ve dil bilgisi kurallarıdır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türkiye’de, Atatürk’ün ölümünden sonra başlayan dil tartışmalarında, <em>“dil devrimcileri”, “Öz Türkçecilik”, “Arı Türkçecilik” </em>vb adı altındadilde uyguladıkları <em>“tasfiyecilik” </em>anlayışına, Atatürk’ün 1930’da <em>Prof. Sadri Maksudi’</em>nin <strong><em>“Türk Dili İçin”</em></strong> adlı kitabının kapağına yazdığı şu cümlelerin son bölümünü gerekçe göstermektedirler.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[138]</span></span></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">“Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla işlensin.</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”</em> </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Atatürk’ün bu sözlerindeki <em>“dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarma” </em>ifadesi, <em>“Türkçelik ölçüsü”</em> olarak alınıp, <em>“Kökeni Türkçe olmayan her kelime yabancıdır; dolayısıyla Türkçeden atılmalıdır.” </em>diye yorumlanmaktadır. Atatürk’ün bu sözleriyle gösterdiği hedef veya gaye, <em>kelimelerin kökeni </em>ile uğraşmak değil, milliyetçiliğinin bir gereği olarak <em>dilin, millet varlığındaki yerini ve önemini işaret </em>etmektir. Özleştirmeciler, nedense bu sözlerin hep son cümlesini esas almakta ve asıl maksadı göz ardı etmektedirler. Atatürk, <em>“dilin şuurla işlenmesinden”</em> de bahsetmektedir. Bir dilin başka dillerden kelime almış olması, bir dilin <em>“boyunduruğu altına girmesi” </em>anlamına gelmez. Çünkü bütün diller, ihtiyaç duyduğunda başka dillerden kelime alır. <em>“Dili yabancı bir dilin boyunduruğundan kurtarmak, başka dillerden girmiş olan gramer şekil ve kaidelerini (dilimiz bahis konusu olduğuna göre Arapça ve Farsça tamlamaları, birleşik şekilleri, çoğulları) atmak manasına gelmektedir. Diller arasında çeşitli sebeplerle meydana gelen kelime alışverişi, ‘yabancı boyunduruğu’ sayılamaz.”</em></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[139]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Bundan dolayı, Atatürk’ün sözleri, dilde yalnız<em> “köken”in</em> <em>“Türkçelik-yabancılık” </em>ölçüsüalınmasına ve <em>“tasfiyecilik” </em>yapılmasına gerekçe sayılamaz. Zaten Atatürk’ün de böyle bir değerlendirmesi yoktur.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Atatürk,</em></strong> 1931’de büyük bölümünü el yazıları ile yazdığı <em>“Medenî Bilgiler” </em>kitabının dille ilgili bölümünde, <strong><em>“Türk milletinin dili Türkçedir.” </em></strong>diyor; <em>“Öz Türkçedir.” </em>demiyor.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Diğer taraftan, Birinci Türk Dil Kurultayı’nda (1932) seçilen Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu, Kurultay’dan sonra yayımladığı bildiride, Kurumun hedefini, <em>“yazı dilinde <strong>Türkçeye yabancı kalmış </strong>unsurları atmak”; “<strong>temel unsurları öztürkçe</strong> olan bir dil yaratmak” </em>ifadeleri ile açıklamıştır.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[140]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Buradan da anlaşıldığına göre, Kurumun 1932’deki Yönetim Kurulu da <em>“Türkçelik-yabancılık” </em>ölçüsü olarak <em>“köken”</em>i almamıştır. Eğer böyle olsaydı, <em>“kökeni yabancı olan” </em>veya <em>“bütün unsurları Öz Türkçe olan”</em> ifadelerine yer verilmesi gerekirdi. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">
<p class="alignleft"></p>
<p>Günümüzün dil ilmine ve dilcilerine göre de, dilde <strong><em>“Türkçelik” </em></strong>ve <strong><em>“yabancılık” </em></strong>ölçüsü, sadece<em> “köken” </em>değil, <em>“kullanılış” </em>tır. Bir dil, başka bir dilden kelime alır ve aldığı kelimeye söyleyiş veya imlâca (hatta anlamca) kendisine göre yeni bir <em>kullanış </em>şekli<em> kazandırırsa, kendisine mal etmiş olur. </em>Artık o kelime<em> <strong>“yabancı”</strong></em> sayılmaz. Çünkü <em>“Bir kelimenin Türkçe sayılıp sayılmamasının ölçüsü, onun kökeni değildir. Ses yapısı, zevk ölçüsü, kullanılış şartları ve anlam bakımından o kelimelerin dilde yerleşmiş ve herkes tarafından anlaşılır olup olmamasıdır.”</em></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[141]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">D. Mehmet Doğan’ın <em>“Büyük Türkçe Sözlük” </em>ünde de, <em>“yabancı kelime”</em>ye şu karşılık verilmektedir: </span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">“Bir dilin esas kaynağından olmayan veya yaygın sözlüğünde bulunmayan kelime. Türkçeleşmiş kelimeler yabancı kelime değildir.”</span></span></em><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[142]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Tarih derinliği ve coğrafya genişliği sebebiyle her medeniyet ve kültür dili gibi, Türkçe de<em> -doğudan batıya, Çinceden İngilizceye-</em> pek çok dille alışverişte bulunmuştur. <em>“Bilgi alışverişi” </em>çerçevesinde ve <em>“kelime ile sınırlı kalmak şartıyla”</em> yapılan dil alışverişleri, diller için tabiî (normal) bir gelişme olarak kabul edilebilir. <em>“Türkçenin Doğu’dan ve Batı’dan aldığı kelimelerle anlatım bakımından zenginleştiği kabul edilebilir bir gerçektir.”</em> </span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[143]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Yeryüzünde <em>“alışveriş” </em>yapmamış, başka bir dilden kelime almamış <em>“arı”, “saf” </em>veya <em>“öz” </em>bir dil bulmak mümkün değildir. Türkçe de tarihinin hiçbir devrinde <em>arı </em>veya <em>öz </em>olmamıştır. Diğer taraftan başka dillerden <em>“bilgi öğrenmeye”</em> yani <em>“ihtiyaca” </em>dayanan ve kelime çerçevesinde kalan <em>“alıntılar” , </em>dilin yapı ve işleyişine zarar vermediği sürece dilin zenginleşmesine de katkıda bulunurlar. Bundan dolayı her dilde ve her devirde görebileceğimiz tabiî dil alışverişlerini, diller için doğrudan yozlaşmaya yol açan <em>“yabancılaşma” </em>olarak değerlendiremeyiz. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Daha önce de belirttiğimiz gibi <strong><em>Türkçe, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelinceye kadar </em></strong><em>Çinceden, Sanskritçeden (eski Hint dili), Soğdçadan, Arapça ve Farsçadan;</em> <strong><em>Anadolu’ya geldikten sonra</em></strong> da <em>Arapça</em> ve <em>Farsçanın</em> yanında, <em>Yunancadan (Rumca), İtalyancadan, Ermeniceden, Macarcadan, Rumenceden, Sırpçadan, Bulgarcadan </em>kelimeler almıştır. Bugünkü Türkiye Türkçesinde bu kelimeler, yabancılığı hissedilmeden, dilimize mal olmuş birer <em>“Türkçeleşmiş Türkçe”</em> kelime olarak kullanılmaktadır:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>aba &lt; yun. kapa </em>(kaba kumaştan yapılan manto, kebe)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>abluka&lt;İt. A blocco </em>(bir şehrin deniz yolunu kesecek şekilde çevirmek)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Anadolu&lt; Yun. Anatole, Anatolia, </em>(doğu yönü, doğudaki ülke)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>araka&lt;Yun.arakas </em>(iri taneli bezelye)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>avanak&lt; Er. Avanog </em>(eşek sıpası, Türkçde, kolayca kanan)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>avlu&lt;Yun. aule </em>(etrafı duvarla çevrili yer)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>badana&lt;İt. Badigeon </em>(sulandırılmış kireçle duvar boyama)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>banka&lt;İt.Banca,İng.Bank </em>(ilk defa Osmanlı Bankası için <em>Bank Otaman </em>şeklinde kullanılmış)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">bavul&lt; İt. Baule</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">berber&lt;İt. barbiere</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>bezelye&lt;İt. Psello </em>(baklagillerden bir sebze türü)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>beze&lt;Yun. maza,mazi </em>(hamur topu)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">cacık&lt;Er. cacıg </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>cıvata</em>&lt;it. <em>Chiavarda</em> (ucu somunlu çivi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>çerez&lt;Yun. skeros </em>(yemek dışında yenen yaş ve kuru yemiş)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>çete&lt;Arn. </em>(silahlı eşkıya)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">dangalak&lt; Er. </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>domates&lt;Yun. utomato</em> (domates)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>efendi&lt; Yun. atfendis </em>(başlıbaşına iş gören, ağa, sahip)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>evlek&lt; Yun. aylaki </em>(tarlada saban iziyle ayrılan bölümlerden her biri)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>haydut&lt;Mac. </em>(silahlı soygun yapan)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>ızgara&lt;Yun. eskhara, </em>(üzerinde ötberi kızartılan şey)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Kanca&lt;İt. </em>(ucu demir çengelli çubuk, askı, çengel)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>kerevet&lt;Yun. krebbatı </em>(tahta sedir)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>kilit&lt;Yun. kleidi,kleidion </em>(kapamak, kapatmak)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>kuluçka&lt;Bul. </em>(civciv çıkarmak üzere yumurtaları üzerine yatmış kuş cinsi,tavuk)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Levent&lt;İt. Leventino </em>(genç, yiğit, yakışıklı; Osm. donanmasında deniz eri)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">maydanoz&lt;Yun. makedonasi </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>marul&lt;Yun. marouli </em>(yeşil yapraklı salata bitkisi)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">petek&lt;Er. </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>pırlanta&lt;İt. brillanta </em>(parlak elmas)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">piliç&lt; Bul.</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>pund&lt; Yun. appünto </em>(uygun zaman, fırsat, punduna getirmek’teki)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>sınır&lt; Yun. sunaron </em>(uç, iki ayrı toprağı ayıran çizgi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>simit&gt;Yun. semidalis </em>(halka biçiminde çörek)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">soba&lt;Mac.</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Şıllık&lt;Er.</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Tavla&lt;İt. Tavola </em>(tavla oyunu)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Temel&lt;Yun. themelios </em>(bir yapının toprak altında kalan kısmı, taban)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Günümüz Türkçesinde kullanılan <em>çay, mantı, inci </em>Çinceden; <em>kent</em> Soğdçadan kalma sözlerdir. Fakat gerek Arapça ve Farsçadan gerek diğer dillerden olsun ortalama 15. yüzyıla kadar süren dönemdeki alışlar, dilimizin yapı ve işleyişinde yozlaşma ve yabancılaşmaya yol açmıştır, denilemez. Ancak, 15. yüzyıldan sonra başta dinî sebepler olmak üzere edebiyat anlayışı ve diğer sosyal ve siyasî sebeplerle, Arapça ve Farsçadan bilgi öğrenmeye dayanmayan <em>“özenti alıntıları”, </em>dilimizi yabancılaştırmaya başlamıştır. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Genel olarak 15. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar, dilimizde karşılığı olduğu veya dilimizin imkânları ile karşılanabileceği halde, Arapça veya Farsça kelimeler almak veya bunlardan yeni kelimeler türetmek yoluna gidilmiştir. Bazen her iki dilin aynı anlamdaki kelimeleri <strong><em>su</em></strong><em>, âb-mâ; <strong>et</strong>, güşt-lâhm; <strong>gece</strong>, leyl-şeb; <strong>ekmek</strong>, nan-huduz; <strong>güneş, </strong>şems- mihr-hurşid-âfitab; <strong>göz, </strong>ayn-çeşm; <strong>arslan, </strong>esed-gazenfer-şîr</em> alındığı gibi, <em>“işletme-çekim ekleri” </em>ve <em>“dil bilgisi” </em>unsurları da (dilin yapı ve işleyiş sistemi olan şekil bilgisi ve söz dizimi, özellikle tamlama şekilleri) alınmıştır. Zaten<em> <strong>dili yozlaştıran ve yabancılaştıran</strong> </em>da bu <em>lüzumsuz </em>veya<em> fazlalık , özentiye dayanan alıntı kelimeler </em>ve<em> dil bilgisi şekilleridir. </em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Arapça ve Farsça <em>bilgi </em>veya <em>özenti</em> alıntılarının dilimize adeta sınırsız bir şekilde girmesi, 15.yüzyıldan başlayarak 20. yüzyıl başlarına kadar sürmüştür. 20. yüzyıl başlarından itibaren Arapça ve Farsça unsurların dilimize girmesi durmuş; hatta daha önce girenler de sadeleşme veya Türkçecilik çalışmaları ile büyük oranda dilimizden atılmıştır. Fakat 19.yüzyıl ortalarından itibaren bir taraftan Arapça ve Farsçadan giren kelime ve diğer dil unsurlarının oranı giderek azalırken, öte taraftan başta Fransızca olmak üzere Batı dillerinden <em>–özellikle Fransızcadan- </em>kelimeler ve dil unsurları dilimize girmeye başlamıştır. Türkçede bugün görülen <em>“Batı kaynaklı yabancılaşma” </em>nın kökenleri de bu döneme uzanmaktadır. Bugün Türkçede, Ararpçadan sonra en çok Fransızca kökenli yabancı kelime vardır. Bunlar genel olarak 19. yüzyılda dilimize girmiştir. </span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[144]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> İngilizcenin tesiri, genellikle 1950’li yıllardan sonradır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">19. yüzyıl ortalarında <em>–Tanzimat Devrinde- </em>başlayan <em>“Türkçenin sadeleştirilmesi”</em> veya <em>“Türkçecilik” </em>çalışmalarında, dilimizde <em>“fazlalık” </em>ve<em>“yabancı” </em>olarak değerlendirilen <em>Arapça </em>ve <em>Farsça </em>kelimelerle bu dillere ait <em>dil bilgisi şekilleri</em>nden temizlenmesi hedef alınmış; fakat genel olarak 18. yüzyıldan sonra dilimize girmeye başlayan ve 19. yüzyıldan sonra hızı ve oranı artan <em>Batı kökenli </em>özelikle <em>Fransızca</em> kelimelerin kapısı açık bırakılmıştır. Belki de henüz tehlike görmedikleri için, <em>“Türkçü Türkçeciler”</em> ve <em>“Yeni Lisancılar”</em> da<em>, </em>Türkçeyi sadeleştirme çalışmalarında Batı kökenli kelimelere karşı bir tedbir düşünmemişlerdir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Cumhuriyet devrinde ise, özellikle 1945’ten sonra Batılı kelimelerin dilimize girişi hızla artmasına rağmen,<em> “arı dil”, “öz dil” </em>diyen <em>“Dil Devrimcileri” </em>özellikle sadece Arapça kökenli kelimeleri hedef almış; Fransızca ve İngilizce kelime ve ekleri hatta ifade şekillerini adeta <em>“yabancı” </em>saymamışlardır. Öyle ki, Türk Dil Kurumu, ciddî olarak, ancak 1970’li yıllardan itibaren <em>“Batı kökenli” </em>kelimelere karşılık aramaya başlamıştır.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[145]</span></span></span></span><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"> Halbuki, “<em>Arapça ve Farsçadan 1000 yılda alınan sözcüklerin toplam sayısına yakın Fransızca sözcük Türkçeye, 100 yıldan az bir sürede girmiştir.”</em></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[146]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Büyük dilci ve sözlükçü Şemsettin Sami’nin 1901’de basılan <strong><em>Kamus-ı Türkî </em></strong>adlı Türkçe sözlüğünde % 4 (1300) olan Batı kökenli kelime oranı, <strong><em>Türkçe Sözlük’</em></strong>ün 1969 baskısında % 14.5 (4000) tir.</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[147]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Bu verilere göre, Günümüz Türkçesindeki Batı kökenli kelime sayısı, 68 yılda % 10.5 (2700) artmıştır. Bu durum, Türkçe için çok hızlı bir yabancılaşmanın işaretidir. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Genç Kalemler</em></strong> dergisinde 1910’larda <strong><em>“Yeni Lisan”</em></strong>adıyla başlatılan dili Arapça veya Farsçadan gelme fazlalık kelime ve dil bilgisi (gramer) unsurlarından temizleme ve <em>“Türkçeye dönüş” </em>hareketi ve devamında da 1930’larda <strong><em>Atatürk’</em></strong>ün öncülüğünde başlatılan <strong><em>“Dil İnkılâbı”</em></strong> ile, ilk yıllarda bazı aşırılıklar ve yanlış uygulamalar yapılmışsa da bunların durulması ile Türkçenin sadeleşmesi sağlanmış, kendi yapı ve işleyişi ile gelişip zenginleşmesinin yolu açılmıştı.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Ancak Türkçe, önüne açılan tabiî gelişme yolunu 1945’lerden sonra takip edemedi. <em>“Öz Türkçecilik”, “Arı Türkçecilik” </em>veya <em>“dilde ilericilik” </em>gibi isimlerle sürdürülen<em> “dil devrimciliği”</em> adına, <em>“Devrimci görüş kuralların tutsağı olmaz.” </em>metotsuzluğu ile Türkçenin yapı ve işleyişini göz önüne almadan pek çok kelime türetildi. <strong><em>Dil davası, siyasi-ideolojik bir mesele haline getirildi.</em></strong> Dilde ihtiyaç olmadığı halde kelime türetmede (daha doğrusu kelime uydurmada) herkes kendisini yetkili görüp kendi uydurduğu kelimeleri kullanmaya teşvik edildi. Böylece ortaya çıkan dil anarşisi, kavram kargaşası, anlatım yetersizliği, <strong><em>“anlam ve anlatım boşluğu”</em></strong>na sebep oldu. İşte bu boşluğu Batı dillerinden kelimeler ve ifade şekilleri doldurmaya başlayınca, tek sebep bu olmasa da günümüzdeki <em>yozlaşmaya </em>ve <em>yabancılaşmaya </em>yol açılmıştır. Halk ifadesi ile <em>“Bir kere kazık yerinden oynamıştır.”</em> Bundan dolayı günümüzün Türkçesinde, biri <em>“Yaşayan Türkçe” </em>biri <em>“Yeni Türkçe” </em>veya<em> “Uydurma Türkçe” </em>biri de <em>“Batı kökenli” </em>olmak üzere çok defa aynı anlam için üç kelime bulunmakta; tabiî <em>“çağdaşlık !” </em>adına ve özenti ile özellikle basın-yayın organlarında <em>“Batı kökenli” </em>kelimeler tercih edilmektedir. Bu yolla dilimizi yabancılaştıran bazı örnekler şunlardır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Matbuat………. Basın………. medya</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Usul …………… yöntem ….. metot</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Faaliyet ……….. etkinlik……. aktivite</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Mutabakat……… uzlaşı ……… konsensüs</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Mesele …………..sorun ………..problem</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">İçtimaî…………&#8230;toplumsal …..sosyal</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Meclis …………..Kamutay …….Parlamento</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kâtip ……………yazman ……..sekreter</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Timsal …………..simge ……… sembol</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Teferruat ………ayrıntı ……….detay</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Beyanname ……bildiri ……….deklarasyon</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Mensucat ………dokuma ………tekstil</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Encümen ……….kurul ………… komisyon</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Fevkalâde ……..olağanüstü &#8230;&#8230; süper</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Şekil …………biçim ………….form</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Tarafsız ………..yansız …………nötr</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Taassup ……….bağnazlık………fanatizm</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bedbin ………&#8230;kötümser………pesimist</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Mütehassıs</em>&#8230;.<em>uzman ……</em>..<em>kompetan</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Delil ………</em>..<em>kanıt………</em>&#8230;<em>argüman</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Hasret ……</em>&#8230;<em>özlem ………nostalji</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Tecrübe…</em>&#8230;.<em>.deney ………test etmek</em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Diller arasındaki alışverişlerde, dillerin birbirinden dil unsuru olarak,<em> “kelime”, “şekil bilgisi-yapım eki”, “işletme eki” </em>ve <em>“söz dizimi kuralı” </em>aldıkları görülür. Ancak dil alışverişi en çok “<em>kelime</em>” alışverişi şeklinde olmaktadır. Diller arasında kelime alışverişi, <em>ihtiyaçtan</em> <em>doğan</em> <em>bilgi alışverişi </em>sınırında kaldığı sürece tabiî, normal bir dil hareketi sayılabilir. Fakat hiçbir ihtiyaca ve bilgi öğrenmeye dayanmayan, alıcı dilde karşılığı olduğu halde alınan <em>özenti alışverişleri </em>ile <em>her çeşit ek </em>ve <em>söz dizimi kuralı </em>alışverişleri, dillerin varlığına, yapı ve işleyişine zarar verir. Bu tür alışverişler, dili, başka dilin boyunduruğuna sokar; dilin yozlaşmasına ve yabancılaşmasına yol açar. Onun için tabiî karşılanamaz. Karşılanmamalıdır. Türkçecilik de bu noktada başlar.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dillerin, yeni bir nesne ve kavramla karşılaştıklarında, yani yeni kelimeye ihtiyaç duyduklarında başvuracakları yollar bellidir. Bunlar, kendi bünyesinden <em>yeni</em> <em>kelime türetmek, kelime birleştirmek </em>veya <em>derleme-tarama </em>yapmaktır. Bu kaynaklarla karşılık bulamadığı zaman da başvuracağı son kaynak, son çare (veya çaresizlik) yabancı kökenli kelimeyi almaktır. İşte bu çaresizlik karşısında <em>Türkçecilik açısından</em> yapılabilecek olan, yabancı kökenli kelimeyi, dilimizin <em>ses ve imlâ yapısına</em> <em>uydurarak </em>almaktır. Bundan dolayı, dilde hiç olmazsa söyleyiş ve imlâca yabancılaşmanın önlenmesi için, <strong><em>“Yazım Kılavuzu”</em></strong>ndaki <em>“Alıntı Kelimelerin Yazılışı” </em>ve <em>“Yabancı Özel Adların Yazılışı” </em>bölümleri bu anlayışa göre yeniden düzenlenmelidir. Yabancı kökenli bir kelimenin, kendi <em>ses ve imlâsını </em>dilimizde de koruması, yabancılığını sürdürmesi anlamına gelir. Bu, dilimizi yabancılaştıran bir uygulamadır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yabancı dillerden giren kelimelerin <em>ses-söyleniş </em>ve <em>özel imlâsını </em>koruması ve Türkçe söyleniş ve yazılışlarının yanlış kabul edilmesi, Cumhuriyet’ten önceki <em>sadeleştirme ve Türkçeleştirme </em>tartışmaları sırasında, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Yahya Kemal gibi <em>Türkçü-milliyetçilerin,</em> <em>“Türkçeleşmiş Türkçe” </em>anlayışına karşı, <em>“Fesahatçiler”</em>in savunduğu bir anlayıştır. Eski <em>Fesahatçiler, </em>yabancı kökenli kelimelerin Türkçede özellikle halkın dilinde aldığı yeni şekilleri, <em>“galat” (yanlış) </em>sayıp, asıl dillerindeki gibi yazıp söylemeyi savunurlardı. Bunlar <strong><em>Arapçacı-Farsçacı Fesahatçiler</em></strong><em>di; günümüzde de <strong>Fransızcacı-İngilizceci Fesahatçiler </strong>türedi. </em>Son yıllarda biraz İngilizce öğrenenler, Türkçeye <em>-hatta lüzumsuz-</em> girmiş İngilizce kelimeleri, İngiliz söyleyişine göre söyleyip yazmayı, övünme ve farklılık vesilesi saymaktadırlar. Bu <strong><em>yeni Batıcı Fesahatçi </em></strong>anlayış da yabancılaşmayı yaygınlaştıran sebeplerden biridir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Burada yeri gelmişken, eski Fesahatçilerin<em> “galat” </em>(yanlış), Türkçü-milliyetçilerin <em>“millîleşmiş” </em>veya <em>“Türkçeleşmiş Türkçe” </em>saydıkları ve bugün dilimizde <em>“yabancılıkları” </em>fark edilmeden kullanılan kelimelerden bazı örnekler verelim:</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[148]</span></span></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">âdem&gt;adam </span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">leymun&gt;limon</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">bilâ şey&gt; beleş</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">çep ü rast&gt; çapraz</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">âfet-i can&gt;afacan</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">cameşuy&gt;çamaşır</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">destgâh&gt;tezgâh</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">çeharçûbe&gt;çerçeve</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">govsale&gt;kösele</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">hâmir&gt;hamur</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">kallâş&gt;kalleş</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">cinaza&gt;cenaze</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">gûşe&gt;köşe</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">maktûp&gt;mektup</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">kassâp&gt;kasap</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">tebaşir&gt; tebeşir</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">zenbûrek&gt; zenberek&gt;zemberek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">riçal&gt;reçel</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">şurba&gt;çorba</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">bağçeban&gt;bahçıvan</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">harbuze&gt;karpuz</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">nerdüban&gt;merdiven</span></span></em></p>
<p><strong><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Zmirnia&gt;İzmir</span></span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">İkonyum&gt;Konya</span></span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Sangaryos&gt;Sakaryos</span></span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Scutari&gt;Üsküdar</span></span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Adriyamus&gt; Edremit</span></span></em></strong></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dilimizde Arapça ve Farsçanın yanında başka pek çok dilden kelime de, zamanla söyleniş, yazılış ve anlamca değişikliğe uğramış, mecazî anlamlar kazanmış ve dilimizin malı olmuştur. Bu kelimelerin pek çoğu ile geldikleri dilde bulunmayan yeni deyimler yapılmıştır. Meselâ dilimizde <em>“akıl” </em>kelimesi ile ilgili bir çok deyim vardır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl almamak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıldan çıkmak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl defteri</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl etmek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl hocası</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl kârı olmamak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl sır ermemek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıllara durgunluk vermek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıllı uslu </span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Akıl var yakın (izan)var</span></span></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Meselâ yine Farsça <em>“gûşe”</em>den Türkçeleşen ve dilimizin malı olan <em>“köşe” </em>kelimesi ile ilgili de birçok deyim vardır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşe bucak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşe kadısı</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşe kapmaca oynamak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşesine çekilmek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşeye sıkışmak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşeyi dönmek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Köşe başı tutmak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Baş köşe</span></span></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Örneklerini çoğaltabileceğimiz bu tür kelimeler, dilimizin zenginlikleridir. <em>“Akıl”</em>ı <em>“us”</em>la; <em>“köşe”</em>yi <em>“dönemeç” </em>le değiştirmeye kalkmak, dilimizi bu zenginlikten mahrum etmektir. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="color: red;">b) <em>Yabancılaşma Yolları </em>ve</span><em><span style="color: red;"> Şekilleri</span> </em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">İnsanoğlunun <em>bildiği, öğrendiği, ürettiği, </em>her bilgi her varlık ve kavram, dilde ifadesini bulur. Fakat insanoğlunun bilgi üretme ve öğrenmesi olup bitmiş değildir. Her an yenileri üretilmekte veya öğrenilmektedir. Bundan dolayı, bilgileri depolayan dil de olup bitmiş değildir. Hayatla beraber devam etmektedir. Her üretilen veya öğrenilen bilgi, dilde yeni bir karşılık ister. Bundan dolayı, dilin her zaman yeni kelimelere ihtiyacı olur. Dil, bu yeni üretilen veya öğrenilen nesne ve kavramları karşılama ihtiyacını, ya kendi imkânları ile <em>yeni kelime türeterek </em>ya var olan kelimelerinden<em> birleştirerek </em>karşılama yoluna gider. Kendi imkânlarından karşılayamayınca da <em>yabancı kelime almak </em>durumunda kalır. Bilgiyi, nesneyi veya kavramı üreten millet, ürettiği ürüne adını da kendi dilinden verir veya vermesi gerekir. Ne var ki son yıllarda, kendi ürettiklerimize de yabancı isimler vermeye başladık. Bu yabancı özentisinin ve millî şuur eksikliğinin son haddidir</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Meselâ, Bedri Aydoğan, yaptığı bir araştırmada <em>Yataş, İpek, İstikbal, Bellona </em>gibi Türk üretici kuruluşların ürettikleri mal veya ürünlerine genellikle yabancı adlar verdiklerini tespit etmiştir. Bu ürün adlarından bazıları şöyledir:</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[149]</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Koltuk kanepe adları:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bizon koltuk takımı</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Oscar koltuk takımı</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Arizona koltuk takımı</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Crystal koltuk takımı</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Argos kanape</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Modena kanape</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Karizma kanepe</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Former sehpa</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Desen adları: <em>Federal,</em> <em>Kristal,</em> <em>İndigo,Orange, İndy Butter,</em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yatak adları: <em>Alize</em>, <em>Ultra,</em> <em>Bela,</em> <em>Caprice,</em> <em>Sabrina </em>vb.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kendi ürettiklerimize yabancı adlar vermek, millî şuur eksikliğini veya zihnimizin yabancılaştığını gösterir. Ürettiği ürüne yabancı adlar verenler, aslında zihin ve kültür yönünden millete yabancılaşanlardır. Bilgiyi veya her çeşit nesneyi, ürünü kendimiz üretemediğimiz sürece, başkalarından almak, başka dillerden öğrenmek durumunda kalırız. Başka (milletlerden) dillerden öğrendiklerimizi bile kendi dilimizin imkânları ile karşılayabilmek en iyisidir. Ürettiğimiz ürünlere yabancı dillerden adlar vermemiz gerekse bile hiç olmazsa kendi söyleyiş ve imlâmızla alınmalı; öğrendiğimiz yabancı kelimeye, kendi damgamızı vurmalıyız. Bu da alınan kelimeyi söyleyiş ve imlâca olabildiği kadar dilimize benzetmekle olur. Halbuki <em>günümüzde dilimize giren yabancı kelimelerin, kendi imlâları ile yazılıp yabancı okunuşuna göre söylenmesi, giderek yaygınlaşmaktadır.</em> Türk imlâ sistemine de aykırı olan bu durum, dilin yabancılaşma ve yozlaşma yollarından birisidir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Son yıllarda Türkçesi bulunduğu veya bulunabileceği halde bazı kelimeler, ısrarla geldikleri dillerdeki asıl şekilleri ile <em>söylenip yazılmaktadır. </em>Bu tür kelimelerin, yabancı söyleniş ve yazılışıile kullanılması ve yaygınlaştırılması dilimizin yabancılaşmasını hızlandırmaktadır. Dilimizin ihtiyacı olmadığı halde dilimizde <em>özenti alıntısı</em> olarak, yabancı <em>söyleniş</em> ve <em>yazılış</em> şekli ile ısrarla kullanılan kelimelerden bazı örnekler:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Bodyguard …</em>………. (muhafız, korumacı, koruma görevlisi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>By-pas (ameliyatı)…</em>&#8230;.. (damar eklemesi) </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Calculatör ……………</em>&#8230; (hesap makinesi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Catering hizmetleri</em> …. (yiyecek sağlama işi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>CD-ROM – (si-di Rom)</em>.. (Compac Disc –Read Only Memory’nin kısaltması)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Charter uçak seferi</em> …&#8230;.(kiralanmış, ucuz tarifeli)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Chek-up (çekap) </em>……..(genel sağlık kontrolü)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Clip &#8211; </em>..……………&#8230;&#8230;..(müzik için hazırlanan kısa görüntüler veya bir tv </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">programından alınan kısa görüntü.)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Cola- (kola) </em>………… .( alkolsüz asitli içecek)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Compact disc </em>……… (müzik kaydedilen yuvarlak disk)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Deep freeze- (dip firiz) </em>(derin dondurucu)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Derby maç </em>……………(aynı ilin iki büyük takımının yaptığı maç)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Diskjokey (DJ) (Di-jey)</em> (radyolarda müzik plakları tanıtıcısı)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Eurocard </em>………………(bir tür kredi kart)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Fair play </em>…………… (Baştan belirlenen kurallara uyma)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Fas food </em>………………(ayak üstü yiyecek)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Free schop </em>……………(gümrüklerdeki mağaza)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Fuil oil </em>……………… .(petrol yağı, yağ yakıt)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Hot dog </em>…………………&#8230;(sosisli sandviç)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Hyper market </em>…………….( büyük alışveriş merkezi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Mega schow </em>………………(büyük gösteri)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Mega star </em>…………………(dünyada tanınmış sanatçı)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Notebook </em>…………………..(bilgisayar – çanta bilgisayar)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Opsiyon </em>…………………….(vade, süre)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Part-time (part taym) </em>…….. (yarım gün)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Play-back </em>………………….(görüntüye uygun plak çalma)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Pop corn- </em>…………………( patlamış mısır)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Realyti schow </em>……………..( gerçekçi olmaya çalışan tv eğlence programı)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Schow-room </em>………………(sergi yeri, teşhir salonu)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Stand by </em>…………………..(kullanmaya hazır kredi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Tolk schow </em>………………&#8230;(tartışmalı gösteri programı)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Top secret </em>………………&#8230;(<em> çok gizli</em>)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Walkman </em>…………………( kulaklık teybi)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">İstenildiğinde çoğaltılabilinecek bu tür kullanışlar, dilimizi yabancılaştıran örneklerdendir. Bu örneklerin pek çoğunun Türkçesi vardır; bulunmayanları da <em>Türkçeleştirmek </em>mümkündür<em>. </em>Hiçolmazsa Türkçede söylendikleri gibi yazılarak Türk imlâsına uydurulmaları gerekir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bu örneklerde en dikkat çeken yabancılaştırıcı ögeler alfabemizde bulunmayan <strong><em>“W”, “sch” </em></strong>gibi yabancı harflerdir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türkçeyi kelime yönünden yabancılaştıran ve dikkatlerden kaçan bir durum, Türkçe kökenli veya konuşma ve yazı dilimize mal olmuş kısaca <em>Türkçeleşmiş </em>kelimelerimizin yerine millî şuur eksikliği, Batı hayranlığı, basın-yayın organlarının tesiri, özenti, değişik görünme, zihnimizdeki kavram boşluğu veya başka sebeplerle Batı kaynaklı yani yeni <em>yabancı </em>kelimelerin dilimize sokularak kullanılmasıdır. Herhangi bir yeni bilgi, nesne veya kavramın karşılığı olmayan, bilgi öğrenmeye dayanmayan kelimeler giderek yaygınlaştırılmaktadır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bu tür <em>Batılı kökenli yeni yabancı kelimeleri</em> dilimize sokup ısrarla kullananlar, bir taraftan yabancı olduğu gerekçesiyle dilimizin malı olmuş Arapça veya Farsça kökenli kelimeleri dilimizden atmaya çalışırken diğer taraftan dilimizi Batı yönünde yabancılaştırmaktadırlar. Dilimizde belki bin yıldır kullanılan ve bütün Türkler’in bildiği <em>“ahlâk” </em>kelimesini Yunanca <em>“etik” </em>ile değiştirmeye çalışmak ve basın yayın organlarında her fırsatta kullanmak bunun tipik örneklerindendir. Türkçesi veya Türkçeleşmişi bulunduğu halde Batı kökenli yani yabancısı kullanılan ve bazılarınca özellikle tercih edilen bu tür kelimelerin tespit ettiğimiz bazı örnekleri şunlar: </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Ahlâk</em></strong><em>…………… <strong>etik </strong></em>(<em>ahlâksız</em> değil <em>etiksiz</em>)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Alelâde …</em>……&#8230;<em>anormal</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Asgarî …………</em>&#8230;<em>minimum</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Asrî………</em>………<em>modern</em> </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Azamî…</em>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<em>maksimum</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Başlamak …</em>…….<em>start almak</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Bunalım</em>………&#8230;.<em>kriz</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Başlık…………</em>&#8230;..<em>manşet</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Belde……………</em>&#8230;<em>site</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Destan………</em>……<em>epope</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Encümen…… </em>…..<em>komisyon</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Fırka………</em>&#8230;&#8230;&#8230;.<em>parti</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Fevkalâde………</em> <em>süper</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Heyet ………</em>…&#8230;.<em>delege</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>İçtimaî………</em>…&#8230;<em>sosyal</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Nazarî ………</em>…&#8230;<em>teorik</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Sargı </em>……………<em>bandaj</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Şahadetname…</em>…<em>diploma</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>Şeref</strong> …………</em>….<strong><em>onur </em></strong>(ayrıca <em>gurur, kibir, itibar,haysiyet</em> yerine)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Mektep……</em>&#8230;&#8230;&#8230;.<em>okul </em>(ecole’den, bizim ‘oku-mak’tan değil)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>İdadî …………</em>…..<em>lise</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Hekim…………</em>&#8230;..<em>doktor</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Uzuv…………</em>…&#8230;<em>organ</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Talih</em></strong>………&#8230;&#8230;..<strong><em>şans </em></strong>(<em>fırsat, imkân,hak, yetki,seçenek</em> vs yerine) </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Faal </em>………&#8230;&#8230;&#8230;<em>aktif</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>Gösteri</strong>……</em>……&#8230;<strong><em>şov</em></strong> (üstelik <em>show</em> imlâsı ile)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Meclis………</em>…….<em>parlamento</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>Yıldız</strong>…………</em>…&#8230;<strong><em>star</em></strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Danışma……</em>…&#8230;..<em>enformasyon (İng. …………şeklinde söyleyenler de var)</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>İtibar…………</em>…&#8230;<em>prestij</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Destekçi……</em>…&#8230;..<em>sponsor</em></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bakanlar kurulu…kabine</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Basın-yayın…</em>…&#8230;<em>medya</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>Düzenleme</strong>…</em>…….<strong><em>dizayn</em></strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Merkez ……</em>…….<em>centır </em>(kendi imlâsı ile yazmak daha makbul: <em>centr</em>)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>Dokuma</strong>……</em>……<strong><em>tekstil</em></strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>Sergi</strong> ………</em>……<strong>.<em>galeri</em></strong> (<em>galeria </em>demek daha modernlik)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Önder ……</em>……&#8230;<em>lider</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Fevkalâde…</em>…….<em>süper</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Seyahat …</em>………<em>turizm </em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Hizmet ……</em>……..<em>servis</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Gidişat ……</em>……..<em>trend</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Cankurtaran …</em>…<em>ambulans </em>(<em>ambulance </em>elbette daha iyidir)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Gecikme …</em>……&#8230;<em>rötar</em> </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>İktisat </em>…………&#8230;<em>ekonomi</em></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Denemek………… test etmek</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Aşama</em></strong><em> ……………<strong>etap</strong></em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Bitiş</em></strong><em> ………………<strong>final</strong></em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türkçede yerleşmiş kelimeler varken onları beğenmeyip yerlerine özellikle Batı dillerinden kelimeler kullanmak, <em>“entel züppeliği” </em>ve<em> “özenti” </em>olarak başlayıp, basın yayın yoluyla özendirilerek yaygınlaştırılmaktadır. Bu durumun temel sebebi, millî şuur ve Türkçe eğitimi eksikliğidir. Yine bazı şahsiyeti gelişmemiş kişiler de içinde bulundukları eziklik duygusunu gidermek veya farklı görünmek hevesiyle yabancı veya ortak dilin dışında kelimeler kullanmak yoluna sapmaktadırlar. <em>“Ahlâk” </em>yerine <em>“etik” , “itibar” </em>yerine<em> “prestij” , “gidiş-gidişat” </em>yerine <em>“trend”, “düzenleme” </em>yerine <em>“dizayn” ,”merhale”</em> yerine <em>“etap”, “denemek” </em>yerine <em>“test etmek” </em>demek, <em>“özenti”</em> ve <em>“entel züppeliği”</em>nden başka bir şey değildir. Fakat pek çok kişi, bu tür kelimeleri, basın-yayın aracılığı ile duyup öğrenmekte ve öyle konuşmanın daha doğru ve güzel olduğunu; daha kültürlülük veya çağdaşlık göstergesi sanmaktadır. Aslında ise <em>millî kültürden nasibini almamış olmanın göstergesidir.</em> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dilin şerefi, ortaklık unsuru veya ortak değer olmasındadır. Dilde <em>“herkes gibi” </em>konuşup yazmak önemlidir. Dili farklı ve kendine has kullanmak, bu şekilde yabancı kelimeler kullanarak yabancılaşmakla değil, üslûpla sağlanır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Son yıllarda, dilimizdeki yabancılaşma konusunda dikkat çeken bir durum da dilimize önce <em>Fransızcadan </em>girmiş ve artık yerleşmiş sayılabilecek kelimelerin yerine ya aynı kelimelerin <em>İngilizce </em>söyleniş ve imlâsıyla veya başka bir İngilizce kelime kullanılıp yaygınlaştırılmasıdır: Dilimize Fransızcadan <em>“kulüp” </em>söyleniş ve yazılışıyla giren kelime, bu defa İngilizceden<em> “clup” </em>yazılış ve <em>“klap” </em>söylenişiyle; <em>“kupa” </em>kelimesi, İngilizce <em>“kap” </em>(Efes kupası&gt; Efes Kap gibi) söylenişiyle; Fransızca <em>“plaj” (plage) </em>yerine İngilizce <em>“bîç” (beach) </em>kullanılmaktadır. Yine İtalyancadan <em>“mobilya” </em>yerine Fransızcadan <em>“möble” </em>aynı şekilde katmerli yabancılaştırma örneklerindendir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yabancılaşmanın <em>kelimeden </em>daha ileri ve daha farklı bir şekli de, <em>Türkçe </em>anlatımşekillerinin<em> İngilizce mantığına</em> <em>göre </em>tercüme edilerek kullanılmasıdır. Meselâ Türkçede değişik yardımcı fiillerle kullanılan anlatım kalıpları, İngilizce <em>“almak” </em>anlamındaki <em>“take” (teyk) </em>fiili ile anlatılmaktadır: </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Misafir almak </em>Türkçesi <em>misafir kabul etmek </em>veya <em>misafir davet etmek</em></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">İçki almak “ içki içmek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Çay almak “ çay içmek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Banyo almak “ yıkanmak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Sahne almak “ sahneye çıkmak</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Karar almak “ karar vermek, kararlaştırmak</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Duyum almak “ haber duymak</em> (haber vermek, haber almak ayrı)</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yenilgi almak “ yenilmek</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Start almak “ başlamak</span></span></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bazı ifade şekillerinde de yine İngilizce <em>“rigt” (doğru) </em>kelimesinin aynı kullanış mantığı ile tercüme edilerek kullanıldığını görüyoruz: </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“O sizin için <strong>doğru </strong>arkadaş değil”</em> (uygun, münasip… vs)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“<strong>Doğru</strong> zamanda geldiniz.” </em>(zamanında, uygun … vs)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“<strong>Doğru</strong> kişiye geldiniz.”, </em>(aradığınız kişi … )</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">“<strong>Doğru</strong> insanla karşılaştınız” </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>“Prelliye gelin, <strong>doğru </strong>lâstikle tanışın” </em>(Lâstik yuvarlak değil mi?)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bunlar ve benzeri kullanışlardaki <em>“doğru” </em>kelimesinin görünüşü Türkçe, mantığı İngilizcedir. Türkçede bu ifadeler için <em>“uygun” </em>veya<em> “münasip” </em>kelimeleri kullanılır. <em>“Soruya doğru cevap verdim.”</em> , <em>“Verdiğim adres doğru.” </em>cümlelerindeki Türkçe <em>“doğru” </em>kelimesi ile yukarıdaki tercüme ifadelerde kullanılan <em>“doğru” </em>kelimesi aynı değildir. Bu tür ifadeler de dilimizin mantık yapısını değiştirip bozmakta ve dolayısıyla dilimizi yabancılaştırmaktadır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">İngilizcedeki bazı kalıp ifadeler (söyleyiş şekilleri) Türkçeye, kalıp halinde yabancı dil mantığı ile tercüme edilmektedir:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-Sizin için ne yapabilirim? </em>(What can I do for you)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-kendine iyi bak </em>(Take care of your self)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-Mesele (sorun) nedir? </em>(Wat is the matter)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-Üzgünüm </em>(I am sory)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-umarım </em>(I hope)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-korkarım </em>(I am afraid)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-korkarım değil </em>(I am afraid not)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>-Çok satan kitap </em>(best seller) </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Görünüşte <em>“Türkçe” </em>olan bu ifadeler, aslında <em>“Türkçe söyleyişe” </em>veya <em>“Türkçenin mantığına” </em>uygun olmayan <em>yabancı anlatım </em>şekillerdir. Dilimizin anlatım mantığını yabancılaştırmaktadır. Meselâ, okuyucusu çok olan bir kitap için Türkçede<em> çok okuyan kitap </em>denilmez, <em>çok okunan kitap </em>denilir. Aynı şekilde Türkçede <em>kitap satmaz</em>; fakat <em>satılır. </em>Dolayısıyla <em>“çok satan kitap” </em>denilmez, <em>“çok satılan kitap” </em>denilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yabancı dil özentisinin ortaya çıkardığı bir yabancılaşma şekli de, <em>Türkçe </em>veya<em> Türkçeleşmiş </em>işyeri adlarının yabancı imlâ ile yazılmasıdır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">kebabchi</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">yemish</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Cafe berdush</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">kitapchi</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Laila</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>eskichi </em>vb gibi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türkiye’de pek çok dergi isimleri ile televizyon kanalı isimleri ve televizyon programlarının isimleri, <em>söyleniş </em>ve <em>imlâca</em> yabancılaşmaya öncülük etmektedir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dergi isimleri : <em>Star, Paparazzi, Dolce, Gala, Aktüel, PC Magazin </em>vs.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Birçok televizyon kanalı ve radyo isimleri de hem söyleniş hem imlâca dilimizi yabancılaştırma görevini (!) eksiksiz yerine getirmektedirler:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Show Tv , </em>(Şov Tivi) </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Star Tv, </em>(Star Tivi)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Flash Tv, </em>(Flaş Tivi) </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>CNN Türk </em>(Si eN eN )</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>NTV </em>(eN- Ti- Vi )</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>CNBC </em>(Si-eN-Bi-Si) </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Süper FM </em>(Süper eF-eM)</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Number One FM </em>(Nambır van eF-eM)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bu televizyon veya radyo isimlerinin kısaltmalarında harflerin <em>Türk alfabesindeki adıyla </em>söylenmemesi, hem Türkçenin yapısına hem 1353 sayılı <em>Türk Harflerinin kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun’a </em>aykırı olarak yabancı adlarla okunmaktadır. Türkçede temel ses özelliklerinden biri, hece kurmada ünsüzlerin daima kendisiden sonraki ünlüye bağlanmasıdır. Bu özellikten dolayı alfabemizde <em>ünsüz </em>sesleri gösteren harfler, önlerine bir <em>e </em>ünlüsü getirilerek okunur: <em>be, ce, de, fe, me, ne, te, ve </em>gibi. Kısaltmalar da bu kurala göre okunur.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>Atatürk’</em></strong>ün sekiz inkılâp kanunundan birisi olan 1 Kasım 1928 tarihli ve 1353 sayılı <em>“Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında kanun” </em>ile kabul edilen bugünkü alfabemizin harf adları da bu ses özelliğine göre adlandırılmıştır. Kanun metnine eklenen alfabe <em>“cetvel”</em>inde de harflerin adı böyle gösterilmiştir. Okullarımızda da bundan dolayı böyle öğretilir. <strong><em>B</em></strong><em>e<strong> , c</strong>e<strong> d</strong>e<strong>, f</strong>e<strong>, g</strong>e </em>gibi. Harf adı ile okunan bütün kısaltmalar da buna göre okunur: </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">TRT <em>(Te-Re-Te)</em></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">TC (Te-Ce)</span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>TBMM</em> <em>(Te-Be-Me-Me) </em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>İMF (İ-Me-Fe) </em>gibi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Buna göre </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Tv “Ti-vi” </em>değil <em>“Te-ve”</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>NTV “eN-Ti-Vi” </em>değil, <em>“Ne-Te-Ve” , </em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>CNN “Si-eN-eN” </em>değil <em>“Ce-Ne-Ne”</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Süper FM “Ef-Em” </em>değil <em>“Fe-Me” </em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">şeklinde okunursa Türkçe söylenmiş, dilimiz yabancılaştırılmamış olur. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Son yıllarda yabancı dillerin tesiri ve özenti ile alfabemizdeki özellikle <em>C, D, F, H, L, M, N, S, T, V </em>harflerini yabancı alfabelere göre <em>C (si), D (di), F (ef), H (haş-aş), L (el), M (em), N (en), S (es), T (ti), V (vi) </em>şeklinde adlandırmak veya söylemek yanlış ve Türkçeye aykırıdır. Bunlar, Fransız ve İngiliz alfabelerindeki harf adlarıdır. Bu harflerin <strong><em>Türk Alfabesi’ndeki </em></strong>adı, yukarıda belirttiğimiz gibi <em>Ce, De, Fe, He, Le, Me, Ne, Se, Te, Ve</em>’dir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bazı radyo ve televizyon kanalı isimlerinin yapısı da, <em>söz dizimi bakımından </em>Türkçeye aykırı ve yanlıştır. Bu isimlendirme şekli, dilimizi hem bozmakta hem yabancılaştırmaktadır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Radyo FM (Radyo eF-eM !)</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Radyo -5, </span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kanal – 7, </span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kanal- D, </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>Kanal- a </em>vs gibi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Bunlar ve benzeri radyo ve televizyon isimleri,</span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">FM Radyosu (Fe-Me Radyosu), </span></span></em></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em>5. Radyo, (Beşinci Radyo)</em> </span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">7. Kanal, (Yedinci Kanal)</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">D Kanalı, (De Kanalı)</span></span></em></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">a Kanalı </span></span></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">şeklinde olursa Türkçe söz dizimine uygun olur. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türkçe veya Türkçeleşmiş kelimelerimizin başına veya sonuna, Batı kökenli veya İngilizce söz veya ekler getirilerek yapılan kelimeler de dilimizi yabancılaştıran başka bir uygulama şeklidir. Bu uygulamanın ilk şekli 1930’lu yıllarda görülmüştür. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Almancadan <em>“-man,-men” </em>ekleriyle <em>öğretmen, eğitmen, okutman </em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Fransızcadan <em>“-al,-el, -sal,-sel” </em>ekleriyle <em>siyas-al, ulus-al, evren-sel</em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yunancadan <em>“gonia” (köşe-açı) </em>kelimesiyle<em> üçgen, beşgen, köşegen</em> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">gibi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dil İnkılâbı’nın ilk yıllarındaki bu uygulama sınırlı kalmıştı. Ancak son yıllarda, yabancı şirketlerle yürütülen bazı hizmet alanlarında hiçbir dil kaygısı güdülmeden <em>türetilen(!) “ucube” </em>kelimeler Türkçeyi sarmaktadır:</span></span></p>
<p><em><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong>The</strong> Marmara, <strong>Proto</strong> Türkçe, duygu<strong>sal</strong>, Türk<strong>cell</strong>, Ayce<strong>ll</strong>, Yardım<strong>cell</strong>, Sim-<strong>cell</strong>, para-<strong>matik</strong>, dokun-<strong>matik</strong>, Cep<strong>To</strong> Cep, vs.</span></span></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Batı dillerinden dilimize girip, dilimizi yabancılaştıran dil unsurları sadece <strong>“</strong><em>kelime” </em>ile sınırlı kalmamaktadır. Bir dil için yabancı kökenli kelimelerin girmesinden daha tehlikeli olan <em>yabancı eklerin </em>dile girmesidir. Nitekim dilimizi sadeleştirip Türkçeleştirme hareketlerinin en kalıcısı olan Genç Kalemler dergisine başlatılan <em>“Yeni Lisan” </em>hareketi de dilimizden özellikle <em>Arapça Farsçadan gelen yabancı ekleri </em>dilimizden atmıştı. Bugün dilimizde bazı kalıplaşmış olanlar dışında <em>Arapça </em>veya <em>Farsça yabancı ek </em>kalmadı. Fakat günümüzde de dilimize Batı kökenli ekler musallat olmuştur. Tanzimat devrinden beri dilimize Batı kökenli kelimelerle birlikte bazı ekler de girmekle beraber bunların sayı ve ağırlığı dikkat çekmiyordu. Ancak 1950’li yıllardan sonra Batı kökenli kelimelerle birlikte yabancı ekler de dilimizde gittikçe yaygınlaşmakta, adeta dilimizi istilâ etmektedir. Dilimizin kelimeden öte yabancılaşmasına yol açan hatta gelişme yollarını tıkayan bu Batı kökenli yabancı eklerden bazıları şunlardır: </span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kelime sonuna gelen ekler</span></span></em></p>
<p><strong><em><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">-aj</span></span></em></strong></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Ambalaj, avantaj, averaj, bagaj, baraj, blokaj vb</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-al,el</em></strong>: Fransızcadan dilimize girmiştir. İlgili olma, aitlik, mensupluk anlamı taşır. Türkçede <em>–sal,-sel,-l </em>şeklinde de kullanılır.<em> Kültür-el, aktü-el, endüstriyel, federal, fonksiyonel vb.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>-er</strong></em> <em>(Lâtinceden)</em>: Eklendiği kelimeye olan veya yapan anlamı verir. <em>Banker, otoriter, misyoner, </em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-ete, -ite, </em></strong>……. Türkçedeki <em>–lık,-lik </em>eki gibi soyut adlar yapar. <em>Aktivite, fizibilite, humanite</em> (insanlık)<em> , prodüktivite</em>(verimlilik), <em>realite </em>(gerçeklik). </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>İf</em></strong><strong>: </strong>İlgili olma, vasıf isimleri yapar. <em>Dekoratif, alternatif, kooperatif, sportif, portatif vb.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-ik</em>: </strong>Bir şeye ait olma, ilgili olma anlamı verir. <em>Akademik, alfabetik, alkolik, ansiklopedik, ekonomik, diplomatik, elektronik, sempatik, teknolojik,</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>-ist</strong></em>: Bir şeye alışkanlık veya düşkünlük anlamı verir. Meslek ve uğraşma anlatır. <em>Artist, Budist, egoist, ekonomist, feminist, finalist, komünist, realist, turist.</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-izm</em></strong>: İlgililik anlamı taşır. <em>Akademizm, alkolizm, ampirizm, anarşizm, ateizm, atletizm, sosyalizm, faşizm, idealizm, Nihilizm,</em> </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;">Batılı kelimelere benzeterek, <em>Kemalizm.</em></span></span></p>
<p><em><strong><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">-man</span></span></strong></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Antrenman, apartman, departman, deplasman, finansman,</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>-ör</strong></em><strong>: </strong>Yapan,eden anlamı taşır. <em>Aktör, antrenör, boksör, diktatör, direktör, raportör, rektör,</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-syon (-tion-siyon)</em></strong>: İş ve oluş isimleri yapar. <em>Adaptasyon, aksiyon, animasyon, dejenerasyon, enflasyon, koleksiyon, resepsiyon</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-ya</em>: </strong>Yer ve ülke isimleri yapar. <em>Almanya, Çekoslovakya, İtalya, Rusya.</em></span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Kelime başına gelen ekler</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-a</em>: </strong>Olumsuzluk ve yokluk anlamları verir. <em>Ateist, asosyal, apolitik, ametal</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>-ala</strong></em><strong>: </strong>Eklendiği gibilik, benzerlik anlamı verir. <em>Alaturka,alafranga, alagarson</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>-anti</strong></em><strong>: </strong>Karşı anlamında kelimeler yapar. <em>Antitez, antidemokratik, antipatik, antibiyotik,antifiriz</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-de</em>: </strong>Yokluk veya zıtlık anlamı verir. <em>Deforme, deşarj, deşifre, demode, deformasyon</em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><strong><em>-re</em>: </strong>Geri veya tekrar anlamı verir. <em>Reaksiyon, reform, revizyon, redaksiyon, </em></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><em><strong>-tele</strong></em><strong>: </strong>Uzak, uzaktan anlamı verir. <em>Telemetre, teleferik, telefon, televizyon, telesekreter,</em> </span></span></p>
<p><em><strong><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">-loji</span></span></strong></em></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Arkeoloji, astroloji, biyoloji, filoloji, jeoloji, Türkoloji</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[126]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Burada <em>“kökeni yabancı dile dayanan” </em>ifadesini özellikle kullandık. Çünkü dilimize başka bir dilden girmiş pek çok kelime,<em> söyleniş, yazılış </em>ve <em>anlam</em> bakımından ilk bakışta dilcileri bile şaşırtabilecek kadar değişmiştir.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[127]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Tasfiyecilik, Türk Ansiklopedisi C. XXX. Ankara,1981, s. 473-475.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[128]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Emin Özdemir, Dil Devrimimiz,TDK yayınları, Ank.1969, s.38.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[129]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> A.g.e., s. 63-64.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[130]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Ömer Asım Aksoy, Gelişen ve Özleşen Dilimiz, TDK yay. ,3. baskı, Ank.1973,s.77-78.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[131]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Nurullah Ataç, Neden Böyle Yazıyorum, Ülkü, Aralık-1947. (Ataç, bu yazısında ‘kelime’ karşılığı ‘keleci’ </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">yi kullanmış; başka yazılarında da kendisinin uydurduğu ‘tilcik’ veya ‘tilce’yi kullanmıştır. </span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[132]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Türk Dilinin Bugünkü Sorunları, Millî Kültür, C.III, Sayı 39 (Nisan 1983),s.8; </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Türk Dili Üzerine Araştırmalar, C.I, TDK, Ank. 1995, s.798.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[133]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Emin Özdemir, age.,s.62; (Ulus,9.X1.1951’den naklen)</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[134]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Özleştirme Kılavuzu , T D K, Ank. 1978. (kelimeler bu kılavuzdan alınmıştır)</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[135]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, Yayına Haz. İsmail Acar, Liva yayınevi, İst. 2005, s. 148.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[136]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Bu kuruluşlar için, kitabımızın <em>“Yaşayan Türkçeyi Savunan Bazı Kuruluşlar” </em>başlıklı bölüme bakınız.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[137]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Ziya Gökalp’ın Dil ve Türkçecilik görüşleri için bak. İsmail Acar, Türkçülüğün Esasları Üzerine Bir Değerlendirme, Liva Yayınevi, İst. 2005,s.98-128. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">137 Emin Özdemir, Dil Devrimimiz, 2. baskı, TDK, Ank.,1969,s.11.;Ömer Asım Aksoy, Gelişen ve Özleşen </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dilimiz, 3. baskı, TDK, Ank.1973,s.13. </span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[139]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş, “Atatürk ve Dilimiz” ve “Atatürk’ün Dil Üzerine Sözleri” başlıklı yazılar, </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Diller ve Türkçemiz, (yay. Haz. Prof Dr. Mustafa Özkan. )İst. 1996, s. 136 ; 138. </span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[140]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Doç. Dr. Zeynep Korkmaz, Türk Dilinin Tarihî Akışı içinde Atatürk ve Dil Devrimi, Ank. 1963,s.56.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[141]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, “Dil İnkılâbının Sadeleşme ve Türkçeleşme Akımları Arasındaki Yeri”, Türk </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Dili, Sayı 401, Mayıs 1985; veya Türk Dili Üzerine Araştırmalar, c.1, TDK., Ank. 1995,s.837.; Prof. Dr. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Faruk K. Timurtaş, Türkçemiz ve Uydurmacılık, İst. 1977,s.104.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[142]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> D. Mehmet Doğan, <em>Doğan</em> Büyük Türkçe Sözlük, vadi yay., 16. baskı, Ankara,2003.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[143]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof. Dr. Hamza Zülfikar, “Türkçenin Söz Varlığında Yabancılaşma”, Türkler C.18, Yeni Türkiye </span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;">Yayınları, Ank. 2002, s. 79.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[144]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Mustafa Nihat Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, İnk.ve Aka Kitabevi, İst, 1962, “Türkçede Yabancı Kelimeler Üzerine Birkaç Söz” , İnk.ve Aka Kit., İst.1962,s.V-XIII.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[145]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof.Dr. Halûk Aklın, (TDK Başk.), “Cumhuriyet Döneminde Türkçe” , Türkler C.18, Yeni Türkiye yay., 2002, s.44.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[146]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Süer Eker, Çağdaş Türk Dili, 2. Baskı, Ank., 2003,s.154.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[147]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Ömer Asım Aksoy, Gelişen ve Özleşen Dilimiz, TDK., 3.baskı, Ank.1973,s.84.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[148]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Örnekler için bak. Prof. Dr. Recep Toparlı, Türkçemizdeki Galat Sözler, Türk Dili, sayı.540, Aralık 1996.</span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">[149]</span></span></span></span><span style="font-family: Palatino Linotype;"><span style="font-size: small;"> Prof. Dr. Gürer Gülsevin, ‘Dil Kirliliği Sorunu’, Türkçenin Çağdaş Sorunları, Divan yayınevi, İst. 2006, s. 128-130. ( Bedri Aydoğan’dan naklen).</span></span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/gunumuz-turkcesinde-yabancilasma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçemizin Kurtuluşu İçin Neler Yapabiliriz?</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/turkcemizin-kurtulusu-icin-neler-yapabiliriz.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/turkcemizin-kurtulusu-icin-neler-yapabiliriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 22:07:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Sinanoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=945</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kişinin kendine sorup da yanıtını bulamadığı Türkçemizin kurtuluşu için neler yapabiliriz sorusunun en güzel ve belki de en net açıklamasını Sayın Oktay Sinanoğlu şöyle yapıyor: Dilimize olan son saldırının altında yabancı dille eğitim temel silah olarak yatar. Yapılacak şey çok var. Hemen yapılabilecekler: 1. Kamuoyu yabancı dil yalnız böyle öğrenilir diye aldatılmıştır. Konunun vahametini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post_message_3048" style="text-align: justify;">
<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-1029" title="oktay_sinanoglu[1]" src="http://www.turkcemiz.net/resimler/oktay_sinanoglu1-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" />Birçok kişinin kendine sorup da yanıtını bulamadığı  Türkçemizin kurtuluşu için neler yapabiliriz sorusunun en güzel ve belki de en  net açıklamasını Sayın Oktay Sinanoğlu şöyle yapıyor:</strong></p>
<p><strong>Dilimize olan son  saldırının altında yabancı dille eğitim temel silah olarak yatar. Yapılacak şey  çok var. Hemen yapılabilecekler:</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Kamuoyu yabancı dil yalnız böyle  öğrenilir diye aldatılmıştır. Konunun vahametini kavrayanlar çevrelerindeki  herkese, velilere, eğitimcilere, halka gerçeği anlatsınlar. Hazırlık sınıfı diye  bir uygulamanın başka ülkelerde olmadığını, bunun büyük bir israf olduğunu  duyursunlar.</p>
<p><strong>2.</strong> Hangi yabancı dillerin hangi mesleklerde faydalı  olduğu, ne tarz öğrenilmesi gerektiği tespit edilsin. Meselâ, gezim (&#8220;Turizm&#8221;)  rehberliği, konukevi (&#8220;Otel&#8221;) yöneticiliği yapacak kişilerin İngilizce fizik,  matematik terimleri bilmeleri gerekmediği gibi, bilimcinin de sokak  İngilizcesini bülbül gibi bilmesi değil, kendi mesleğini takip edecek kadar  yabancı bilim dilini bilmesi yeterlidir. Asıl bilmesi gereken  matematiktir.</p>
<p><strong>3.</strong> İnsanlar, yeni seçilen bakanlar, vb. yalnız  yabancı dil bilmeriyle methedilmemeli, matematik, bilgisayar yazılım dilleri,  iktisat, felsefe, Türk lehçeleri, mühendislik, vb. bilgi ve yetenekleri için  övülmeli.</p>
<p><strong>4.</strong> Hukukçularımız yabancı dille eğitimin anayasaya  aykırı olduğu açısından (eğitim resmi dilden olur) gereken mercileri uyarmalı,  hatta toplu davalar açmalıdırlar.</p>
<p><strong>5. </strong>Orta ve yüksek öğretimin  tümünde yabancı dille eğitim devlet tarafından yasaklanmalıdır. Hatta yabancı  misyoner okullarında bile (Robert Kolej, Sen Joseph vb.) eğitim dili tümüyle  Türkçe olmalı, yabancılar bu okullarında ayrı yabancı dil dersinde takviyeli,  yeni ve hızlı yabancı dil öğrenme yöntemleri ile faydalı olmalıdırlar. Eğer bu  değişikliğe yanaşmazlarsa gerçek gayeleri daha da açığa çıkacaktır. Özel veya  devletin tüm okullarında yabancı diller ayrıca yeni verimli yöntemlerle  öğretilmeli, hazırlık sınıfı uygulaması kesinlikle kaldırılmalıdır. Eğer  devletin fazladan bir-iki yıl eğitim yapmak gibi imkanı bolsa (!) ve illa da her  ülkeden bir-iki yıl daha çok okunacak deniyorsa, hazırlık yılında, her öğrenci  seçeceği meslek ne olursa olsun, matematik, bilgisayar kullanım ve yazılımını  öğrenmelidir. İşte o zaman her ülkenin gerisinde değil önünde oluruz. Çünkü  öğretilen İngilizce sadece züppelik, &#8220;rock and roll&#8221;culuk dilidir. Gerçek bilim  dili matematiktir.</p>
<p><strong>6. </strong>Partisinin sağ veya sol edebiyatı ne olursa  olsun iktidardakiler ve hükümetleri gerçekten Türkiye, Türk dünyası ve Türk  halkının beka ve çıkarını en ön plana almalıdır. Bu anlamda milli olmalıdır.  Peki öyle oldukları nereden belli olacak? Anlamanının kolayı var. Türkiye ve  Türk dünyasının baş sorunu eğitim ve eğitim dili sorunudur. Bu konuya eğilmeye,  kesin önlemler almaya yanaşmayan bir iktidar milli olamaz; lafları ve giysileri  ne olursa olsun.</p>
<p><strong>7. </strong>Konuşurken İngilizce lâflar katmak övünülecek  bir şey değil, ayıplanacak bir şey olmalıdır. Böylelerine bu kibarca  hissettirilmelidir.</p>
<p><strong>8. </strong>Belediyeler, sorumlu kuruluşlar, işyeri ya  da dükkanları güzeL Türkçe isimler koymaya teşvik etmeli, yarışmalar açılmalı.,  törenlerle ödüller dağıtılmalıdırlar. Buna rağmen aşağılık duygusu hastalğından  veya Türk diline gizli düşmanlıktan kurtulamayanların ruhsatları verilmemeli  veya yenilenmemeli, yabanhcı dilden adlarla manen her gün yara bere içinde  bırakılmamız önlenmelidir.</p>
<p><strong>9.</strong> Keza milli iktidarın yetkili  mercileri basın-yayında dergi, gazete, TV, radyo isimlerinin Türkçe olmasını  Madde 8&#8242;deki gibi önlemlerle sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>10. </strong>Dergilere abone  olanlar yayımcılara toplu, çok imzalı mektuplar yazmalı, isim Türkçeleşmediği  taktirde abone olmayacaklarını bildirmelidirler. Keza, ilan verenler de TV  olsun, gazete olsun önce ricada bulunmalı, olmazsa ilan yoluyla olan parasal  kaynağı keseceklerini belirtmelidirler.<br />
<strong><br />
11. </strong>Anglolaştırma yolunda  dış kaynakların 1970&#8242;lerde başlattığı masum görünüşlü, sessiz fakat son derece  etkili bir yöntem de &#8220;T-shirt&#8221; dedikleri mintan seferberliğidir. Gençlerin  üzerindeki üstleri İngilizce yazılı çoğu da açık-saçık anlamlı (hatta Amerikan  bayraklı!) bu gömlekler önemli birer beyin yıkama aracıdırlar. Şimdi bu silahı  tersine çevirmeliyiz. Esnaf, küçük imalatçı kuruluşlar bu konuda toplantılar  yapmalı, önce bu yazı ve resimlerin kimlerce sokuşturulduğu saptanladırı.  İngilizce bile bilmeyen bazı imalatçı ve esnafa bu yazıları kim veriyor? Dış  ülkelerde aynılarına ratlamıyorum. Şimdi yetenekli çizimcilerimize esnaf güzel  Türkçe yazılı resimler çizdirsinler, bunlarda başarıyla, milli kültüre, Türk  okul ve evrenkentlerine (üniversite) özendirecek sunuşlar olsun. Para  kazanılırken milli bilince, dile zararı değil, faydası dokunsun.<strong> </strong></p>
<p><strong>12. </strong>Türk dünyasının bekasını isteyen, Türk dilini seven herkes, diğer siyasi,  ülküsel görüşleri ne olursa olsun, dilimizin, eğtimimizin kurtarılmasını en  önemli, birinci milli dava olarak görmeli, önce bu davayı hep birlikte halletmek  için birleşmelidirler. Bu arada, şimdiki Türk Dil Kurumu&#8217;nun &#8220;Osmanlıca&#8221;yı  unutulmaktan kurtarmış olan değerli dil ve edebiyat şahsiyetleri, yıllarca uzak  Türk lehçelerinin sözcüklerini hazırlamış, Türk bilim ve teknik diline gerçek  Türkçeden güzel terimler türetmiş, bu sefer de &#8220;sağcı&#8221; veya &#8220;solcu&#8221;ya kızıp  &#8220;Anglomanlıca&#8221;yı körüklememiş eski Türk Dil Kurumu uzmanlarıyla barışmalı, hep  birlikte gerçek Türkçe bilim dilinin geliştirilmesi ve de Türk Dünyası&#8217;nın ortak  yazı dilinin, ortak Türkçe bilim dilinin bir an önce sağlanması için  çalışmalıdırlar. Yoksa Türk dili, lehçeleriyle beraber, Anglo-Sakso, Rus ve  İran&#8217;ın &#8220;böl ve fethet&#8221; siyasenite kurban gidilebilir. Osmanlıcı-Öz Türkçe diye  anlamsız kavgalar, aslında gene anlamsız &#8220;sağ-sol&#8221; dış kaynaklı kavgaları ile  dilseverlerimiz bölünürken, İngiliz atını alan sessizce Üsküdar&#8217;ı geçiyordu. Ama  şimdi, halkımız dahi bu, gece yarısı ilerleyen düşman atlısını ay ışğında gördü,  fark etti. Onun için, on bin yıldır nice badireler atlatmış olan Türk dili  ailesi gene muhakkak kurtarılacaktır. Bu en büyük ve en şerefli kurtuluş savaşı  Türk dünyasının her köşesinden başlamıştır. Türk dili yalnız kurtulmayacak, o  nadir matematiksel yapısıyla dünyanının da bilim dili  olacaktır.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynak:<br />
&#8220;Bye Bye Türkçe&#8221; Sf.27, 28, 29, 30,  31<br />
Oktay SİNANOĞLU<br />
Alfa Yayınları<br />
</strong></p>
</div>
<p><!-- / message --><!-- sig --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/turkcemizin-kurtulusu-icin-neler-yapabiliriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günümüz Türkçesinde Yozlaşma</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/gunumuz-turkcesinde-yozlasma-t2722.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/gunumuz-turkcesinde-yozlasma-t2722.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 10:35:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili Ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=934</guid>
		<description><![CDATA[Her dil, kendisine göre bir yapı ve işleyiş düzenine sahiptir. Dilin bu yapı ve işleyiş düzenine, “dil bilgisi” veya “gramer” adı verilmektedir. “Yozlaşma” kavramını, dilin işte bu kendi yapı ve işleyişinde görülen bozulmaları, düzensizlikleri anlatmak üzere kullanıyoruz. Dilde yozlaşma, dilin işleyiş özellikleri olan geçerli kurallarını bir tarafa atıp dili gelişigüzel kullanarak, yapı ve işleyişindeki kuralların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her dil, kendisine göre bir yapı ve işleyiş düzenine sahiptir. Dilin bu yapı ve işleyiş düzenine, <em>“dil bilgisi”</em> veya <em>“gramer” </em>adı verilmektedir.<strong><em> “Yozlaşma”</em></strong> kavramını, dilin işte bu kendi yapı ve işleyişinde görülen bozulmaları, düzensizlikleri anlatmak üzere kullanıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dilde yozlaşma,</em></strong><em> dilin işleyiş özellikleri olan geçerli kurallarını bir tarafa atıp dili gelişigüzel kullanarak, yapı ve işleyişindeki kuralların işlemez hale getirilmesi, dilin işleyiş özelliklerini kaybedip bozulmasıdır.</em></p>
<p style="text-align: justify;">
<p class="alignleft"></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde, başta görüntülü ve yazılı basında olmak üzere, hemen her seviyeden insanın konuşma ve yazılarında, Türkçenin, sanki hiçbir kuralı yokmuş gibi sorumsuzca kullanıldığını görüyoruz. Türkçe, <em>kelime seçimi,</em> <em>kelimelerin söylenişi</em> (<em>vurg</em>u ve <em>telâffuz</em>), <em>yazılışı </em>(<em>imlâ</em>), <em>kelime grubu ve cümle kurma</em> (söz dizimi) bakımından yapı ve işleyiş özellikleri (dil bilgisi kuralları-grameri) önemsenmeden veya sorumsuzca gelişigüzel kullanılarak veya yabancı dillerin anlatım kalıpları <em>–yabancı dillerin mantık yapısı ve söz dizimi- </em>taklit edilerek bozulup yozlaştırılmaktadır. Türkçeyi doğru ve güzel kullanmak, bazılarının zannettiği gibi sadece kullanılan kelimelerin seçiminde yerli veya yabancı kökenli oluşuna dikkat etmek değildir.<strong><em> Dili doğru ve güzel kullanmak,</em></strong><em> doğru ve uygun kelime seçmek, kelimeleri doğru söyleyip ve yazmak, doğru kelime grubu ve cümle kurmak yani dilin iç işleyiş düzenine uymak demektir. </em>Yabancı kelimeler, <em>dilin dış yapısı</em> ile ilgili bir konudur. Yabancı dillerle ilişkiler, çağın özelliklerine göre değişiklik gösterir. <strong><em>Dilimizin karşı karşıya bulunduğu asıl tehlike, kendi iç yapı ve işleyişindeki bozulmalardır.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçenin bozulup yozlaşmasının temelinde elbette birden çok sebep bulunmakla birlikte, Atatürk’ün Türk milliyetçiliği anlayışıyla başlattığı <em>“dil inkılâbı”</em>nın hedefinden saptırılması temel sebeplerden birisidir. Atatürk’ün başlattığı <em>“Dil İnkılâbı”, </em>genel olarak 1945’ten (özellikle de 1960’lı yıllardan) 1980’li yıllara kadar, <em>“Arı Türkçecilik”, “Öz Türkçecilik” </em>adı altında sürdürülen <em>“dilde sürekli devrim” </em>anlayışına dayanan ideolojik bir zihniyetin eline geçmiştir.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[112]</span></span> Bu yıllarda Türkçenin sadeleştirilmesi,1980 öncesi Kurum mensuplarınca,<em> “Devrimci görüş kuralların tutsağı olmaz.” </em>metotsuzluğu ile yürütülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Millî kültürün devamlılığı ilkesine ve ilim metotlarına aykırı bir zihniyetle sürdürülen bu <em>devrimci </em>dil anlayışı, <em>tasfiyecilik-uydurmacılık </em>halini alarak dilde fakirleşmeye ve düzensizliğe yani dilin anarşiye sürüklenmesine sebep olmuştur.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[113]</span></span> Dilde <em>“uydurmacılık yolu” </em>açılınca da herkes kendi tasarrufuna göre keyfî olarak kelime uydurmaya yönelmiş; kendisini bu konuda yetkili görmüştür. Bir taraftan Türkçenin malı olmuş, anlam sınırları ve çağrışımları bilinen kelimeler, dilimizden <em>tasfiye edilirken </em>diğer taraftan hangi kavramın karşılığı olduğu bilinmeyen veya anlam sınırları ve çağrışımları belirsiz <em>uydurma kelimeler </em>dile sokularak, bugün dilde yaşadığımız kavram kargaşasına yol açılmıştır. Uydurulan kelimelerin,<em> -hatta bazen doğru türetilmiş kelimelerin bile-</em> hangi kavramın veya neyin karşılığı olduğu açıkça bilinemediğinden, aynı kelime birden çok kavramın veya nesne karşılığı olarak kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece Türkçe, yüzyılların birikimi olan kelime zenginliğinin sağladığı <strong><em>“anlam ve anlatım incelikleri</em>”</strong>ni kaybederek hem kelime ve kavramca fakirleştirilmiş hem de bu fakirleşmenin sonucu <strong><em>“anlam </em>ve <em>anlatım boşluğu”</em> </strong>ile karşı karşıya kalmıştır. Yüzlerce yıldan beri dilimize yerleşmiş, dilimizin malı olmuş anlam ve kavram sınırları belli kelimelerin, <em>Öz Türkçecilik </em>gibi çekici bir propaganda ile zihnimizden silinerek yerine konulmak istenilen uydurma veya ihtiyaç yokken türetilen yeni kelimeler, zihnimizdeki kavramları tam karşılayamamıştır. Bu yüzden ortaya çıkan anlam boşluğu, yabancı kelimelerle doldurulmaya başlanmış; Böylece dilde <em>“<strong>yabancılaşma</strong>”</em>ya davetiye çıkarılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Özetlemek gerekirse,</p>
<p style="text-align: justify;">-<em>Politik ve ideolojik anlayışa dayanan “tasfiyeci-uydurmacı” dil anlayışı,</em><br />
<em>-Millî duygu ve şuur eksikliği,</em><br />
<em>-Okullarımızdaki Türkçe eğitim ve öğretiminin yetersizliği, </em><br />
<em>-Basın–yayın organlarının dili önemsemeyen tutumları, </em><br />
<em>-Yabancı dil hayranlığı ve yabancı dille öğretim,</em><br />
<em>-Yabancı kültürlerin baskısı, </em></p>
<p style="text-align: justify;">gibi birbirine bağlı pek çok sebeple günümüzde Türkçede, kendi yapı ve işleyişine uygun olmayan kullanışlar yaygınlaşmaktadır. Bu durum, bir taraftan dilin bozulup yozlaşmasına sebep olurken diğer taraftan da yabancılaşmasını kolaylaştırmaktadır. Böylece Yozlaşma ve yabancılaşma, birbirini beslemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Günümüz Türkçesindeki yozlaşmayı</em></strong> ve sebeplerinişu başlıklar altında toplamak mümkündür:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>a) </strong><em>“Türkçeleşme” Adına Kelime Uydurmacılığı</em><br />
<strong>b) </strong><em>Kelimelerin Uygun ve Doğru Seçilmemesi</em><br />
<strong>c) </strong><em>Bazı Yardımcı Fiillerin Yanlış Kullanılması</em><br />
<strong>d) </strong><em>Bazı kelimelerin söyleniş ve İmlâsındaki Yanlışlıklar</em><br />
<strong>e) </strong><em>İsim ve Sıfat Tamlamalarının Bozulması</em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: red;"><strong><em>a) </em></strong><em>“Türkçeleşme” Adına Kelime Uydurmacılığı</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: red;"><strong>b) </strong><em>Kelimelerin Uygun ve Doğru Seçilmemesi</em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Dili doğru ve güzel kullanmak, kelime seçimi ile başlar. Dildeki her kelime bir nesne veya kavramın karşılığıdır. Her kelimenin zihnimizde ayrı anlamı ve çağrışımları vardır. Bu açıdan dildeki eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimeler, benzerlerinden farklı anlam incelikleri taşır. Bazı kelimeler, sözlüklerde aynı anlamda gösterilseler bile kullanılış yerleri farklıdır. Onun için kelimeleri, anlamını ve kullanılış yerini bilerek kullanmak gerekir. Kelimelerin anlam ve kullanılış inceliklerine dikkat etmeden birini diğerinin yerine kullanmak, kavram kargaşasına, anlam ve anlatım belirsizliğine sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Meselâ ,<br />
<em><strong>-</strong> <strong>besili </strong></em>, <em>iyi bakımlı, semiz hayvan</em> için kullanılır, insan için kullanılmaz. <em>Biraz önce içeriye besili bir delikanlı girdi, </em>şeklinde kullanılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>-</em></strong> <strong><em>yağız, </em></strong><em>“esmer, kara, doru” </em>demektir. Türkçede <em>insan çehresi </em>ve <em>at rengi </em>için kullanılır:<br />
<em>“Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı” </em>gibi.<br />
Yine <em>yağız </em>kelimesinin sözlük anlamına bakıp, <em>yağız bir elbise aldım, </em>diyemeyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>-Baş, kafa, kelle </em></strong>kelimeleri yakın anlamlıdır. Fakat her birinin dildeki kullanılış yeri ayrıdır. Birini diğerinin yerine kullanmak doğru olmaz. <em>Başçavuş </em>yerine <em>kafaçavuş; ustabaşı </em>yerine <em>ustakafa; kelle çorbası </em>yerine <em>baş çorbası </em>veya <em>kafa çorbası; köşe başı </em>yerine <em>köşe kafası </em>demek saçmalık olur. <em>Kafası çalışmıyor </em>yerine <em>başı çalışmıyor; kafası bozuk </em>yerine <em>başı bozuk </em>denilmez, denilse de aynı anlamı taşımaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dikmek, </em></strong><em>fidan </em>için<strong><em>; ekmek, </em></strong><em>tohum </em>içinkullanılır<em>.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Miyavlamak, </strong></em>kedi için; <strong><em>havlamak,</em></strong> köpek için;<strong><em> melemek,</em></strong> koyun kuzu için; <strong><em>kişnemek, </em></strong>at için kullanılır. Hepsi de hayvanların çıkardığı sesleri anlatır diye birini diğerinin yerine kullanamayız. Meselâ <em>at</em>, <em>miyavladı</em>; <em>kedi</em> <em>meledi; kuzu</em> <em>kişnedi</em> denilmez. Bu kelimelerin hiç birisi insan için kullanılmaz. Kullanılırsa ya hakaret veya başka bir maksatla kullanılır. Burada verdiğimiz açık örnekler, bütün kelimeler için geçerlidir. <strong><em>Dildeki her kelime, kendisine yüklenen kavramı, anlam değerini ifade için kullanılır </em></strong><em>veya <strong>kullanılmalıdır. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde Türkçenin içine düştüğü sıkıntı veya yozlaşma yönlerinden birisi, zihnimizde canlandırıp anlatmak istediğimiz nesne veya kavramı, tam olarak karşılayacak kelimenin seçiminde gösterilen dikkatsizliktir. Bazı kelimeler, kesin anlamları düşünülmeden veya bilinmeden farklı kavram veya nesnelerin karşılığı olan başka kelimelerin yerine kullanılmaktadır. Özellikle bazı kelimeler, modalaştırılarak <em>“maymuncuk kelime”</em>veya<em> “çanta kelime”</em>durumuna getirilmekte ve olur olmaz yerde kullanılmaktadır. Anlam inceliklerine, nüanslarına dikkat edilmeden birden çok kelimenin yerine kullanılan veya yanlış kullanılarak birden çok kelimenin anlamı yüklenilen kelimelere<strong><em> “maymuncuk kelime”</em></strong> veya “<strong><em>çanta kelime”</em></strong> denilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Maymuncuk kelime kullanmak, insan zihnindeki kavram fakirliğinden, kelime darlığından veya dili doğru ve güzel kullanmayı bilmemekten ortaya çıkmaktadır. Birbirinden farklı, birden çok kavram ve nesne için tek bir kelimenin kullanılması, hem insanın duygu ve düşünce dünyasını daraltmakta hem de dili fakirleştirip yozlaştırmaktadır. Maymuncuk kelime kullanmanın, kelimelerin anlam ve çağrışım zenginliğini gösteren <em>mecaz </em>ile bir ilgisi yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde Türkçe, kelime seçimi açısından doğru ve güzel kullanılmamaktadır. Hatta dilimizi yozlaştıracak kadar da kötü kullanılmaktadır. Zihnimizdeki <em>kelime </em><em>fakirliği</em> veya <em>kavram kargaşası</em> sebebiyle, bazı kelimelerin, anlam ve kullanılış inceliklerine dikkat edilmeden yanlış olarak birçok kelimenin yerine kullanılması, hem anlam belirsizliğine hem dilimizin kötü kullanmasına sebep olmaktadır. Günümüzde genellikle yanlış kullanılan <em>“maymuncuk” </em>veya diğer adıyla <em>“çanta” </em>kelimelere bazı örnekler verelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Aşama</span></span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Dil bilgisi bakımından yapısı uydurma olan bu kelime, <em>“merhale, kademe, basamak, safha, hamle, derece, rütbe, mertebe, kerte, evre, paye, seviye, gelişme, iyileşme vb” </em>kelimelerinin her biri yerine kullanılmaktadır. <em>Öz Türkçecilik </em>adına sürdürülen <em>tasfiyecilik-uydurmacılık </em>anlayışının tipik bir örneğidir.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[114]</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Tarama Sözlüğü’</em></strong>ndeki <em>“mağlubetmek” </em>ve <strong><em>Derleme Sözlüğü</em></strong>’ndeki <em>“yemek yemek” </em>anlamlarında gösterilen <em>aşamak </em>fiilinin yukarıda sıraladığımız kelimelerin anlamları ile bir ilgisi yoktur. Tarama ve Derleme Sözlüklerindeki <em>aşamak </em>fiili, <em>“aş” </em>isminden <em>kan-a-, yaş-a- </em>örneklerindeki <em>-a fiilden isim yapma eki </em>ile yapılmış bir fiildir. Bu fiilden tekrar yapılan <em>aşama&lt;aş-a-ma </em>fiil ismi de <em>“yemek yeme”</em> anlamında olabilir.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[115]</span></span> <em>Aşama, </em><em>aş- (mak) </em>fiilinden yapılmış ise, o zaman da uydurma olur: <em>gel-eme, yaz-ama</em>,<em>koş-ama </em>vb gibi. Fakat biz burada kelimenin yapısı ile değil kullanılışı ile ilgileniyoruz. <em>Aşama </em>kelimesinin kullanıldığı cümlelerde anlam bulanıktır. Yani hangi kavramın karşılığı olarak kullanıldığını ancak kullanan bilmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Futbol millî takımımız iyi bir aşama kaydetti. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Sorun</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Mesele, problem” </em>karşılığı uydurulan <strong><em>sorun</em></strong><em>, dava, dert, tasa, kaygı, konu, iş </em>vb birçok kelime yerine uluorta kullanılmaktadır:<br />
<em>Önemli değil&gt; sorun değil. </em><br />
<em>Aramızda bir anlaşmazlık yok &gt; Aramızda sorun yok.</em><br />
<em>Paraya ihtiyacım var&gt; para sorunum var.</em><br />
<em>Yemeğimi yedim&gt; yemek sorunu tamam</em><br />
Son yıllarda bir de <em>“sorun yaşamak” </em>ifadesi moda oldu. <em>“Bilgisayarım arıza yaptı.”</em> yerine <em>“Bilgisayarda sorun yaşadım.” </em>vb cümlelere sık sık rastlamaya başladık.<br />
Gerekli gereksiz her kavram veya durum, <em>“sorun” </em>kelimesine bağlanabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Beğeni</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">TDK Özleştirme Kılavuzu’nda <em>zevk </em>karşılığı gösterilen <em>beğeni </em>kelimesi, sık sık <em>takdir </em>yerine de kullanılmaktadır. Bazen de <em>“Sunucu olarak seyircinin<strong> beğenisini</strong> alabilmeliyim.” </em>gibi hangi anlama geldiği bilinmeyen kullanışları da görülmektedir. Halbuki <em>zevk, takdir </em>ve <em>beğenmek </em>dilimizde eskiden beri kullanılan ve ayrı ayrı kavramların karşılığı olan kelimelerdir. İnsan <em>zevk </em>almadığıveya <em>beğenmediği </em>bir şeyi, durumu, eseri, davranışı, <em>takdir</em> edebilir. Bu ayrı kavramların karşılığı olan kelimelerden birini diğerlerinin yerine tercih ederek kullanmak, hem yanlıştır hem de dilin fakirleşme ve yozlaşma sebebidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;"><strong>Keyif</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sözlüklerde, <em>“Kendini iyi hissetme ve yaptığı şeylerden hoşlanma hissi, neşe; iç rahatlığı; alkol ve uyuşturucu maddelerin doğurduğu hafif sarhoşluk” </em>anlamları verilen <em>keyif </em>kelimesi, daha çok, <em>“biyolojik veya maddî haz” </em>ifadesi için kullanılır. Son yıllarda moda haline getirilerek yerli yersiz kullanılan tipik çanta kelimelerdendir. <strong><em>Keyifli</em></strong><em> kitap, <strong>keyifli</strong> maç, <strong>keyifli</strong> meslek, <strong>keyifli</strong> söyleşi, <strong>keyifli</strong> yazı, <strong>keyifli </strong>program; <strong>keyif</strong> aldım, <strong>keyif</strong> verdi; çok <strong>keyifli … vb. </strong></em>Farklı kelimelerle ifade edilebilecek bunlar ve benzeri kullanışlar sadece <em>keyif</em> kelimesine yüklenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Keyif </em>kelimesi, dilimizdeki <em>zevk</em> ve zevkle ilgili ifade şekillerini de unutturarak dilimizi zevksizleştirmektedir. Dilimizde <em>“keyif”</em>in, <em>keyif sürmek, keyfi bozuk, keyfi yerinde, keyfî davranış, çakır keyif, keyif çatmak, keyiflenmek vs </em>gibi yaygın ve zengin bir kullanılış alanı vardır.<a href="http://w3.balikesir.edu.tr/%7Eiacar/btt.htm#_ftn116#_ftn116" target="_blank"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[116]</span></span></a> Ancak bunlar, yukarıdaki yanlış kullanışlardan farklıdır. Beğenilen, takdir edilen, hoşa giden, haz duyulan, heyecan veren iyi ve olumlu bulduğumuz her durum, iş ve nesne için <em>keyif’</em>in kullanılması yersiz ve yanlıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Onur</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fransızca <em>“honneur-onör”</em> den Türkçeleştirilen kelime, sözlüklerde <em>“şeref-haysiyet” </em>karşılığı gösterilmektedir. Ancak, <em>gurur, kibir, itibar, izzetinefis </em>karşılıklarında da kullanılmaktadır.<br />
<em>Şeref, haysiyet, gurur, kibir, itibar, izzetinefis </em>kelimelerini <em>“Arapça” </em>kökenli diye kullanmayanlar, bu altı kavramı bir kelimeye yükleyerek hem dilimizi fakirleştirmekte hem Türk milletini <em>şeref, haysiyet </em>ve<em> itibar’</em>dan mahrum bırakmaktadırlar. <em>Özleştirmecilik</em> adına yapılan bu tercih, aynı zamanda dilimizi yabancılaştırmaktadır. Ayrıca <em>“fahrî” </em>yerine de <em>“onur-sal” </em><em>-fahrî başkan </em>gibi<em>- </em>kullanılması konunun bir başka yönüdür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Kuşku</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sözlüklerde <em>“vehim, vesvese, işkil” </em>anlamları verilen <em>kuşku </em>dilimizde eskiden beri kullanılan kelimelerdendir. Günümüzde yanlış olarak <em>“şüphe, tereddüt, endişe, korku”</em> yerine de kullanılmaktadır. Kelimenin, bunlardan başka sözün gelişine göre ayrım yapılmadan <em>tasdik ifadesi </em>olarak<em>, </em><em>elbette, kesinlikle, muhakkak, mutlaka, herhalde vb </em>ifadeler yerine de kullanılması, dilimize zarar vermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: red;">Söylem</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sözlüklerde, <em>“söyleyiş, telâffuz, ifade tarzı, üslûp, klişeleşmiş söz” </em>anlamları verilen bu kelimenin anlamı bulanıktır. Kullanıldığı cümlelere bakıldığında şu kavram ve kelimelere karşılık olduğu anlaşılmaktadır: <em>Fikir, iddia, teori, görüş, söylenti, program, bakış, anlayış, felsefe, dünya görüşü, slogan vs. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>- Sizin söyleminize karşı benim <strong>söylem</strong>im şöyle. </em><br />
<em>- Biz bu seçimde kamuoyunun önüne şöyle bir <strong>söylem</strong>le çıkmıştık. </em><br />
<em>- Bir <strong>söylem</strong>e göre … ; &#8211; Bugünkü siyasi <strong>söylem</strong>… </em><br />
<em>- Beyitlerdeki altı çizili sözcükler, İstanbul Türkçesinde olmayan; ama halkın tercih ettiği <strong>söylemler</strong>dir.</em><br />
Yukarıdaki örneklerde <em>söylem </em>kelimesinin hangi anlamda kullanıldığı belli olmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Etkin / etkinlik</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sözlüklerimizde <strong><em>etkin</em></strong><em>, “aktif, faal</em>; <strong><em>etkinlik</em></strong><em>, “faaliyet, aktivite” </em>anlamları verilen bu kelimeler, <em>et-(mek) </em>yardımcı fiilinden türetilmiştir. Yardımcı fiiller, anlamdan çok çekimle ilgili iş görürler. <em>Yardım etmek&gt; yardımlaşmak </em>gibi. Bu özelliklerinden dolayı yardımcı fiillerle kelime türetilmesi uygun değildir. Ayrıca <em>etmek </em>fiili (kelimesi), “bazen halk ağızlarında, zikredilmesi uygun olmayan veya ayıp sayılan kelimelerin yerini tutmak üzere kullanılır. Meselâ, büyük ve küçük abdestini yapmak, <em>etmek </em>kelimesiyle anlatılır.”<a href="http://w3.balikesir.edu.tr/%7Eiacar/btt.htm#_ftn117#_ftn117" target="_blank"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[117]</span></span></a> <em>“İçine etmek, üstüne etmek” </em>ifadelerinde de bu anlam vardır. Ancak biz burada kelimelerin dil bilgisi bakımından <em>doğru-yanlış türetilmesi </em>üzerinde değil, doğru anlamla uygun kavramın karşılığı olarak kullanılması üzerinde duruyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“faal- faaliyet, aktif- aktivite” </em>kelimelerinin karşılıkları (anlamları), <em>“canlı, hareketli, çalışan, işlerlik”</em>tir. <em>Etkin </em>ve <em>etkinlik </em>de uygun olmamakla beraber bu anlamlar için türetilmiştir. Fakat, maymuncuk kelime olarak, <em>“program”, “şenlik”, “çalışma”, “eğlence” </em>vs yerine de kullanıldığı sık görülmektedir. <em>“19 Mayıs spor etkinlikleri”, “Üniversite bahar etkinlikleri”, “anma etkinlikleri” , “kutlama etkinlikleri” “Dernek etkinliklerine sınırlama getirildi.” </em>gibi. Bazen de <em>tesirli, müessir </em>yerine, <em>“gücünü gösterme”, “bir işe ağırlığını koyma” </em>anlamlarıyla<em> “Etkin bir göreve getirildi.”, “Etkinliğini arttırdı.”, “Maça etkinliğini koydu.”</em> <em>“Etkin kararlar alındı.” </em>gibi kullanılmaktadır. Kısaca neredeyse her türlü çalışma ve hareketi, <em>etkin </em>ve <em>etkinlik </em>kelimelerine yüklemeye başladık. Ayrıca <em>faal</em> ve <em>aktif </em>kelimeleri de dilimizde her zaman aynı kavramı ifade etmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Yürek</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yürek, kalp, gönül, </em>hatta <em>vicdan </em>insanın iç dünyası ile ilgili birbirine yakın kelime ve kavramlardır. Sözlüklerde karşılıkları geniş olarak açıklanmaktadır. <em>Yürek</em> ve <em>kalp</em>, maddî olarak insandaki kan dolaşımının hareket merkezi olan organ adıdır. <em>Gönül</em>, insandaki manevî inanç ve duygu merkezi vb; <em>vicdan</em>, iyiyi kötüden ayıran iç duygusu temel anlamlarını ifade eder. Mecazî olarak <em>yürek, cesaret; kalp, duygu; gönül, istek</em> anlatır: Yürekli-<em>cesur</em>, yüreksiz-<em>korkak</em>; kalpsiz-<em>duygusuz</em>; gönüllü-<em>istekli</em>, gönülsüz-<em>isteksiz</em> gibi. Ayrıca bu kelimelerin kullanıldığı zengin bir deyimler dünyamız vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat son yıllarda ne hikmetse, her ağzını açan, sakatat dükkânı gibi <em>“yürek”</em>ten dem vurmaktadır. <em>Yürek </em>de bizim güzel kelimemizdir. Fakat kalp ve gönül, özellikle <em>gönül </em>kelimesine düşmanlığımız varmış gibi, her fırsatta bu güzel kelimelerimizin kullanılacağı yerlerde ısrarla <em>yürek</em> kullanılmaktadır. Halbuki <em>gönül</em> kelimesi, en eski Türkçe metinlerden beri var olan bir Türkçe kelimedir. Üstelik Batı dillerinde karşılığı bulunmadığı da belirtilmektedir. Belki de bu sebepten bazıları <em>gönül </em>düşmanlığı yapmaktadır. Radyolardan dinlediğimiz şu cümlelerde bunun örneklerini görüyoruz:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Aralarında yürek bağı vardı. </em>(gönül bağı, demek istiyor.)<br />
<em>-Hepsinin yüreğinde bir dilek vardı Cumhurbaşkanından. </em>(gönlünde ..)<br />
<em>-Yüreğinizin sesini dinleyin. </em>(vicdanınızın, demek istiyor)<br />
<em>-İnsanın yüreğinin güzel olması önemli. </em>(içinin, kalbinin temiz olması, demeliydi)<br />
<em>-Yüreği güzel olanın güzelliği yüzüne de yansır. </em>( Ne olduğunu ben de bilmiyorum.)<br />
<em>-Nalân Altınörs’ü dinlerken yüreğinizle baş başa kalacaksınız.</em> (duygularınızla …, vicdanınızla …?)<br />
<em>-Yüreğinize sağlık, çok iyi söylediniz. </em>(Çok iyi söylediyse, <em>diline </em>veya <em>ağzına</em> sağlık denir.)<br />
<em>-Yüreğimi sana verdim, yüreğim sizinle&#8230; </em>(<em>Kalp</em> veya <em>gönül</em> verilir.<em>Gönlüm sizinle,</em>denir.)<br />
<em>-Bırakın insanlar yüreği ile davransın. </em>(İçinden geldiği gibi … denir.)<br />
<em>-Yüreğimden mısra düzdüm.</em><br />
<em>-Yüreğini ortaya koydu; yüreği varsa… ; yüreği yetiyorsa…vd. </em>(Varlığını veya canını …; cesareti varsa …, gücü yetiyorsa … denilmelidir.)<br />
Karacaoğlan’ın <em>“uslanmayan deli gönül”</em>ü bile <em>“deli yürek” </em>haline getirildikten sonra ne söyleyelim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Yoğun</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yoğun </em>kelimesine,en eskisinden en yenisine kadar Türkçe sözlüklerde, <em>“kalın, koyu, kaba”, </em><em>“hacmine göre ağırlığı çok olan, kesif”, “koyu, ağır, kalın”, ”şişman, iri”, “yontulmamış, terbiyesiz” </em>anlamları veriliyor. <em>Yoğun, </em>güzel bir Türkçe kelime. Ne var ki bu kelime de, modalaştırılıp <em>“maymuncuk” </em>kelime haline getirilmiştir. Yerli yersiz kullanılmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşim çok</em> yerine <em>çok yoğunum,</em><br />
<em>Büyük ilgi</em> “ <em>yoğun ilgi</em><br />
<em>Trafik sıkışıklığı </em>“ <em>yoğun trafik</em><br />
<em>Kalabalık topluluk</em> “ <em>yoğun kalabalık</em><br />
<em>Şiddetli kış </em>“ <em>yoğun kış</em><br />
<em>Büyük aşk </em>“ <em>yoğun aşk </em><br />
<em>Sürekli yağmur </em>“ <em>yoğun yağmur</em><br />
<em>Sıkı </em>veya <em>hızlı çalışma </em>“ <em>yoğun çalışma</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşim başımdan aşkın, başımı kaşıyacak vaktim yok, çok meşgulüm, çok doluyum, derslerim çok sıkı </em>veya <em>derslerim çok ağır </em>vb yerine hep <em>yoğun </em>kullanılmaktadır. <em>Yoğun </em>eskiden daha çok fizik- kimya terimi olarak kullanılırdı: civanın yoğunluğu, yoğunluğu hafif … gibi.<br />
Modaya uyarak <em>“çok yoğunum” </em>diyen bir insan, ne demiş oluyor ? Her halde, <em>“Çok kalın </em>veya <em>kabayım; şişmanım.” </em></p>
<p style="text-align: justify;">Kısaca <strong><em>yoğun </em></strong>olmayan bir şey yok, artık her şey yoğun. Yavuz Bülent Bakiler’in dediği gibi <em>“çaya çorbaya yoğun.”</em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[118]</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Gerçekleşmek /gerçekleştirmek</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe sözlüklerde, <strong><em>“gerçek, </em></strong><em>varlığı inkâr edilmeyen, var olan; sahte olmayan, asıl, temel”, “hakikat” ;</em> <em>“<strong>gerçekleşmek,</strong> gerçek hale gelmek, düşünce ve hayal olmaktan çıkmak, tahakkuk etmek” </em>anlamları verilmiş.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Gerçek”, “gerçekleşmek” , “gerçekleştirmek”, “gerçekleştirilmek” </em>vd. Türkçenin güzel kelime ailelerinden biri. Fakat son yıllarda <em>“güzel Türkçe” </em>den <em>“yozlaşan Türkçe”</em>ye aktarılan kelimelere dahil edilmiş.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Gerçekleşmek” </em>, olması, ulaşılması çok istenilen, elde edilmek istenilen ve sonunda sabır veya çalışma ile elde edilen olumlu durumları ifade için kullanılır. Olumsuz, istenmeyen veya sıradan durumlar için özellikle de olumsuzluk anlatan durumlar, sonuçlar için hiç kullanılmaz. Meselâ, “Yemek yedim.” yerine <em>“Yemek yemeyi gerçekleştirdim.”; “</em>Birkaza yaptım.” yerine de <em>“Bir kaza gerçekleştirdim.”, </em>denilmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat son yıllarda, bu güzel Türkçe kelimemiz de sorumsuzca kullanılarak yozlaştırılmaktadır. Televizyonların haber programlarından ve basından derlediğimiz örneklerden bazıları şöyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>- Edremit yolunda bir kaza gerçekleşti. Kazada üç kişinin ölümü gerçekleşti.</em><br />
<em>- Açılışı yapılan … okulu … liraya gerçekleşti. </em>(… liraya mal oldu; … lira harcandı, denilmeliydi.)<br />
<em>-Karadeniz’de sel baskını gerçekleşti. </em>(Sel baskını oldu veya Sel felâketi meydana geldi, denilir.)<br />
<em>-Hizbullah mevzilerini sekiz gündür vuran İsrail, dün en kanlı saldırısını gerçekleştirdi ve 70 sivil öldürüldü.(atv)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu son cümle ile, <em>“Oh! çok iyi oldu, sevinebilirsiniz”</em> mesajı verilmektedir. Eğer böyle değilse, <em>“… kanlı saldırı yaptı, saldırıda bulundu; 70 sivil hayatını kaybetti “ </em>vs, denilmeliydi.<br />
<em>-Teröristler, … polis karakoluna bombalı bir saldırı gerçekleştirdi.” </em><br />
Bu cümleyi haber programında kullanan televizyon kanalı, olayı, Türk milletinin veya devletinin bakış açısından değil, teröristlerin bakış açısından vermiş olmaktadır. Çünkü böyle bir olay, terörist açısından plânlanıp uygulamaya konulmuş bir başarı, bir <em>‘gerçekleşme’</em>dir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Cumhurbaşkanı dün iki açılış gerçekleştirdi. </em>( açılış yaptı.)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Milan takımı, üç oyuncu hakkını da gerçekleştirdi, sayın seyirciler. (TRT-I). </em>( üç oyuncu değiştirme hakkını da <em>kullandı, </em>denilir.)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Yugoslavya’da görünen odur ki, halk verdiği oyların neticesini zorla gerçekleştirdi. </em>(Kenan Akın, Türkiye gazetesi, 7.10.2000) (Bu cümlede <em>gerçekleşmek’</em>in yeri var mı?)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Öte yandan yazarla doğru iletişim kurmak, yani metnin mesajını çözmek, metinde kullanılan kelimelerin, terimlerin iyi anlaşılmasına, cümle içindeki görevlerinin ve yazarın ona yüklediği anlamların bilinmesiyle gerçekleşir</em><span style="font-size: x-small;"><em>.</em>(Ş. Aktaş &#8211; O.Gündüz, Yazılı ve Sözlü Anlatım,s.75.) (Bu cümlede, <strong><em>gerçekleşmek</em></strong> kullanılmaz. “… anlaşılmasına, … bilinmesine <strong><em>bağlıdır</em></strong>.” veya “ … anlaşılmasıyla, … bilinmesiyle <strong><em>mümkündür</em></strong><em>.” </em>denilebilir.)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Şans</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe Sözlük’te (TDK) <strong><em>şans, </em></strong><em>baht, talih, felek. </em><br />
Fransızca kökenli bu kelime de <em>“maymuncuk” </em>kelimelerin başında gelmektedir. Meraklılarınca, <em>fırsat, imkân, ihtimal, hak, yetki, seçenek, çare, çıkış yolu, çözüm vb </em>gibitespit ettiğimiz en az dokuz kelime veya ifadenin yerine kullanılarak dilimiz, hem fakirleştirilmekte hem de yabancılaştırılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Hakan, yakaladığı bariz gol şansını değerlendiremedi. </em>(Bu cümlede <em>fırsat </em>kullanılır. Çünkü <strong><em>fırsat</em></strong><em>, gelip geçici uygun, elverişli şart veya zaman</em> anlamındadır.)<br />
<em>- Füzeler, hedeflere kilitlenmiş durumda. Bu füzelerin ıskalama şansı yok. </em>(Savaş Süzal, atv, 16.2.1998) (<em>ihtimal</em> yerine kullanılmış. <strong><em>İhtimal, </em></strong>bir şeyin olabilirliği)<br />
<em>- Beyler, bu sefer hata yapma şansımız yok. </em>(Deli Yürek dizisi, 26.3.2002) (Burada <strong><em>pay</em></strong> yerine kullanılmış olsa gerek. Hata yapmak <em>şans </em>olur mu?)<br />
<em>- Türkiye bizim ülkemiz, ondan vazgeçme şansımız yok. </em>(TRT-2, 23.8.1999) (seçenek, lüks ? olabilir. Daha doğrusu, … <em>ondan vazgeçemeyiz</em>, denilmeliydi.)<br />
<em>-Yolsuzlukla mücadelede, hiç kimseye taviz verme şansımız yok. </em>(Sadettin Tantan, Kanal D, 2.11.2002) (Burada belki <em>hak </em>veya<em> yetki</em> denilebilir. Ancak, açık ve doğru Türkçesi, <em>Taviz veremeyiz, </em>olabilir.)<br />
<em>-Yeni yönetmelikle bir sınav şansı daha verildi. </em>(hak veya fırsat)<br />
<em>-Böyle pahalı bir araba alma şansım yok. </em>(imkân)<br />
<em>-Size baş vurmaktan başka şansım kalmadı. </em>(çare, seçenek, çıkar yol vs)<br />
<em>-Bol şans </em>veya <em>şansınız bol olsun </em>denilmez; <em>talihiniz </em>veya <em>bahtınız açık olsun </em>denilir.<br />
<strong><em>Şans, </em></strong>kelimesinin değişik anlamlarda ve yanlış kullanılışına her gün şahit oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: red;"><span style="text-decoration: underline;">Olay </span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe sözlüklerde ve Özleştirme Kılavuzu’nda <em>“vaka, hadise, vukuat, fenomen” </em>karşılıkları verilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dil bilgisi bakımından Türkçede olmayan ve isim veya fiil köklerine, ayırt etmeden getirilen <em>“–ay,-ey,-y” </em>ekleriyle yapılmış <em>yap-ay, dene-y, uza-y, bir-ey </em>(dur-ay, yaz-ay, beş-ey, bin-ey, gid-ey) vb gibi <strong><em>uydurma</em></strong> kelimelerden biridir. Ancak, <em>tasfiyeci-uydurmacıların </em>beyin yıkama propagandası sonucu diğerleri gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. Dilde bu tür yaygın yanlışlara <em>“galat-ı meşhur”</em> (meşhur yanlış) adı verilir. Biz bura kelimenin uydurulduğu <em>hadise,vukuat </em>vs anlamında kullanılıp kullanılmaması ile değil, <em>“maymuncuk kelime” </em>olarak kullanılmasıyla ilgileniyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Olay, </em>son yıllarda yerli yersiz pek çok kelime ve ifadenin yerine kullanılmakta, böylece dilimizin fakirleşmesine ve çirkinleşmesine sebep olmaktadır. Hangi anlamda kullanıldığı bile belli olmayan kullanışlardan bazı örnekler verelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-Bu sinema <strong>olayı</strong> önemli bir <strong>olaydır</strong>. Ben sinema <strong>olayını</strong> öncelikle yönetmen <strong>olayı</strong> olarak görüyorum.</em><br />
<em>- Üniversiteye girme <strong>olayı</strong> oldukça zor.</em><br />
<em>-Rüzgârlı havalarda deniz <strong>olayı</strong> iyi olmuyor. </em><br />
<em>-Okulda yemek <strong>olayı</strong> iyi gidiyor.</em><br />
<em>-Benim <strong>olayım</strong>, para <strong>olayı</strong> değil.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Paylaşmak</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sözlüklerde,<em>pay </em>ve <em>paylaşmak </em>kelimelerine şu anlamlar verilmiş: <em>pay, “taksimde düşen hisse, kısım, parça”; paylaşmak, “pay etmek, bölüşmek”</em></p>
<p style="text-align: justify;">Son bir iki yıldır modalaşan kelimelerden birisi de <em>paylaşmak. Anlatmak, açıklamak, aktarmak, bildirmek, nakletmek, izah etmek, göstermek </em>vb kelimelerinin yerine yaygın şekilde kullanılması dikkat çekmektedir. Birçok kelimenin yerine olur olmaz kullanılması, dilimizin anlatım zenginliğine zarar verdiği gibi, kelime anarşisine sebep olmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“-Bilgilerinizi bizimle paylaşır mısınız?” </em>değil, <em>“Bu konuda bilgi verir misiniz?, Açıklama yapar mısınız?;</em><br />
<em>“ -Orada ne olup bittiğini bizimle paylaşır mısınız?” </em>değil, <em>“bize anlatır mısınız”</em> veya <em>“Bize aktarır mısınız?”</em><br />
<em>“-Şimdi bu resimleri ekranda seyircilerimizle paylaşalım.” </em>değil, <em>“…seyircilerimize gösterelim.”</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Geçtiğimiz</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Geçtiğimiz </em>kelimesi de yerinde kullanılmayan veya yanlış yerde kullanılan Türkçe kelimelerden birisidir. Türkçede <em>“geçtiğimiz yol”, “geçtiğimiz köprü”, “Geçtiğimiz sokak” vs </em>denilebilir. Fakat zaman ifade eden kavramlar için <em>“geçtiğimiz gün”, “geçtiğimiz hafta” , “geçtiğimiz ay” vs </em>denilmez. Çünkü <em>“geçen” </em>biz değiliz, zamandır. Doğru Türkçesi, <em>“geçen hafta”, “geçen yıl” </em>dır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;">Artı ve gibi</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Artı” </em>ve <em>“gibi” </em>kelimelerinin kullanılışı da dilimize musallat edilen yanlış kullanışların tipik örneklerindendir. İkisi de Türkçe kökenli olan bu kelimelerin yanlış kullanılışı, dilimizin ifade zenginliğini köreltmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Meselâ, <em>“yemek yedim <strong>artı</strong> çay içtim.” </em>denilmemesi gerektiği gibi, <em>“otobüse bindim artı yerime oturdum.” </em>da denilmez. Fakat çevremizde her gün bu tür lüzumsuz kullanışlara kulak misafiri oluyoruz. Halbuki <em>“artı” </em>yerine dilimizde sözün gelişine uygun olarak, <em>“sonra, ayrıca, üstelik, üstüne üstlük, bir de, diğer yandan, fazladan, ilâve olarak vs” </em>gibi zengin ve farklı anlam incelikleri taşıyan ifade şekillerimiz vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gibi”,</em></strong> Türkçenin benzetme edatlarından birisidir. <em>“Benzetme” </em>anlamı ve kastıyla sık kullanılan bir edattır. Son yıllarda özellikle <em>“saat” </em>ve <em>“zaman” </em>bildiren ifadeler için yaygın olarak yanlış kullanılmaktadır: <em>“saat üç gibi gelirim.”, “ sekiz gibi giderim.” </em>vb şeklindeki ifadeleri sık sık duyuyoruz. Bu tür saat ve zaman bildiren ifadeler Türkçede, <em>“doğru, civarında, sularında, sıralarında, …kala, …geçe vb” </em>kelimeleri ile kullanılır. <strong><em>Gibi’</em></strong>nin yanlış kullanılışına sebep olan ifadelerin doğrusu, <em>“üçe doğru, üç civarında, üç sularında, üç sıralarında” </em>veya doğrudan <em>“üçte, beşte” vb</em> şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçenin doğru ve güzel kullanılması, kelimelerin kökenine göre (Türkçe kökenli-yabancı kökenli) seçim yapılıp kullanılmasından çok, zihnimizdeki kavramları tam karşılayan <em>uygun</em> kelimelerin seçilip cümle içinde de olması gereken <em>yerde</em> kullanılmasına ve <em>doğru </em>söylenip yazılmasına bağlıdır. Dilin anlam incelikleri ve anlatım zenginliği her nesne veya kavrama uygun kelimenin seçilip kullanılması ile ortaya çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: red;"><strong>c) </strong><em>Bazı</em> <em>Yardımcı Fiillerin Yanlış Kullanılışı</em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçede bazı <em>yardımcı fiiller, </em>ya yerinde kullanılmamakta ya birden çok yardımcı fiilin yerine veya başka bir fiilin yerine kullanılmaktadır. Meselâ <em>“yapmak” </em>yardımcı fiili, <em>başka yardımcı fiillerin</em> veya <em>fiillerin</em> yerine de yerli yersiz kullanılmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kahvaltı <strong>etmek</strong> </em>yerine <em>kahvaltı <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Park<strong> etmek </strong>“ park <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Konuşmak “ konuşma <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Beklemek “ bekleme <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Yıkanmak “ banyo <strong>yapmak</strong> (bazen <strong>almak</strong>)</em><br />
<em>Çay <strong>demlemek </strong>“ çay <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Yemek <strong>pişirmek</strong> “ yemek <strong>yapmak</strong> </em><br />
<em>Sevişmek “ aşk <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Çocuk <strong>doğurmak</strong></em><br />
<em>Çocuk sahibi <strong>olmak “ </strong>çocuk<strong> yapmak</strong></em><br />
<em>Seyahat <strong>etmek </strong>“ seyahat <strong>yapmak</strong></em><br />
<em>Hatırlatmak “ hatırlatma <strong>yapmak</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: red;"><strong>d) </strong><em>Bazı Kelimelerin Söyleniş ve İmlâsındaki Yanlışlıklar</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: red;"><strong>e) </strong><em>İsim ve Sıfat Tamlamalarının Bozulması</em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde Türkçenin yapı ve işleyişine yönelen tehdit veya tehlikeler değişik şekillerde ortaya çıkmaktadır. Türkçenin yapı ve işleyişine yönelik tehdit ve tehlikelerin belki de en tahrip edici olanı, kelime gruplarında (söz diziminde) görülen bozulma ve yozlaşmadır. Dilimize yönelen asıl tehdit ve tehlike de budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Dilin anlamlı veya görevli müstakil varlıkları kelimelerdir. Kelimeler, dilin asıl unsurları olarak son derece önemlidir. Çünkü dilde tek tek varlık, kavram ve hareketler kelimelerle temsil edilirler. Ancak, dil anlamlı en küçük dil unsuru olan kelimelerden meydana gelmekle birlikte, sadece tek tek kelimelerden ibaret değildir. Dilin asıl yapı ve işleyiş karakteri, kelimelerinde değil kelimelerin birbiriyle belirli kurallar içinde ilişkiler kurarak meydana getirdikleri söz diziminde kendisini gösterir. Bundan dolayı aynı kelime farklı dillerde kullanılabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dil, tek kelimeyle karşılayamadığı nesne ve kavramları karşılamak için veya kelimeden daha geniş anlamları ifade etmek için birden çok kelimeyi belirli kurallar içinde sıralayarak söz dizimini meydana getirir. Herhangi bir dili, o dilin kelimelerini arka arkaya tek tek (sözlük kelimesi halinde) <em>okul, kalem, defter, gelmek , yazmak, hava, su, cam, duvar, </em>şeklinde sıralayarak konuşamayız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dil bir kelime listesi değil, kelimeler ve onları işleten eklerin meydana getirdiği bir anlam örgüsüdür.</em></strong> Bu örgüye, dilin <em>söz dizimi</em> diyoruz. Söz diziminde kelimeler, <em>belirtme </em>veya <em>hüküm </em>anlatmak üzere belli kurallar içinde arka arkaya dizilerek bir kelime topluluğu meydana getirirler. Bu dizilme ve işleyiş her dilde farklıdır. Söz diziminde <em>belirtme</em> ifade eden kelime topluluğuna <em>kelime grubu; hüküm</em> ifade edenlere de <em>cümle </em>diyoruz. Meselâ <em>“<span style="text-decoration: underline;">geniş</span> /<span style="text-decoration: underline;"> yol</span>” </em>belirtme ifade eden <em>sıfat tamlaması</em> adını verdiğimiz bir kelime grubudur; <em>“</em> <em>Yol geniş(tir.)” </em>ise <em>cümle </em>adını verdiğimiz bir hüküm grubudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kelime grubu,</em></strong><em> bir nesnenin, bir kavramın veya bir hareketin karşılığı olmak üzere belirli kurallar içinde bir araya getirilmiş, <strong>yapı ve anlam bütünlüğü taşıyan</strong> </em>bundan dolayı<strong><em> tek kelime gibi iş gören</em></strong><em> kelime topluluğudur.</em> Dil, tek kelime ile karşılayamadığı anlamları, kelimeleri belirli kurallar içinde bir araya getirerek yani kelime grubu kurarak karşılar. Meselâ <strong><em>kitap</em></strong>kelimesi tek başına bütün kitapları veya herhangi bir kitabı karşılayan belirsiz bir anlam ifade eder. Fakat <em>ciltli kitap </em>ifadesi, artık bütün kitapları veya herhangi bir kitabı ifade etmez, sadece ciltlenmiş olanları kapsayan belirli bir anlam ifade eder. <em>İsmail-in kitab-ı </em>ifadesinde de kitabın kime ait olduğu veya hangi kitap olduğu belirtilerek anlam, sınırlı ve belirli hale getirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kelime gruplarında, kelimeler bir araya getirilirken arka arkaya dizilmesi, belli kurallara bağlıdır. Kelime grubunu meydana getiren kelimelerin öncelik-sonralık sırası, ekli veya eksiz olması, hangi kelimenin hangi eki alması gerektiği önemlidir. <strong><em>Ciltli kitap </em></strong>yerine <em>kitap ciltli; <strong>okul-un kitab-ı </strong></em>yerine de<em>, kitab-ı okul-un, okul kitap, kitap okul, okul-sal kitap, kitapsal okul; <strong>kapı kol-u </strong></em>yerine <em>kapı kol, kol kapı, </em><em>kol-u kapı, kapı-sal kol </em>veya <em>kol-sal kapı; mas mavi </em>yerine<em> mavi mas; bem beyaz </em>yerine <em>beyaz bem </em>diyemeyiz. Dediğimiz zaman kastettiğimiz anlam ya değişir ya bozulur; fakat istediğimiz anlam olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısaca, <em>kelimelerin sıralanışında ve birbirine bağlanışında her dilin kendisine göre bir yapı ve işleyiş düzeni (dil bilgisi, gramer kuralları) vardır.</em><a href="http://w3.balikesir.edu.tr/%7Eiacar/btt.htm#_ftn119#_ftn119" target="_blank"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[119]</span></span></a> Bu yapı ve işleyişe (söz dizimine) uyulmadığı zaman dil, bozulup yozlaşmış olur. Günümüzde Türkçe böyle bir tehdit veya tehlike ile karşı karşıyadır. Bu tehlike en çok <em>isim </em>ve <em>sıfat tamlamalarında </em>kendisini göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçede <em>sıfat tamlaması, </em>bir sıfat unsuru ile bir isim unsurundan meydana gelir. Bu tamlamada önce <em>sıfat </em>yani varlık veya kavramın herhangi bir özelliğini belirten kelime veya kelime grubu, sonra özelliği belirtilen varlık veya nesnenin adı olan kelime veya kelime grubu (isim) getirilir. <em>Kitap </em>nesnesinin bir özelliğini söylemek istersek, önce özelliğini (sıfatı) sonra <em>kitap</em> nesnesini (ismi) söyleriz: <em>Ciltli kitap, kalın kitap, faydalı kitap, çok okunan kitap, İsmail Acar’ın yazdığı kitap </em>gibi. Örneklerde görüldüğü gibi sıfat veya varlık adından herhangi birisi, tek kelime olabileceği gibi, birden çok kelimeden meydana gelen bir kelime grubu da olabilir: Meselâ <strong><em>yazı tahta-sı,</em></strong>bir nesnenin adıdır. <em>“Küçük”, “eski”, “dikdörtgen”, “yeşil boyalı”</em>, <em>“derslerde üzerine yazıp çizdiğimiz” </em>vs. gibi özellikleri belirtilmek istendiğinde, bunları <em>“yazı tahtası” </em>nesnesinden (isminden) önce getiririz:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“<span style="text-decoration: underline;">Eski </span></em>/<em> <span style="text-decoration: underline;">yazı tahtası”,</span> </em><br />
<em>“<span style="text-decoration: underline;">yeşil boyalı</span></em> /<em> <span style="text-decoration: underline;">yazı tahtası”</span></em> ,<br />
<em>“<span style="text-decoration: underline;">derslerde üzerine yazıp çizdiğimiz</span> / <span style="text-decoration: underline;">yazı tahtası”</span></em> gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Buradaki <em>“eski” </em>, <em>“yeşil boyalı” </em>veya<em> “üzerine yazıp çizdiğimiz” </em>özellikleri yani sıfatları, sadece <em>“yazı”</em>ya veya sadece <em>“tahta”</em>ya değil; bütün olarak <em>“yazı tahtası” </em>kelime grubuna (isim tamlamasına) aittir. Çünkü <em>“yazı tahtası”, </em>meydana getirdiği yapı ve anlam bütünlüğü ile <em>“bir tek kelime” </em>değerindedir. <em>“yazı tahtası” </em>tek bir nesne adı olarak, tek tek <em>yazı </em>ve <em>tahta </em>nesnelerinden başka bir nesnedir. Bundan dolayı bir tek nesne adı olan <em>“yazı tahtası” </em>kelime grubuna ait sıfatları, <em>tek kelime değerinde olan</em> kelime grubunu bölerek,</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“<strong>yazı </strong></em><em><span style="text-decoration: underline;">eski</span></em> <strong><em>tahtası</em></strong>” ,<br />
“<strong><em>yazı </em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">yeşil boyalı</span></em> <strong><em>tahtası</em></strong>”,<br />
<em>“<strong>yazı </strong><span style="text-decoration: underline;">derslerde üzerine yazıp çizdiğimiz </span><strong>tahtası</strong>” </em><br />
şeklinde, belirsiz isim tamlaması kalıbındaki grubun arasına sokamayız.<br />
Son yıllarda, Türkçenin yapı ve işleyişine aykırı olarak yukarıdaki örneklerde olduğu gibi, <em>sıfat unsurunun, </em>bir kelime grubu olan<em> <strong>isim tamlamasının</strong></em> arasına sokulduğu görülmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Millî Eğitim <strong>Eski</strong> Bakanı, </em><br />
<em>Ankara <strong>Eski</strong> Valisi, </em><br />
<em>Genelkurmay <strong>Eski</strong> Başkanı </em>vb gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle <em>eski </em>sıfatının kullanılışında görülen bu yanlışlık, kelime grubunun yapı ve anlam bütünlüğü ile grup vurgusunun dikkate alınmayışından veya bilinmeyişinden kaynaklanmaktadır. Bunu yapanlar, <em>sıfat tamlaması kalıbındaki </em>kelime grubunu,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">Eski Millî Eğitim</span></em></strong><em> / <span style="text-decoration: underline;">Bakanı,</span> </em><br />
<em><strong><span style="text-decoration: underline;">Eski Ankara</span></strong> / <span style="text-decoration: underline;">Valisi </span></em><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">Eski Genelkurmay</span></em></strong><em> / Başkanı</em></p>
<p style="text-align: justify;">gibi düşünmektedirler. <em>Eski / Millî Eğitim Bakanı, Eski / Ankara Valisi, Eski/Genel kurmay Başkanı </em>birer sıfat tamlamasıdır. Bu tamlamalarda <em>“eski Millî Eğitim” </em>, <em>“eski Ankara” </em>veya <em>“eski Genelkurmay” </em>söz konusu değildir.Sıfat tamlamaları bir <em>sıfat </em>ve bir <em>isim </em>unsurundan meydana gelir. Burada grupların sıfatı <em>“eski” , </em>isim unsuru da <em>Millî Eğitim Bakan-ı </em>ve <em>Ankara Vali-si </em>şeklindeki belirsiz isim tamlamalarıdır. Dolayısıyla burada <em>eski </em>sıfatı, <em>Bakan’</em>ın veya <em>vali’</em>nin değil, <em><span style="text-decoration: underline;">Millî Eğitim Bakan-ı</span> </em>ve <em><span style="text-decoration: underline;">Ankara Vali-si</span> </em>kelime gruplarına aittir. Bir de sıfat tamlamasında vurgu <em>sıfat </em>üzerindedir. Bundan dolayı doğrusu, <strong><em><span style="text-decoration: underline;">Eski </span></em>/ </strong><em>Millî Eğitim Bakanı , <strong><span style="text-decoration: underline;">Eski</span></strong></em> /<em> Ankara Valisi </em>şeklindedir. Türkçede belirli ve belirsiz olmak üzere iki tür isim tamlaması vardır. Belirsiz isim tamlamaları,<em> kalıcı</em> isimler yapar ve arasına başka bir unsur girmez. <em>Millî Eğitim Bakanı </em>ve <em>Ankara Valisi </em>kelime grupları da birer belirsiz isim tamlamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, Türkçede <em>sıfat </em>sadece <em>“eski” </em>kelimesinden ibaret değildir. Sayılamayacak kadar sıfat söz konusudur. Ayrıca sıfat tek kelime olabileceği gibi birden çok kelimeden meydana gelen bir kelime grubu da olabilir. <em><span style="text-decoration: underline;">Eski</span> / <span style="text-decoration: underline;">Ankara Valisi</span> </em>şeklinde sıfat tamlaması olabileceği gibi, <em><span style="text-decoration: underline;">1995- 2000 yılları arasındaki</span> / <span style="text-decoration: underline;">Ankara Valisi</span> , <span style="text-decoration: underline;">Çok faydalı çalışmalar yapan</span> / <span style="text-decoration: underline;">Ankara Valisi</span> </em>şeklinde bir sıfat tamlaması da olabilir. Bu sıfat tamlamalarını da, <em>“Ankara <span style="text-decoration: underline;"><strong>1995-2000 yılları arasındaki</strong></span> Valisi”, “Ankara <strong><span style="text-decoration: underline;">çok faydalı çalışmalar yapan</span> </strong>Valisi” </em>şeklinde söyleyemeyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıfat tamlamalarında <em>“eski” </em>sıfatı ile başlayan yanlış kullanış, 1980’den sonra bazı Bakanlıkların kuruluşunda yer alan <em>“il” </em>veya <em>“ilçe” </em>müdürlüklerinin adında da görülmektedir. Türkçe konusunda diğer kurumlara örnek olması gereken Millî Eğitim Bakanlığının, il ve ilçelerdeki müdürlüklerinin adı, Türkçenin yukarıda açıkladığımız yapısına aykırı ve yanlış olarak resmîleştirilmiştir. Aynı Bakanlıkta bir taraftan doğru olarak <em>“<span style="text-decoration: underline;">İlçe</span> / Millî Eğitim Müdürlüğü”</em> şekli kullanılırken, diğer taraftan yanlış olarak <em>“Millî Eğitim <span style="text-decoration: underline;">İl</span> Müdürlüğü” </em>şekli kullanılmaktadır. Bu durum diğer kurumlarda da görülmektedir. Böylece Türkçenin yapı ve işleyişi, adeta devlet eliyle bozulup yozlaştırılmaktadır.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[120]</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>bozuk / kapı kolu </em>yerine <em>kapı bozuk kolu</em><br />
<em>Yeni / Türkiye Cumhuriyeti </em>yerine <em>Türkiye Yeni Cumhuriyeti</em><br />
<em>yoğurtlu / patlıcan kızartması </em>yerine <em>patlıcan yoğurtlu kızartması </em><br />
<em>kırık / pencere camı </em>yerine <em>pencere kırık camı</em></p>
<p style="text-align: justify;">demek nasıl yanlışsa <em>“Millî Eğitim <span style="text-decoration: underline;">İl</span> Müdürlüğü”, “Dışişleri Eski Bakanı”, “Belediye Eski Başkanı”, “Ankara Eski Valisi” </em>ve benzeri örnekler de Türkçenin yapı ve işleyişine aykırı ve yanlıştır. Dolayısıyla dilimizin işleyişini bozup yozlaştıran kullanışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sayın </em></strong>hitap kelimesinin zaman zaman yanlış kullanıldığını görüyoruz. Türkçede <em>hitap unsuru olarak </em>kullanılan <strong><em>sayın</em></strong>, <em>sıfat tamlamasında olduğu gibi, </em>isim tamlaması, birleşik isim veya sıfat tamlaması kalıbındaki unvan gruplarından önce kullanılması gerekir.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[121]</span></span> Ancak <em>“Balıkesir <strong>Sayın </strong>Valisi” , “Prof. Dr. <strong>Sayın </strong>Ali Duymaz”, “Mühendislik Fakültesi Dekanı <strong>Sayın</strong> Prof. Dr. Şerif Saylan” </em>vb örneklerinde gördüğümüz gibi isim tamlamasının veya sıfat tamlaması kalıbındaki unvan grubunun arasına sokularak kullanıldığı sık sık görülmektedir. Bu tür kullanışlar da <em>sıfatların isimlerden önce gelmesi </em>ve <em>kelime grubu bütünlüğü </em>kuralına aykırıolduğu için yanlış bir kullanış şeklidir. Doğrusu,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sayın/ </em></strong><em>Balıkesir Valisi<strong>, </strong></em><br />
<strong><em>Sayın /</em></strong><em> Prof. Dr. Ali Duymaz , </em><br />
<em><strong>Sayın</strong> / Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerif Saylan </em><br />
şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçenin kelime gruplarını yapı ve işleyişinde görülen bir başka bozulma ve yozlaşma da <strong><em>isim tamlamalarında </em></strong>görülmektedir. İsim tamlaması, Türkçenin en işlek, en güzel ifade şekillerinden ve anlatımda zenginlik kaynaklarından birisidir. Türkçede iki isim unsuru, <em>iyelik-sahiplik-mülkiyet- aitlik- mensupluk, nispet</em> ifade etmek üzere <em>“isim tamlaması” </em>kalıbında birbirine bağlanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğu”, </em><br />
<em>“bir nesnenin başka bir nesneye ait olduğu”, </em><br />
veya<br />
<em>“bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığı” </em></p>
<p style="text-align: justify;">anlatılmak istendiğinde <strong><em>“isim tamlaması” </em></strong>kurulur. Bu dil birliğini (kelime grubunu) kuran Türkçe ekler, <em>“iyelik ekleri”</em>dir. Yani isim tamlaması, <em>iyelik ekleriyle </em>kurulan ekli bir birleşmedir. <em>Kapı, kol </em>veya <em>kitap,</em> <em>çanta </em>kelimeleri tek tek kullanıldığında, sadece karşılıkları oldukları nesneleri karşılar, aralarında bir bağ yoktur. Fakat bu kelimeleri (isimleri) iyelik sistemi içinde <em>“kapı kol-<strong>u</strong>” </em>ve <em>“kitap çanta-<strong>sı</strong>” </em>şeklinde iyelik ekiyle birleştirirsek, hem <em>“kol”</em>un <em>“kapı”</em>ya, <em>“çanta”</em>nın <em>“kitap”</em>a ait olduğu anlatılmış olur hem yeni bir nesne adı türetilmiş olur.<br />
Türkçenin bu güzel işleyiş sistemi, son yıllarda biraz da yabancı dillerin tesiri ile,</p>
<p style="text-align: justify;"><em>-İyelik ekleri kullanılmayarak</em><br />
<em>-Hem iyelik ekleri kullanılmayıp hem kelime sırası ters çevrilerek</em><br />
<em>-Fransızca nispet-aitlik eki ve şekli (-sal,-sel) kullanılarak</em></p>
<p style="text-align: justify;">bir kaç şekilde bozulmaktadır.<br />
İsim tamlamalarındaki <strong><em>iyelik eklerinin kullanılmamasından doğan </em><em>bozulma ve yozlaşma, </em></strong>özellikle <em>kuruluş, iş yeri, semt, sokak, yemek vb </em>isimlerinde çok sık görülmektedir. Türkçe bu açıdan (<em>iyelik ekleri</em> kullanılmayarak) dikkat çekici şekilde yozlaştırılmaktadır. Önceki yıllarda, <em>Edirne Kapı-sı&gt;Edirne Kapı, Paşa Bahçe-si&gt;Paşa Bahçe, Top Kapı-sı&gt; Top Kapı </em>gibi birkaç örnekte kalıplaşmış olarak görülen bu bozulma, genellikle banka isimlerinden başlayarak gittikçe yaygınlaştırılmaktadır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında <em>Sümer Bank </em>(doğrusu <em>Sümer Banka-sı), Eti Bank, </em>(doğrusu <em>Eti Banka-sı), Deniz Bank </em>(Doğrusu <em>Deniz Banka-sı)</em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[122]</span></span> isimleri ile başlatılan yanlış kullanış, son yıllarda diğer banka isimlerine de geçmiştir. <em>Koç Bank, İnter Bank, Vakıf Bank </em>vs. Yakın yıllarda güzelim Türkçe <em>“Halk Bankası” </em>adı da bu bozulma ve yabancılaşma modasına uyularak <em>Halk Bank </em>yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dilimizin önemli yapı ve işleyiş özelliklerinden olan bu <em>iyelik sistemi</em> veya <em>isim tamlaması</em> kalıbındaki bozulma son yıllarda <strong><em>resmî kurum ve kuruluş isimlerinde</em></strong> de görülmeğe başlamıştır: <em>Trafik Denetleme şube Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü, Sağlık Kültür Daire Başkanlığı, İstihbarat Daire Başkanı, Başbakanlık Merkez Bina </em>vb gibi. Bu isimlendirmelerin doğrusu,</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Trafik Denetleme Şube-<strong>si</strong> Müdürlüğü, </em><br />
<em>Asayiş Şube-<strong>si</strong> Müdürlüğü, </em><br />
<em>Sağlık Kültür Daire-<strong>si</strong> Başkanlığı, </em><br />
<em>İstihbarat Daire-<strong>si</strong> Başkanı, </em><br />
<em>Başbakanlık Merkez Bina-<strong>sı</strong> </em><br />
şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İsim tamlaması veya <em>iyelik sisteminde görülen</em> bozulma ve yozlaşmadan <strong><em>yemek isimleri </em></strong>de nasibini almaktadır. Değişiklik veya yabancı özentisiyle <em>isim tamlaması </em>kalıbında söylenmesi gereken yemek isimlerimizi, <em>ezogelin çorba, mercimek çorba, yayla çorba, Ankara tava, İnegöl köfte, </em>vb şekillerde <em>iyelik eklerini </em>kaldırarak<em> sıfat tamlaması </em>kalıbında daha doğrusu yabancı dillerin söz dizimine uydurarak söylemeye başladık.<em> <strong>Bu</strong></em> <strong><em>tür yemek isimlerinin doğru Türkçesi,</em></strong> <em>ezogelin çorba<strong>sı</strong>, mercimek çorba<strong>sı</strong>, yayla çorba<strong>sı</strong>, Ankara tava<strong>sı</strong>, İnegöl köfte<strong>si</strong> </em>şeklindedir. <em>İsim tamlaması</em> kalıbında olan bu isimler, iyelik ekleri kaldırılarak <em>Türk mantığına, Türkçenin yapı ve işleyişine aykırı </em>olarak görünüşte <em>sıfat tamlaması </em>kalıbına sokulmakta fakat aslında yabancı dillerin yapı ve işleyişine uydurulmaktadır. Böyle olunca meselâ <em>“ezogelin” </em>veya <em>“yayla” </em>adı<em>, “çorba”</em>nın; <em>“İnegöl”</em> adı, <em>“köfte”</em>nin <em>sıfatı</em> (özelliği) durumuna geçmiş olmaktadır. Halbuki <em>“çorba” </em>nın <em>“ezogelin” </em>veya <em>“yayla” </em>olması, <em>“İnegöl”</em>ün de <em>“köfte” </em>olması mümkün değildir. Burada <em>“ezogeline ait çorba”</em> (ezogelinin çorbası)ve <em>“İnegöl’e ait, İnegöl’e has, İnegöl’ün köftesi”</em> söz konusudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe isim tamlamasını, dolaysıyla Türkçenin işleyişini bozan bu uygulama, <em>semt, cadde, sokak, işyeri </em>ve <em>çeşitli kuruluş isimlerinde </em>görüldüğü gibi, Türkçeleştirme adına yapılan yeni terimlerde de görülmektedir: <em>Toplum bilim, dil bilim, ruh bilim, demir oksit, bakır sülfat, sözcükbilim </em>vb gibi. Bunların doğrusu, <em>toplum bilim-i, dil bilim-i, ruh bilim-i, demir oksid-i, sözcük bilim-i </em>şeklinde olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçenin isim tamlamasındaki daha ileri derecede bir başka bozulma ve yozlaşma da <strong><em>hem iyelik eklerini kullanmamak hem de kelime sırasını ters çevirmekten doğan bozulma ve yozlaşma</em></strong>dır: <em>Otel Basri, Eczane Gülay, Cafe Değirmen, Villa Oruç</em> vb gibi. Tam anlamıyla İngilizcenin tesiriyle ortaya çıkan bu bozulma ve yozlaşma şeklinde hem iyelik sistemi bozulmakta hem de kelime sırası ters çevrilmektedir. <em>Otel Basri,</em> <em>Eczane Gülay, Cafe Değirmen </em>isimleri, isim tamlaması kalıbında olması gerekirken sıfat tamlaması kalıbına sokulmuşlardır. <em>Otel, eczane </em>ve <em>Cafe</em> kelimeleri<em>, Basri, Gülay </em>ve <em>Değirmen </em>isimlerinin sıfatı gibi kullanılmıştır. Böyle bir vasıflandırma ise mantıksızdır. Çünkü <em>“Basri”</em>nin <em>“otel” </em>olması<em>, “Gülay”</em>ın <em>“eczane” </em>olması söz konusu olamaz. Bu ifade şekillerinin doğrusu ve Türkçesi, <em>Basri Oteli, Gülay Eczanesi, Değirmen kahvesi, Oruç Villası </em>şeklinde isim tamlaması olmalıdır. Bu tür ifadeleri veya isimleri <em>“Türkçe” </em>veya <em>“yabancı” </em>yapan kelimelerin kökeni değil, söz dizimidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe isim tamlaması veya iyelik şeklindeki bir bozulma da, Türkçeye adeta <em>musallat </em>edilen <strong><em>Lâtince-Fransızca -l,-al,-el,(-sal,-sel)</em></strong> <em>aitlik-nispet </em>ek ve dil bilgisi şekillerinin kullanılmasından ortaya çıkmaktadır. Türkçede <em>iyelik, mülkiyet, aitlik ve mensupluk </em>ifadesi için kullanılan en yaygın ve işlek dil bilgisi (gramer) şekli, yukarıda da açıkladığımız <em>“iyelik grubu” </em>veya <em>“isim tamlaması”</em> kalıbıdır. <em>İyelik ekleri kaldırılarak, </em><em>hem iyelik ekleri kaldırılıp hem kelime sırası ters çevrilerek</em> bozulan isim tamlaması kalıbı, bir de Türkçeyi <em>“öz güzelliğine kavuşturmak” </em>adına başlatılan <em>tasfiyecilik hareketi </em>ile dilimize sokulan <em>Fransızca ek </em>ve <em>ifade kalıbı –sal,-sel’li </em>şekillerlebozulmaktadır<em>. </em>Arapçadan dilimize girmiş, <em>millî, dinî, askerî, ahlâkî, siyasî </em>örneklerindeki aitlik veya nispet sıfatları yapan <em>-î (şapkalı i) </em>ekini dilimizden atmayı düşünenler, bunun yerine de dilimize Fransızcadan girmiş <em>aktüel, kültürel, orijinal, nasyonal </em>kelimelerinde gördüğümüz bir başka <strong><em>yabancı -l,-al,-el,-sal,-sel </em></strong>ekini getirmişler veya bir başka ifadeyle, Arapça nispet <em>–î’</em>sini, Fransızca <em>-al,-el,-sal,-sel </em>ekleriyle tercüme etmişlerdir. Fakat <em>“tasfiyeci-özleştirmeciler”</em>, bu kadarla da kalmayıp bu Fransızca eki ve ifade kalıbını, <em>“Öz Türkçecilik” </em>adına alabildiğine kullanıp yaygınlaştırarak, Türkçenin <em>iyelik ekleri ile kurulan </em><em>isim tamlaması</em>nı bile bozup işlemez duruma getirmişlerdir. Bu anlayış ve uygulamalarla dilimiz hem yozlaştırılmakta hem yabancılaştırılmaktadır:<br />
<em>“Bir dildeki <span style="text-decoration: underline;">anlam<strong>sal</strong> ve yapı<strong>sal</strong> değişikliğ</span>i belirgin bir biçimde ortaya koyan ölçütlerden biri,<span style="text-decoration: underline;"> sözlük<strong>sel</strong> düzlem</span>deki yeniliklerdir.”</em> <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[123]</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe üzerine yapılan bir araştırmadan aldığımız yukarıdaki cümlede, kullanılan <em>–sal, -sel’</em> li ifade şekillerinin hiç birisine Türkçenin ihtiyacı yoktur. Bu cümledeki,</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Anlam-sal değişiklik</em> yerine <em>anlam değişikliği,</em><br />
<em>yapı-sal değişiklik </em>yerine <em>yapı değişikliği,</em><br />
<em>sözcük-sel düzlem </em>yerine <em>sözcük düzlemi, </em></p>
<p style="text-align: justify;">şeklinde isim tamlamaları kullanılarak, söz konusu cümle şöyle kurulabilirdi:<br />
<em>“Bir dildeki anlam ve yapı değişikliği(-<strong>ni)</strong></em> <em>belirgin bir biçimde ortaya koyan ölçütlerden biri, sözlük düzlemindeki yeniliklerdir.”</em></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçeyi <em>“özleştirmek”</em>(!)adına, Arapça nispet <em>–î</em>’sine karşılık olmak üzere Fransızcadan alınıp kullanılan bu <em>–sal,-sel </em>eki ve onunla yapılan Fransızca söz dizimine uygun <em>sıfat tamlamaları</em>na pek çok örnek gösterebiliriz: <em>Yapısal bozukluk, bilimsel yayın, sözlüksel anlam, duygusal insan, anayasal düzen, kentsel ulaşım, tarımsal kredi, parasal durum, eleştirel düşünce, doğal denge </em>vb gibi. Bu ifadelerin hiç birisi Türkçenin yapı ve işleyişine uygun değildir. Örneklerini verdiğimiz bu ifade kalıplarının, hem eki yabancı hem kalıbı meydana getiren söz dizimi (kelime grubu) şekli yabancıdır. <em>-Sal,-sel’</em>li örneklerin istisnasız hepsi, Türkçenin yapı ve işleyişine uygun olarak Türkçenin iyelik sistemi ile <em>isim tamlaması </em>şeklinde , yabancı bir ek ve yapıya ihtiyaç duyulmadan şöyle ifade edilir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>yapısal bozukluk </em>değil <em>Yapı bozukluğu, </em><br />
<em>bilimsel yayın </em>değil <em>bilim yayını </em>veya <em>bilimlik yayın, </em><br />
<em>sözlüksel anlam </em>değil <em>sözlük anlamı,</em><br />
<em>doğal denge </em>değil <em>doğa dengesi,</em><br />
<em>duygusal insan </em>değil <em>duygulu insan, </em><br />
<em>anayasal düzen </em>değil <em>anayasa düzeni,</em><br />
<em>kentsel ulaşım </em>değil <em>kent ulaşımı,</em><br />
<em>tarımsal kredi </em>değil <em>tarım kredisi,</em><br />
<em>parasal durum </em>değil <em>para durumu </em><br />
<em>kamusal görev </em>değil <em>kamu görevi vb.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçede <em>“-l,-al,-el,-sal,-sel” </em>şeklinde <em>nispet-aitlik </em>anlatımı taşıyan ek veya ekler yoktur. Lâtincedeki <em>“-alis” </em>ekine dayanan bu ekler, dilimize Fransızca kanalıyla girmiştir.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[124]</span></span> Fransızcadan alınıp dilimize musallat edilen bu ekler, önceleri sadece isimlere eklenirken daha sonraları isim veya fiil ayrımı yapılmadan her tür kelimeye getirilmeye başlanmıştır: <em>Eğit-sel kol, gör-sel bozukluk, yönet-sel politika, gör-sel basın </em>vb gibi. Öyle hale gelmiş ki, <em>“Öz Türkçe” </em>adına nispet <em>–î</em>’sinin kullanıldığı Arapça-Farsça kelimelerde bile <em>Fransızca nispet eki –al,-el, -sal,-sel’</em>i kullanınca kelimenin Türkçeleştirildiği sanılıyor: <em>Ahlâksal, tarihsel, ruhsal, zihinsel, parasal, hukuksal vb </em>gibi. Hiçbir kural tanımaksızın herkes, her istediği kelime veya dil bilgisi unsuruyla bu ekleri kullanmaktadır. <em>“-Sal,-sel” </em>eklerini bir kelimenin kuyruğuna eklediniz mi ifade, anında <em>“Öz Türkçe” </em>(!)oluveriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yabancı kökenli (Arapçadan gelme) olduğu için dilimizden atılmak istenen <em>aitlik </em>veya <em>nispet -î’si </em>yerine Türkçenin aitlik şekillerini işletip kullanmak gerekirken, başka bir yabancı kökenli (Fransızca) dil unsurunu almak, dilimize bir şey kazandırmadığı gibi, dilimizi bozup yozlaştırmaktan başka bir şey değildir. Böyle bir uygulamanın bir de <em>Türkçecilik adına </em>yapılmasının hiçbir açıklaması olamaz. Çünkü Türkçe, <em>Arapça nispet -î’si</em> ve <em>Fransızca -l,-al,-el,-sal,-sel </em>nispet eklerine ihtiyaç duymadan da <em>aitlik-nispet-mensupluk </em>anlatımını karşılayacak özelliklere sahiptir. İyelik ekleri yanında Türkçe, –lı,-li,-lık,-lik; -ca,-ce; -cı,-ci; -dan,-den vb ekleriyle de <em>mensupluk-aitlik</em> anlatımını karşılayabilmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Vatanî görev </em>yerine <em>vatan görevi (vatan-sal görev </em>değil)<br />
<em>Askerî hastane </em>yerine <em>asker hastanesi </em>(<em>asker-sel hastane</em> değil)<br />
<em>Kasdî hareket “ kasıtlı hareket</em><br />
<em>Asabî bir insan “ sinirli bir insan </em><br />
<em>Asabî rahatsızlık “ sinir rahatsızlığı (sinir-sel rahatsızlık </em>değil)<br />
<em>Hissî davranış “ duygulu davranış </em>(<em>duygu-sal </em><em>davranış</em> değil)<br />
<em>Hesabî “ hesapçı</em><br />
<em>Tamburî (Cemil) “ Tamburcu Cemil</em><br />
<em>insanî davranış “ insanca davranış (insan-sal davranış </em>değil)<br />
<em>Mahallî “ yerli </em>veya <em>bölgelik (yer-el, bölge-sel</em> değil)<br />
<em>Kalbî “ kalpten </em>gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçe hassasiyeti olmayan pek çok kişi, bilmeden veya hiç düşünmeden, modalaştırılan bir ifadeyle, <em>“duygusal insan”, “kamusal alan”, ”sözcüksel anlam” </em>diyebiliyor. <em>“Kravatsal insan”, “akılsal insan”, “bilgisel insan” , “görgüsel insan”, “Cumhursal Başkan” </em>vb ifadeler nasıl yanlışsa benzer ifadeler de aynı şekilde yanlıştır. Bunların doğru Türkçesi için , Fransızca <em>–sal,-sel’</em>iveya Arapça nispet <em>–î’</em>sini kullanmaya lüzum da ihtiyaç da yoktur. Bu tür ifadeler Türkçe sıfat tamlaması veya isim tamlaması kalıbı ile kolayca anlatılır: <em>Duygulu insan, kamu alanı, sözcük anlamı,</em> <em>kravatlı insan, akıllı insan, bilgili inan, görgülü insan, Cumhur Başkanı, vb</em> gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Son yıllarda sık kullanılan <em>“Türkî Cumhuriyetler” </em>ifadesi de Arapça nispet <em>î’</em>si ile yapılan <em>“anlamca” </em>yanlış bir kullanıştır. Doğrusu, <em>“Türk Cumhuriyetleri” </em>veya <em>“Orta Asya Türk Cumhuriyetleri” </em>şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçenin <em>aitlik-mensupluk</em> anlatımı için pek çok imkânı vardır. Dilimize Arapçadan gelen ve bin yıldır kullanılan <em>nispet –î’</em>sini <em>“yabancı kökenli” </em>diye dilimizden atıp yerine <em>Lâtince-Fransızca </em>kökenli <em>-l,-al,-el,-sal,-sel</em> eklerini kullanmanın Türkçe sevgisi ile bir ilgisi yoktur. Bize göre, <em>“Türkçeleştirme” </em>adına <em>“-l, -al,-el, -sal, -sel” </em>şekillerinde kullanılan Fransıca <em>nispet ekine </em>sarılanların en rahatsız olduğu kelime, herhalde Arapçadan gelen nispet <em>-î’</em>sinin kullanıldığı <strong><em>“millî”</em></strong>dir. Türk milliyetçiliğine taraftar olmayan veya muhalif olanların <strong><em>“ulus-al” </em></strong>kelimesini tercih etmelerinin de başka bir gerekçesi olamaz. Çünkü, Arapça <em>“millet” </em>ve <em>“millî” </em>kelimeleri dilimize yabancı ise, Moğolca <em>“ulus” </em>ve Moğalca-Fransızca karışımı <em>“ulus-al” </em>kelimeleri iki kere yabancıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dilimizde Arapça kökenli nispet eki <em>-î </em>ile yapılan nispet şekillerinin nasıl Türkçeleştirilebileceğini göstermek üzere, 1943’te <em>Ülkü </em>dergisinde<em>, “Arapça Nispet Sıfatlarını Nasıl Türkçeleştirebiliriz” </em>başlığı altında bol örnekligeniş bir inceleme yayımlayan <strong><em>Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu,</em></strong>Tasfiyeciler ve <em>nispet –î’</em>si ile ilgili şu tespitte bulunuyor:<br />
<em>“Gariptir ki dil temizliği ile meşgul olanlar, dilimizdeki yabancı teşkil kalıplarından yalnız bu nispet şeklini görüyorlar ve yalnız onunla uğraşıyorlar. Onlara göre dilimizde bir tek yabancı düşman ve bir tek millî noksan vardı: Nispet sıfatları. Bunun bir çaresini bulsak her şey hallolacaktı.”</em></p>
<p style="text-align: justify;">Nispet sıfatlarının nasıl Türkçeleştirilebileceği konusunda daha 1943’te üç inceleme yazısı yayımlayan <em>Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, </em>22 yıl sonra Dünya gazetesinde <em>“Nispet Sıfatları ve –Sal,-Sel” </em>başlığı ile konuyu yeniden işleyen dört yazı daha yayımlamıştır. Banguoğlu, bu yazısının başında da, <em>“-sal,-sel’li kelimelerin uydurma olduğunu” </em>tekrarlamıştır.<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[125]</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçeye musallat edilen bu <em>Fransızca -sal,-sel’</em>li kullanışlar ve <em>uydurma kelimeler</em> için <em>Ünlü Şair <strong>Necip Fazıl</strong></em>, şöyle demişti:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ruh<strong>sal, </strong>para<strong>sal,</strong> soyut, boyut, yaşam, eğilim,</em><br />
<em>Ya bunlar Türkçe değil, yahut ben Türk değilim.</em><br />
<em>Oysa halis Türk benim, bunlar işgalcilerim.</em><br />
<em>Allah Türk’e acısın, yalnız bunu bilirim. </em><br />
<span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-family: Times New Roman;">Necip Fazıl</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[112]</span></span> Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, “Dilde ‘İlericilik’ ve ‘Gericilik’ Üzerine II”, Türk Dili Üzerine Araştırmalar, Birinci Cilt, TDK Ank. 1995, s.770-773. </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[113]</span></span> Prof. Dr. Faruk K.Timurtaş, “Türkçenin Bozulması”, Türk Edebiyatı, Haziran 1980, sayı: 80, s. 7-8; Ayrıca bak, Timurtaş, Diller ve Türkçemiz, Haz. Mustafa Özkan, Alfa y.,İst.1996,s.91-96.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[114]</span></span> Zeynep Korkmaz, age.,s. 797.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[115]</span></span> Ahmet Bican Ercilasun, <em>Aşama, </em>Yaşayan Türkçemiz-2, Tercüman y., İst. 1981, 14.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[116]</span></span> Yavuz Bülent Bakiler, Sözün Doğrusu, Türk Edebiyatı Vakfı, İst. 2004,s. 146.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[117]</span></span> Prof. Dr. Faruk Timurtaş, <em>Uydurma Olan ve Olmayan </em>Yeni Kelimeler Sözlüğü, İst. 1979, s.47.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[118]</span></span> Yavuz Bülent Bakiler, Sözün Doğrusu -I, 4. baskı, İst. 2004,s.59; Sözün Doğrusu -II, 3. Bas. İst. 2004, 293; Ayrıca,Şiar Yalçın, Doğru Türkçe, Metis y., 2. bas., İst. 1999,s. 162. </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[119]</span></span> “Bir dilin kuralları” demek, o dilin yapı ve işleyiş özellikleri demektir. Bu dil kuralları, suyun kaldırma özelliğinin kimse tarafından icat edilmediği veya konulmadığı gibi, hiçbir kimse tarafından icat edilmez veya konulmaz. Dilin bütün tarihi boyunca gösterdiği yapı ve işleyiş özelliklerinin dilciler tarafından tespit edilmesi ile ortaya çıkarılır. “Dil bilgisi” veya “gramer” dediğimiz bilgi alanı da bunu anlatır. Dilin yapı ve işleyiş özellikleri, dilin varlık sebepleridir. Bunlar ortadan kalkınca veya değiştirilince dil de ortadan kalkar veya başka dil haine gelir yani yabancılaşır. Dilin kendi içinde meydana gelen ses, şekil ve anlam değişme ve gelişmelerini de “değiştirme” ile karıştırmamak gerekir. Dil, tabiî varlık gibi değişir, gelişir. Fakat dışarıdan bir müdahale ile değiştirilmez. Dışarıdan kendi yapısına uygun olmayan müdahale dilin yapı ve işleyişini bozar. Buna dilin bozulması, yozlaşması diyoruz. </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[120]</span></span> Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okulların isim tabelalarında, Bakanlığın adındaki “<strong>millî” </strong>kelimesinin bile </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;">yanlış yazıldığını, Bakanlığın buna bile dikkat etmediğini burada hatırlatalım.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[121]</span></span> Türkçede unvan isimden sonra gelir, İsmail Bey, Nazmiye Hanım, Mustafa Kemal Paşa gibi; isimlerin </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;">önüne gelen meslek, rütbe, makam bildiren <strong>Öğretmen</strong> Güzide, <strong>Mühendis</strong> Alperen, <strong>General</strong> Kâzım </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;">Karabekir, <strong>Doç. Dr. </strong>Mehmet Aça vb kelimeler aslında unvan değil sıfattır. Dolayısıyla meydana </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;">getirdikleri kelime grupları da sıfat tamlaması kalıbındadır. Fakat bu tür kelime gruplarına da unvan grubu </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;">diyenler vardır. </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[122]</span></span> 1937’de TBMM’de <strong><em>“Deniz Bank”</em></strong>ın kuruluş kanunu görüşülürken, Prof. Sadri Maksudi, Meclis’te söz alarak <em>“Deniz Bank” </em>adının yanlış olduğunu, doğrusunun <strong><em>“Deniz Bankası”</em></strong>olduğunu belirten bir açıklamada bulundu. Atatürk’e yaranmak isteyen bazı kimseler bu durumu, Atatürk’e, <em>“ Prof. Sadri Maksudi sizin dil devriminizi baltalıyor.”</em> diye anlatarak Sari Maksudi ile Atatürk’ün arasını açmışlardır. (Bak. Yavuz Bülent Bakiler, Gidenlerin Ardından, Türk Edebiyatı Vakfı yay. İst. 2006,s.213 vd.) </span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[123]</span></span> Neşe Emecan, 1960’tan Günümüze Türkçe –Bir Sözlük Denemesi-, YKY., İst 1998, Giriş, s.13.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[124]</span></span> Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, “Bilinçli Dil Sevgisi ve ‘Eleştirel Düşünce’ Üzerine”, Türk Dili Üzerine Araştırmalar, Birinci Cilt, TDK. Ank.,1995, s. 625-628.</span><br />
<span style="font-family: Times New Roman;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800080;">[125]</span></span> Tahsin Banguoğu, Dil Bahisleri, Kubbealtı Neşriyatı, İst. 1987, s.180-210 ve 263-277.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/gunumuz-turkcesinde-yozlasma-t2722.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özentili Söyleyişler/İnönü Evrenkenti</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/ozentili-soyleyisler-inonu-evrenkenti.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/ozentili-soyleyisler-inonu-evrenkenti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Feb 2008 10:54:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=938</guid>
		<description><![CDATA[YANLIŞ DOĞRU Ayıpsın! Ayıp ediyorsun! &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Takıl bana! Benimle gel! &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; 5 gibi gelirim. Saat beş civarında(sularında)gelirim. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Koptum! __________ &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Kopardın! __________ &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Uçurmuş! Sıyırmış! __________ &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Kendine iyi bak. Kendine dikkat et. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Kendine iyi bak, oldu? Kendine dikkat et, olur mu? &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Bay bay! Ba baaay! Hoşçakal! &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Baaaay! Hoşçakal! &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Öptüm. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Courier New;"><span style="font-size: medium;"><em>YANLIŞ</em><br />
<strong>DOĞRU</strong></span></span></p>
<p><em>Ayıpsın! </em><br />
<strong>Ayıp ediyorsun!</strong><br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Takıl bana! </em><br />
<strong>Benimle gel! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>5 gibi gelirim. </em><br />
<strong>Saat beş civarında(sularında)gelirim. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Koptum! </em><br />
<strong>__________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
</span><span style="font-family: Courier New;"><em>Kopardın! </em><br />
<strong>__________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Uçurmuş! Sıyırmış! </em><br />
<strong>__________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Kendine iyi bak. </em><br />
<strong>Kendine dikkat et. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Kendine iyi bak, oldu? </em><br />
<strong>Kendine dikkat et, olur mu? </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bay bay! Ba baaay! </em><br />
<strong>Hoşçakal! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Baaaay! </em><br />
<strong>Hoşçakal! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Öptüm. </em><br />
<strong>Öperim. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Yok böyle bir şey! </em><br />
<strong>___________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Var mı böyle bir şey? </em><br />
<strong>___________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Dont panik! (Don’t panic!) </em><br />
<strong>Telaş etme! / Paniğe kapılma! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Panik yapma! </em><br />
<strong>Telaş etme! / Paniğe kapılma!</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Panik oldum! </em><br />
<strong>Paniğe kapıldım. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Sakin ol ahbap! </em><br />
<strong>Sakin ol! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Hayret bir şey!(Hayret bi şiy!) </em><br />
<strong>___________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;">Acayip güzel! Korkunç güzel!<br />
<strong>Çok güzel! / Muhteşem! / İnanılmaz güzel! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Canısı! </em><br />
<strong>Canım! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Dünya güzelleri! </em><br />
<strong>Dünya güzeli.</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Burası Türkiye, yok ööle! </em><br />
<strong>____________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Fulle! Ful yap! </em><br />
<strong>Doldur! / Tamamla! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bugün fulüm! </em><br />
<strong>Bugün hiç vaktim yok. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Hastayım artı canım sıkkın. </em><br />
<strong>Hastayım, üstelik canım da sıkkın. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Kahretsin! </em><br />
<strong>______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>(Yarın görüşecek miyiz?) Umarım. </em><br />
<strong>Görüşürüz./ Tabii. / İnşallah </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Fifti fifti(fifty fifty) kırışırız. </em><br />
<strong>Yarı yarıya paylaşırız. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<em><span style="font-family: Courier New;">Artı parantez(Antre-parantez)</span></em><span style="font-family: Courier New;"><em>belirteyim… </em><br />
<strong>Ayrıca belirteyim ki…</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Noluyoruz oldum. </em><br />
<strong>____________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Ay inanmıyorum! </em><br />
<strong>____________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>…-ı şiddetle tavsiye ederim. </em><strong><br />
…-ı hararetle tavsiye ederim.</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<em><span style="font-family: Courier New;">Üzgünüm(Hemen her durumda ve </span></em><span style="font-family: Courier New;"><em>her yerde, özür ifadesi olarak)</em> <strong>Afedersiniz.</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Herıld yani. </em><br />
<strong>Herhalde </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Yok ööle! </em><br />
<strong>Öyle olmaz. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Büyüksün! </em><br />
<strong>_____________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>No koment (No comment) </em><br />
<strong>Yorum yok </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>No problem </em><br />
<strong>Önemli değil.            Sorun değil. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Nema problem/problema </em><br />
<strong>Önemli değil. Sorun değil. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Kayıpsın. </em><br />
<strong>Kayıplardasın.            Uzun zamandır seni göremedim. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Harbi ol! </em><br />
<strong>_______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bay geldi. Daral geldi. Bık geldi </em><br />
<strong>Sıkıldım. Bunaldım. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<em><span style="font-family: Courier New;">Streslendim. Stres yaptım. </span></em><span style="font-family: Courier New;"><em>Streslerdeyim </em><br />
<strong>Sıkıldım. Bunaldım. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Benden kaçmaz. Kaçar mı? </em><br />
<strong>________________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Triplere girdi. </em><br />
<strong>________________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bunalım takılıyor. </em><br />
<strong>________________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>İnaf gari. </em><br />
<strong>Yeter artık. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Fri (free) takılıyorum. </em><br />
<strong>_______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Arkadaşlarla takılıcaz. </em><br />
<strong>Arkadaşlarımla birlikte olacağım (gezeceğim). </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Ne iş? </em><br />
<strong>_______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Alolaşırız.<br />
<strong>Telefonlaşırız. </strong></em><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Cepleşiriz. Fakslaşırız. </em><br />
<strong>________________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Morcivert oldu. </em><br />
<strong>________________</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Kuul(cool) adam. </em><br />
<strong>Soğukkanlı, ağırbaşlı adam. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Size nasıl yardımcı olabilirim? </em><br />
<strong>Yardım edebilir miyim? </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bi drink aliim(alayım). </em><br />
<strong>Bir şey içeyim. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Mersi. Çok mersi. Mersi canım. </em><br />
<strong>Teşekkür ederim. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Teşekkür. Çok teşekkür. </em><br />
<strong>Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Çok kafa çocuk! </em><br />
<strong>Çok iyi anlaşabileceğim biri. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Hasta bi şey! </em><br />
<strong>_______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Hasta ettin beni yaa! </em><br />
<strong>_______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bu iş ya olacak ya olacak! </em><br />
<strong>Bu iş mutlaka olacak. </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Vaaav! Voov! (Wow!) </em><br />
<strong>_______________ </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Yihuuu! &#8211; Heey! </em><br />
<strong>Yaşasın! </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Bla bla bla! </em><br />
<strong>Mırıl mırıl, dır dır, fısır fısır vs. konuşmak </strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><em>Sen &amp; Ben </em><br />
<strong>Sen ve ben</strong><br />
</span><span style="font-family: Courier New;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span><br />
<span style="font-family: Courier New;"><strong>Kaynak:</strong><br />
</span> <span style="font-family: Courier New;">http://stu.inonu.edu.tr/~turkce/?p=23<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/ozentili-soyleyisler-inonu-evrenkenti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçemizde En Sık Yapılan Yanlışlar, Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/turkcemizde-en-sik-yapilan-yanlislar-birbiriyle-karistirilan-sozcukler-t2604.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/turkcemizde-en-sik-yapilan-yanlislar-birbiriyle-karistirilan-sozcukler-t2604.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 10:48:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili Ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=937</guid>
		<description><![CDATA[Türkçemizde ses ve anlam bakımından bir çok sözcük birbiriyle karıştırılmaktadır. Bunun en büyük sebebi dilimize giren yabancı sözcükler ve okuma alışkanlığımızın az olmasıdır. Bunu düşünerek sizlere faydalı olabileceğini düşündüğümüz bir çalışma yaptık. Tek isteğimiz bu çalışmadan herkesin yararlanabilmesi için mümkün olduğu kadar çok ağ kümesine dağıtmanızdır. Metin olarak dosyayı bilgisayarınıza çekebilmeniz için sayfanın en altında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkçemizde ses ve anlam bakımından bir çok sözcük birbiriyle karıştırılmaktadır. Bunun en büyük sebebi dilimize giren yabancı sözcükler ve okuma alışkanlığımızın az olmasıdır. Bunu düşünerek sizlere faydalı olabileceğini düşündüğümüz bir çalışma yaptık. Tek isteğimiz bu çalışmadan herkesin yararlanabilmesi için mümkün olduğu kadar çok ağ kümesine dağıtmanızdır.</p>
<p>Metin olarak dosyayı bilgisayarınıza çekebilmeniz için sayfanın en altında bulunan eklentiyi indirebilirsiniz. &#8220;Ağ kümesi yazılımı gereği&#8221; dosyayı bilgisayara indirebilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.</p>
<p>Saygılarımızla.</p>
<p>Dipnot: Dil Derneği ve Türk Dil Kurumu sözlükleri ile diğer kaynaklardan yararlanılmıştır.</p>
<p><img src="http://img301.imageshack.us/img301/1014/40344260np6.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img81.imageshack.us/img81/7193/43453431is9.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img301.imageshack.us/img301/5636/50813206bi2.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/turkcemizde-en-sik-yapilan-yanlislar-birbiriyle-karistirilan-sozcukler-t2604.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçemizde En Çok Kullanılan Yabancı Sözcüklerin Türkçe Karşılıkları</title>
		<link>http://www.turkcemiz.net/turkcemizde-en-cok-kullanilan-yabanci-sozcuklerin-turkce-karsiliklari.html</link>
		<comments>http://www.turkcemiz.net/turkcemizde-en-cok-kullanilan-yabanci-sozcuklerin-turkce-karsiliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2007 21:34:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wp.turkcemiz.net/?p=943</guid>
		<description><![CDATA[Çalışmanın derlenmesinde ağırlıklı olarak Türk Dil Kurumu ve Dil Derneği sözlüklerinden yararlanılmıştır. A Abes : Anlamsız, saçma Abluka : Kuşatma, çevirge Abone : Sürdürümcü Absürt : Saçma, usdışı Adapte : Uyum Adi : Bayağı, sıradan Adisyon : Hesap Agresif : Saldırgan Ahize : Almaç Aidat : Ödenti Air bag : Hava yastığı Ajanda : Andaç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: black;"><span style="font-family: Arial;">Çalışmanın derlenmesinde ağırlıklı olarak Türk Dil Kurumu ve Dil Derneği sözlüklerinden yararlanılmıştır. </span></span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><em><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><strong> A<br />
</strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Abes : </span></span></span></span></em><span style="font-size: large;"><span style="color: black;"><strong><span style="font-size: x-small;"><em>A</em>nlamsız, saçma</span></strong></span></span><em><br />
Abluka :</em> <strong>Kuşatma, çevirge<br />
</strong><em>Abone :</em><strong> Sürdürümcü<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Absürt :</em> <strong>Saçma, usdışı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Adapte :</em> <strong>Uyum<br />
</strong><em>Adi :</em><strong> Bayağı, sıradan<br />
</strong><em>Adisyon :</em><strong> Hesap<br />
</strong><em>Agresif :</em><strong> Saldırgan<br />
</strong><em>Ahize :</em><strong> Almaç<br />
</strong><em>Aidat :</em><strong> Ödenti<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Air bag :</em> <strong>Hava yastığı<br />
</strong><em>Ajanda :</em><strong> Andaç<br />
</strong><em>Aksiyon :</em><strong> Eylem, edim<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Aktif :</em> <strong>Etkin<br />
</strong><em>Aktivite :</em><strong> Etkinlik<br />
</strong><em>Aktüel :</em><strong> Güncel<br />
</strong><em>Aleyhtar :</em><strong> Karşıtçı, karşı görüşlü<br />
</strong><em>Alfabe :</em><strong> Abece<br />
</strong><em>Alternatif :</em><strong> Seçenek<br />
</strong><em>Amatör :</em><strong> Özengen, deneyimsiz<br />
</strong><em>Ambargo :</em><strong> Engelleyim<br />
</strong><em>Ambiyans : </em><strong>Hava<br />
</strong><em>Amblem :</em><strong> Belirtke<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Ambulans :</em><strong> Cankurtaran<br />
</strong><em>Ampermetre :</em><strong> Akımölçer<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Analitik :</em> <strong>Çözümleyici<br />
</strong><em>Analiz :</em><strong> Çözümleme<br />
</strong><em>Anarşi :</em><strong> Başsızlık, kargaşa<br />
</strong><em>Anatomi :</em><strong> Gövdebilim<br />
</strong><em>Anekdot :</em><strong> Öykü<br />
</strong><em>Angarya :</em><strong> Yüklenti<br />
</strong><em>Animasyon :</em><strong> Canlandırma<br />
</strong></span><span style="font-family: Arial;"><em>Anons :</em><strong> Duyuru</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Anket :</em><strong> Sormaca<br />
</strong></span><span style="font-family: Arial;"><em>Anons :</em> <strong>Sesli duyuru</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Ansiklopedi :</em><strong> Bilgilik<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Antetli :</em> <strong>Başlıklı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Antipatik :</em> <strong>Sevimsiz</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Antifiriz :</em> <strong>Donma önleyici<br />
</strong><em>Antreman :</em><strong> Alıştırma, çalışım<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Antrenör :</em> <strong>Çalıştırıcı<br />
</strong><em>Argüman : </em><strong>Donatı, kanıt, dayanak<br />
</strong><em>Arkeoloji :</em><strong> Kazıbilim<br />
</strong><em>Aroma :</em><strong> Hoş koku<br />
</strong><em>Arşiv :</em><strong> Belgelik<br />
</strong><em>Artist :</em><strong> Sanatçı, oyuncu<br />
</strong><em>Asayiş :</em><strong> Düzenlilik, güvenlik<br />
</strong><em>Asistan :</em><strong> Yardımcı<br />
</strong><em>Asparagas :</em><strong> Uydurma<br />
</strong><em>Astronomi :</em><strong> Gökbilim<br />
</strong><em>Ateizm :</em><strong> Tanrıtanımazlık<br />
</strong><em>Atıf :</em><strong> 1-Yöneltme 2-İlişkili bulma 3-Gönderme<br />
</strong><em>Atmosfer :</em><strong> Havayuvarı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Atom :</em> <strong>Ögecik<br />
</strong><em>Atölye :</em><strong> İşlik<br />
</strong><em>Avans:</em><strong> Öndelik<br />
</strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> B</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Bahir :</em> <strong>Deniz</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Baht :</em> <strong>Yazgı, kader<br />
</strong><em>Bakiye :</em><strong> Kalan<br />
</strong><em>Bandaj :</em><strong> Sargı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Banliyo :</em> <strong>Çevre, yörekent<br />
</strong><em>Bariyer :</em><strong> Engel<br />
</strong><em>Bariz :</em><strong> Belirgin, açık<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Bariyer :</em> <strong>Engebe<br />
</strong><em>Beraat :</em><strong> Aklanma<br />
</strong><em>Best-seller :</em><strong> Çok satan<br />
</strong><em>Bilboard :</em><strong> Duyuru tahtası<br />
</strong><em>Bilhassa :</em><strong> Özellikle<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Biyografi :</em><strong> Öz geçmiş<br />
</strong><em>Bizzat :</em><strong> Kendisi<br />
</strong><em>Blöf :</em><strong> Kandırmaca<br />
</strong><em>Bodyguard : </em><strong>Koruma<br />
</strong>Bone : <strong>Başlık<br />
</strong><em>Bonkör :</em><strong> Eliaçık<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Botanik :</em> <strong>Bitkibilim<br />
</strong><em>Boykot : </em><strong>Direniş<br />
</strong><em>Branş :</em><strong> Dal, kol<br />
</strong><em>Brifing : </em><strong>Bilgilendirme, Sunu<br />
</strong><em>Brüt : </em><strong>Kesintisiz<br />
</strong><em>Buldozer : </em><strong>Yoldüzler<br />
</strong><em>Burjuva : </em><strong>Kentsoylu<br />
</strong><em>Burjuvazi : </em><strong>Kentsoyluluk<br />
</strong><em>Buton :</em><strong> Düğme<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><strong> C</strong></span></span><br />
Camia :</em> <strong>Topluluk</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Cari :</em> <strong>Yürürlükte olan</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Catering :</em> <strong>Yemek hizmeti</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Celse :</em> <strong>Oturum</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Cengaver :</em> <strong>Savaşçı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Center : </em><strong>Merkez</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Cenup :</em> <strong>Güney</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Cereyen :</em> <strong>Akım</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Cetvel : </em><strong>Çizelge, düzçizer</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Cevap :</em> <strong>Yanıt, karşılık<br />
</strong><em>Check up :</em><strong> Tümtanı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Cihaz :</em> <strong>Aygıt</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> D</strong></em></span></span><br />
<em>Dahil :</em> <strong>İç, içsel</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Darbımesel :</em> <strong>Atasözü</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Darphane :</em> <strong>Para basımevi</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Data :</em> <strong>Veri</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Debriyaj :</em> <strong>Kavrama</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Defans(if) :</em> <strong>Savunma, savunmalı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Deforme :</em> <strong>Şekli bozulmuş</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Defroster :</em> <strong>Buz çözer</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Deklarasyon :</em> <strong>Bildiri, açıklama</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Demo :</em> <strong>Tanıtım</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Demonstrayon :</em> <strong>Gösteri</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Departman : </em><strong>Bölüm</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Despot : </em><strong>Buyurgan</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Direktör :</em> <strong>Yönetmen</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Dizayn : </em><strong>Tasarım</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Done :</em> <strong>Veri</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Download :</em> <strong>Yüklemek</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Driver : </em><strong>Sürücü</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Dubleks :</em> <strong>İki katlı</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> E</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Edebi : </em><strong>Sonsuz</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Ebeveyn :</em> <strong>Ana baba</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Ecnebi : </em><strong>Yabancı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Edat :</em><strong> İlgeç</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Edip :</em> Yazar</span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Editör : </em><strong>Yayımcı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Egoist :</em> <strong>Bencil</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Egzersiz :</em> <strong>Alıştırma</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Ego :</em> <strong>Ben</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Ekstra : </em><strong>Fazla, fazladan</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Elastik :</em> <strong>Esnek</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Enformasyon :</em> <strong>Danışma</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Entegre :</em> <strong>Bütünleşik</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Entern :</em> <strong>Yetişici</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Eskiz :</em> <strong>Taslak</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Exit :</em> <strong>Çıkış</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> F</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Faal : <strong>Çalışkan, etkin</strong><br />
Fahri : <strong>Onursal</strong><br />
Fail : <strong>Yapan, eden</strong><br />
Faiz : <strong>Getiri</strong><br />
Faktör :</em> <strong>Etken</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Final :</em> <strong>Son<br />
</strong><em>Fanatizm :</em><strong> Bağnızlık<br />
</strong><em>Fasıl :</em><strong> Bölüm<br />
</strong><em>Federal : </em><strong>Birleşik<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Finish :</em> <strong>Bitiş, varış</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Full :</em> <strong>Tam</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Full Time :</em> <strong>Tam gün</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Fullemek :</em> <strong>Doldurmak</strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong><br />
G</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Garp : <strong>Batı</strong><br />
Gıyabi : <strong>Yokken</strong><br />
</em></span><span style="font-family: Arial;"><em>Global :</em> <strong>Küresel</strong><br />
</span><span style="font-family: Arial;"><em>Grafik : <strong>Çizge, çizenek</strong><br />
Gramer : <strong>Dilbilgisi</strong><br />
Grev : <strong>İşbırakımı</strong><br />
Gurup : <strong>Gün batımı</strong><br />
Güruh : <strong>Toplaşım, kalabalık</strong><br />
Güya : <strong>Sanki, sözde</strong><br />
</em><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> H</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Hakiki : </em><strong>Gerçek</strong><em><br />
Handikap : </em><strong>Engel</strong></span><span style="font-family: Arial;"><em>Harcırah :</em> <strong>Yolluk</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Hard Disc : </em><strong>Ana Bellek</strong><em><br />
Harfiyen : </em><strong>Değiştirmeksizin</strong><em><br />
Hasıl : </em><strong>Ürün, verim</strong><em><br />
Hayalperest : </em><strong>Düşkurucu</strong><em><br />
Haysiyet : </em><strong>Onur, saygınlık</strong><em><br />
Hazar : </em><strong>Barış</strong></span><span style="font-family: Arial;"><em>Hit : </em><strong>Gözde</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> İ</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>İmtiyaz :</em> <strong>Ayrıcalık</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>İskonto :</em> <strong>İndirim</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>İzolasyon :</em> <strong>Yalıtım</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> J</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Jaluzi : </em><strong>Şerit perde</strong><em><br />
Jenerasyon :</em> <strong>Soy,</strong> <strong>kuşak<br />
</strong><em>Jeneratör :</em><strong> Üreteç<br />
</strong><em>Jenerik :</em><strong> Tanıtımık<br />
</strong><em>Jenosit :</em><strong> Soy kırım<br />
</strong><em>Jeofizik :</em><strong> Yer fiziği<br />
</strong><em>Jeolog : </em><strong>Yerbilimci<br />
</strong><em>Jeoloji : </em><strong>Yerbilim<br />
</strong> <span style="color: red;"><em><strong><span style="font-size: large;"><br />
K</span></strong></em></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Kabine : </em><strong>Bakanlar kurulu</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Kabotaj: </em><strong>Gemi işletimi</strong><em><br />
Kadastro :</em> <strong>Yeryazım<br />
</strong><em>Kadir:</em><strong> Değer<br />
</strong><em>Kaide: </em><strong>Değer<br />
</strong><em>Kainat: </em><strong>Evren<br />
</strong><em>Kalibraj:</em><strong> Ayarlama<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Kalite :</em> <strong>Nitelik<br />
</strong><em>Kamer: </em><strong>Ay<br />
</strong><em>Kamera: </em><strong>Alıcı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Kampüs :</em> <strong>Yerleşke</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Karambol :</em> <strong>Karışıklık</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Kartel :</em> <strong>Tekel</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Komite : </em><strong>Kurul</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Kompetan :</em> <strong>Uzman</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Komplike :</em> <strong>Karışık, dolaşık</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Komünikasyon :</em><strong> İletişim</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Konfeksiyon : </em><strong>Hazır giyim</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Konferans : </em><strong>Konuşma, toplantı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Kongre :</em> <strong>Kurultay</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Konsept :</em> <strong>Kavram</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Konsültasyon :</em> <strong>Danışım</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Kozmik : </em><strong>Evrensel</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><strong><em>L</em></strong></span></span><strong><br />
</strong><em>Laboratuvar:</em><strong> Beklemelik<br />
</strong><em>Lağvetmek:</em><strong> Kaldırmak<br />
</strong><em>Laptop:</em><strong> Dizüstü bilgisayar<br />
</strong><em>Limit: </em><strong>Sınır, uç<br />
</strong><em>Literatür: </em><strong>Yazın<br />
</strong><em>Loder: </em><strong>Yükler<br />
</strong><em>Lojman:</em><strong> Kurum konutu<br />
</strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> M</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Mamafi :</em> <strong>Bununla birlikte</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Mecmua :</em> <strong>Dergi</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Mega :</em> <strong>Çok büyük</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Mesaj :</em> <strong>Bildiri, ileti</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Metot : </em><strong>Yöntem</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Metropol :</em> <strong>Ana kent</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Minimum : </em><strong>En az</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Misyon : </em><strong>Özel görev</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Modern : </em><strong>Çağdaş</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Modernize etmek : </em><strong>Yenilemek</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Montaj : </em><strong>Kurgu</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> N</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Naçizane : </em><strong>Önemsiz, değersiz</strong><em><br />
Nadide : </em><strong>Görülmemiş, az görülen</strong><em><br />
Nafaka : </em><strong>Geçimlilik</strong><em><br />
Nafile : </em><strong>Boşuna</strong><em><br />
Nağme : </em><strong>Ezgi</strong><em><br />
Nahiye : </em><strong>Bölge, bucak</strong><em><br />
Nahoş : </em><strong>Tatsız, kötü, yakışıksız</strong><em><br />
Nakden : </em><strong>Para olarak</strong><em><br />
Nasihat : </em><strong>Öğüt</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Nezaket : </em><strong>İncelik</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> O</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Obje: </em><strong>Nesne</strong><em><br />
Ofansif : </em><strong>Atak</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Offline :</em> <strong>Çevrimdışı<br />
</strong><em>Ofis : </em><strong>İşyeri<br />
</strong><em>Ofset : </em><strong>Düzbaskı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Okey(lemek) :</em> <strong>Onay, onaylamak</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Oley : </em><strong>Yaşa!</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Online : </em><strong>Çevrimiçi<br />
</strong><em>Optima :</em><strong> En uygun<br />
</strong><em>Optimist : </em><strong>İyimser<br />
</strong><em>Ordövr :</em><strong> Ön yemek<br />
</strong></span><span style="font-family: Arial;"><em>Organizasyon :</em> <strong>Düzen, düzenleme</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Orijinal : </em><strong>Özgün<br />
</strong><em>Otistik : </em><strong>İçe kapanık<br />
</strong><em>Otokritik :</em><strong> Özeleştiri<br />
</strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> P</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Paradigma :</em> <strong>Değerler dizisi</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Parafe etmek :</em> <strong>İmcelemek</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Part time :</em> <strong>Yarım gün</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Plaza :</em> <strong>İş merkezi</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Provokasyon : </em><strong>Kışkırtmak</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Provokatör : </em><strong>Kışkırtıcı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Prömiyer :</em> <strong>İlk oyun, açılış</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> R</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Radyasyon : </em><strong>Işıma, ışınım</strong><em><br />
Rakım : </em><strong>Yükseklik, yükselti</strong><em><br />
Rakip : </em><strong>Yarışmacı</strong><em><br />
Rampa : </em><strong>Yokuş</strong><em><br />
Randevu : </em><strong>Buluşma</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Randıman : </em><strong>Verim</strong><em><br />
Rapor: </em><strong>Yazanak</strong><em><br />
Rasat :</em> <strong>Gözlem<br />
</strong><em>Rastgele :</em><strong> Gelişigüzel<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Realite :</em> <strong>Gerçek, gerçeklik<br />
</strong><em>Reflektör :</em><strong> Yansıtıcı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Reyting :</em> <strong>İzlenme oranı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Rezervasyon :</em> <strong>Yer ayırtma</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Roof : </em><strong>Çatı</strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong><br />
S</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Sabotaj : </em><strong>Kundaklama</strong><em><br />
Sansür : </em><strong>Sıkıdenetim</strong><em><br />
Sauna : </em><strong>Buhar banyosu</strong><em><br />
Sav : </em><strong>Tez</strong><em><br />
Seans : </em><strong>Oturum, kez, süre</strong><em><br />
Sekreter : </em><strong>Yazman</strong><em><br />
Sembol: </em><strong>Simge</strong><em><br />
Sembolik : </em><strong>Simgesel</strong><em><br />
Seminer : </em><strong>Topluçalışım</strong><em><br />
Sempati : </em><strong>Cana yakınlık</strong><em><br />
Sempatik :</em> <strong>Sevimli, cana yakın<br />
</strong><em>Sempatizan :</em><strong> Duygudaş<br />
</strong><em>Senkron :</em><strong> Eşzaman<br />
</strong><em>Sentez : </em><strong>Bireşim<br />
</strong><em>Server : </em><strong>Sunucu<br />
</strong><em>Sezon :</em><strong> Sürem<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Show-Şov :</em> <strong>Gösteri</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Showman : </em><strong>Gösteri adamı<br />
</strong><em>Simültane :</em><strong> Eşzamanlı<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Sirkülasyon :</em> <strong>Dolaşım<br />
</strong><em>Sistem : </em><strong>Dizge<br />
</strong><em>Skandal : </em><strong>Utanca<br />
</strong><em>Skor : </em><strong>Sonuç<br />
</strong><em>Skor board :</em><strong> Sonuç tahtası<br />
</strong><em>Slayt : </em><strong>Saydam, yansı<br />
</strong><em>Slogan :</em><strong> Savsöz<br />
</strong><em>Software : </em><strong>Yazılım<br />
</strong><em>Solaryum :</em><strong> Güneşletici</strong></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;"><strong><br />
</strong><em>Sorti : </em><strong>Çıkış<br />
</strong><em>Sosyal : </em><strong>Toplumsal<br />
</strong><em>Sosyalist : </em><strong>Toplumcu<br />
</strong><em>Sosyolog : </em><strong>Toplum bilimci<br />
</strong><em>Sömestr : </em><strong>Yarıyıl, dönem<br />
</strong><em>Spesifik : </em><strong>Özgül<br />
</strong><em>Spesiyal :</em><strong> Özel<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Spiker :</em> <strong>Sunucu</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Sponsor : </em><strong>Destekleyici<br />
</strong><em>Staj :</em><strong> Uygulamalı öğrenim, yetişim<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Star :</em> <strong>Yıldız</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Start :</em><strong> Başlangıç<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Start Almak : </em><strong>Başlamak<br />
</strong><em>Stil :</em><strong> Biçem<br />
</strong><em>Stok : </em><strong>Yığım<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Stres :</em><strong> Gerilim<br />
</strong><em>Süper :</em><strong> Üstün, en büyük<br />
</strong><em>Sürpriz :</em><strong> Şaşırtı</strong></span></p>
<p><strong></strong> <span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong><br />
Ş</strong></em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Şantaj : </em><strong>Göz korkurtma</strong><em><br />
Sark : </em><strong>Doğu</strong><em><br />
Şekil : </em><strong>Biçim, tutum</strong><em><br />
Şerh : </em><strong>Açma, ayırma</strong><em><br />
Şofben : </em><strong>Su ısıtıcısı</strong><em><br />
Şoför : </em><strong>Sürücü</strong><em><br />
Şok olmak :</em> <strong>Çok şaşırmak<br />
</strong><em>Şov :</em><strong> Gösteri<br />
</strong><em>Şovrum :</em><strong> Sergi evi<br />
</strong><em>Şube : </em><strong>Dal, kol<br />
</strong></span></p>
<p><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> T<br />
</strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Taahhüt :</span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong> Üstlenme</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tahkim : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Pekiştirme</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tahlil : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Çözümleme</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tahliye : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Salıverme</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Taklit : <strong>Öykünme</strong><br />
Tali : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>İkincil</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Talk şov : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Söz gösterisi</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tansiyon : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Kan basıncı, gerilim</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tasarruf : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Biriktirme, artırım</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tatil : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Dinlence</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Taviz : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Ödün</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tazminat : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Ödence</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tebliğ : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Bildiri</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tedavül : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Geçerlik, sürüm</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tekabül etmek : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Karşılamak</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Teknik : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Yol, yöntem</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tekzip : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Yalanlama</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Temyiz : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Ayırt etme</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Teorem : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Önerme</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Teori : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Kuram</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Teorik : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Kuramsal</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Terapi : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>İyileştirme</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tercüme : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Çevirme, çeviri</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Termometre : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Sıcaklık ölçer</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Terör : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Yıldırı</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tesir : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Etki</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tesisat : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Kurum, kuruluş</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Test : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Sınama</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tez : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Sav</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tezat : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Çelişki, karşıtlık</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Tiraj : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Baskı sayısı</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Torpil : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Kayırma</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Totaliter : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Baskıcı, bütüncül</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Trafik : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Gidiş-geliş</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Trajedi : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Ağlatı</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Transparan : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Saydam</strong></span></span></span></span><span style="font-family: Arial;"><em>Trend :</em> <strong>Yönelme, eğilim</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Turizm :</em> <strong>Gezim<br />
</strong></span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Tümör : </span></span></em></span></span></span><em><strong>Ur</strong></em><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Türbülans : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Ters akıntı</strong></span></span></span></span> </span><br />
<span style="font-family: Arial;"><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong><br />
U<br />
</strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"> Ufuk : </span></span></em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><strong>Çevren</strong></span></span><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Uhde : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Görev, sorumluluk</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Ultrasonik : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Sesüstü</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Uzuv : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Örgen</span></span></strong><em><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;"><br />
Ultraviyole : </span></span></em><strong><span style="font-size: x-small;"><span style="color: black;">Morötesi</span></span></strong><em><strong></strong></em></span></span></span></p>
<p><em><strong>Ü</strong></em><br />
<em>Ümitvar : </em><strong>Umutlu</strong><em><br />
Ümmi : </em><strong>Okur yazar olmayan<br />
</strong><em>Ünite :</em><strong> Birim<br />
</strong><em> Üniversel : </em><strong>Evrensel</strong><em><br />
Üniversite :</em> <strong>Evrenkent, bilimtay<br />
</strong><em>Üstüvane :</em><strong> Silindir<br />
</strong><em>Üryan :</em><strong> Çıplak, yalın<br />
</strong><em>Ütopik :</em><strong> Hayali, düşsel<br />
</strong><em>Ütopya : </em><strong>Hayal, hayal ülke</strong></p>
<p><strong></strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><strong><em> V</em></strong></span></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Vazo :</em> <strong>Çiçeklik</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Versiyon : </em><strong>Sürüm<br />
</strong><em>Vesaire :</em><strong> Ve benzeri<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Vesait :</em> <strong>Araçlar<br />
</strong><em>Vestiyer :</em><strong> Askıyeri, askılık<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Video :</em> <strong>İzlemece<br />
</strong><em>Vitrin :</em><strong> Sergen, sergilik<br />
</strong><em>Viyadük :</em><strong> Aşıt, kuruköprü<br />
</strong><em>Vize : </em><strong>Görüldü<br />
</strong><em>Vizyon :</em><strong> Ufuk, ileri görüş<br />
</strong><em>Vuslat :</em><strong> Kavuşma<br />
</strong><em>Vuzuh :</em><strong> Açıklık, aydınlık<br />
</strong> <span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong><br />
Y</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Yakamoz :</em> <strong>Parıltı</strong></span><br />
<span style="font-family: Arial;"><em>Yeknesak :</em> <strong>Tekdüze<br />
</strong><em>Yekûn : </em><strong>Toplam<br />
</strong><em>Yevmiye : </em><strong>Gündelik<br />
</strong><br />
<span style="font-size: large;"><span style="color: red;"><em><strong> Z</strong></em></span></span><br />
</span> <span style="font-family: Arial;"><em>Zaaf :</em><strong>Güçsüzlük, düşkünlük</strong><em><br />
Zabıt :</em> <strong>Tutanak<br />
</strong><em>Zamir :</em><strong> Adıl<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Zevat :</em> <strong>Kişiler<br />
</strong><em>Ziraat :</em><strong> Tarım<br />
</strong></span> <span style="font-family: Arial;"><em>Zirve :</em> <strong>Doruk</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkcemiz.net/turkcemizde-en-cok-kullanilan-yabanci-sozcuklerin-turkce-karsiliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>74</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

